duruş - Turco Inglés Diccionario

duruş

Significados de "duruş" en diccionario inglés turco : 46 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
duruş stance n.
If your stance is not wide enough, you might lose stability.
Duruşunuz yeterince geniş değilse, dengenizi kaybedebilirsiniz.

More Sentences
duruş bearing n.
General
duruş posture n.
Good posture helps your shoulders to look wider.
İyi bir duruş omuzlarınızın daha geniş görünmesine yardımcı olur.

More Sentences
duruş stand n.
The government took a firm stand against xenophobia.
Hükümet yabancı düşmanlığına karşı sağlam bir duruş sergiledi.

More Sentences
duruş position n.
Our position is therefore unambiguous.
Dolayısıyla bizim duruşumuz nettir.

More Sentences
duruş carriage n.
His carriage is similar to a log.
Adamın duruşu kütük gibi.

More Sentences
duruş presence n.
She is known for being of great presence.
Çok iyi bir duruşu olmasıyla bilinir.

More Sentences
duruş pose n.
Jack drew his cat in a funny pose.
Jack kedisini komik bir duruş içinde çizdi.

More Sentences
Automotive
duruş stance n.
If your stance is not wide enough, you might lose stability.
Duruşunuz yeterince geniş değilse, dengenizi kaybedebilirsiniz.

More Sentences
Sport
duruş stance n.
If your stance is not wide enough, you might lose stability.
Duruşunuz yeterince geniş değilse, dengenizi kaybedebilirsiniz.

More Sentences
duruş posture n.
Good posture helps your shoulders to look wider.
İyi bir duruş omuzlarınızın daha geniş görünmesine yardımcı olur.

More Sentences
duruş stand n.
The government took a firm stand against xenophobia.
Hükümet yabancı düşmanlığına karşı sağlam bir duruş sergiledi.

More Sentences
General
duruş port n.
duruş set n.
duruş hang n.
duruş poise n.
duruş lay n.
duruş lie n.
duruş setup n.
duruş attitude n.
duruş cessation n.
duruş bearing n.
duruş repose n.
duruş halt n.
duruş standing n.
duruş stop n.
duruş tenue n.
duruş layout n.
duruş motion n.
duruş dignity n.
duruş plant n.
duruş positure n.
duruş site [obsolete] n.
duruş station n.
duruş paise [obsolete] n.
duruş stond n.
duruş stond n.
duruş downtime N.
duruş stoppage N.
duruş deportment N.
Idioms
duruş cut of one's jib n.
duruş the cut of someone's jib n.
Technical
duruş stop n.
Computer
duruş halt n.
Textile
duruş fitting n.
Archaic
duruş portance n.

Significados de "duruş" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
duruş biçimi bearing n.
General
ayakta dik duruş pozisyonu erect position n.
duruş açısı angle of repose n.
eskrimde dördüncü duruş quart n.
duruş biçimi carriage n.
duruş tarzı slouch n.
medeni duruş civic posturing n.
ayakta dik duruş pozisyonu upright position n.
kısa duruş short stop n.
derinde transvers duruş deep transverse arrest n.
duruş biçimi bearing n.
duruş biçimi deportment n.
ahlaki duruş moral standing n.
sosyal duruş social standing n.
ani duruş ve kısa hareketlerden oluşan bir break dans tarzı pop and lock n.
ani duruş abrupt halt n.
asil bir duruş a noble/dignified stance n.
karşı duruş stance against n.
katı duruş firm position n.
ilkel duruş primal posture n.
dik duruş/dik yürüyüş upright gait n.
ani duruş check n.
hantal duruş ungainliness n.
zarafetsiz duruş ungainliness n.
dizüstü duruş kneel n.
(sürerken dik duruş için) pedalları koltuğun altında olma uprightness n.
tartışmada benimsenen duruş venue [us] n.
katı duruş hard line n.
dik duruş brace n.
dimdik duruş brace n.
dikkat kesilmiş duruş brace n.
göze çarpan duruş high-profile n.
dans hareketinin sonundaki ani hareketsiz duruş hold n.
duruş biçimi deporture n.
duruş biçimi deport [obsolete] n.
paralel sırt ve vadilerin doğrusal duruş yönü grain n.
eğik duruş droop n.
ani duruş fetch-up n.
(yogada) duruş pose n.
haşmetli duruş presence n.
kambur duruş slump n.
sabit duruş stall [obsolete] n.
sağlam duruş stiff upper lip n.
tutuklulara uygulanan duruş temelli bir tür işkence stress position n.
kambur duruş slouch n.
omuzlar öne sarkık duruş slouch n.
planlı duruş planned stop n.
ayak bileği ekleminin içe doğru eğilmesiyle oluşan hatalı duruş pronation n.
karşı duruş sergilemek stand against v.
karşı duruş sergilemek maintain a stance against v.
birine/bir şeye benzer bir duruş sergilemek cameo v.
net ve kesin bir duruş sergilemek cameo v.
mağrur bir duruş takınmak peacock v.
duruş sergilemek poze [obsolete] v.
duruş sergilemek make a stand v.
duruş sergilemek pose v.
şekil ve duruş itibarı ile eyere benzeyen saddle adj.
net duruş sergileyen prononce adj.
dik duruş anlamına gelen bir ön ek stasi- pref.
karşı duruş opposition N.
vakur duruş dignity N.
saygılı geri duruş deference N.
kendinden emin duruş aplomb N.
Phrasals
dik bir duruş takınmak draw up v.
dik bir duruş takınmak draw up v.
Colloquial
sağlam duruş some nerve n.
Idioms
sağlam bir duruş a stout heart n.
(bir tartışmada) belli bir duruş side of the fence n.
asil bir duruş sergilemek show/maintain/take a dignified stance v.
(bir konuda) kararlı/inatçı bir duruş sergilemek take a firm stand on something v.
esas duruş komutunu vermek call someone to attention v.
(bir şeyle ilgili/bir şeye karşı) kararlı bir duruş/tutum sergilemek take a firm line (on or against something) v.
(bir şeyle ilgili/bir şeye karşı) kararlı bir duruş/tutum sergilemek take a firm line/stand (on/against something) v.
esas duruş komutu vermek call to attention v.
(bir konuda) kararlı/inatçı bir duruş sergilemek take a stand on (something) v.
(bir şeyle ilgili/bir şeye karşı) kararlı bir duruş/tutum sergilemek take a firm stand (on or against something) v.
Trade/Economic
iş görüşmesi sırasındaki duruş ve alan kullanımı posture and space usage n.
Politics
politik duruş political standing n.
politik duruş political stance n.
ortak duruş common stance n.
siyasi duruş political stance n.
federal yetkilerin kısıtlanması ve özerklik kapsamının genişletilmesi hususunda anayasanın ayrıntılı yorumlanmasını destekleyen politik duruş state rights n.
federal yetkilerin kısıtlanması ve özerklik kapsamının genişletilmesi hususunda anayasanın ayrıntılı yorumlanmasını destekleyen politik duruş states' rights n.
Technical
acil duruş emergency stop n.
duruş görüş uzaklığı stopping sight distance n.
duruş süresi stopping time n.
kısa duruş kabin ısıtıcısı short stop cab heater n.
imdat duruş ekranı emergency stop window n.
kısa duruş kabin ısıtıcısı kiti short stop cab heater kit n.
acele duruş emergency stop n.
duruş açısı angle of repose n.
yüksek duruş high stand n.
duruş denkliği static stability n.
uzun süreli duruş blow-out n.
önemsiz duruş minor failure n.
önemli duruş major failure n.
duruş süresi downtime n.
duruş yönü lay n.
gecelik duruş overnight shutdown n.
duruş süresi shutdown period n.
uzun süreli duruş blowout n.
(sürerken dik duruş için) pedalları koltuğun altında olan upright adj.
Computer
kritik duruş critical stop n.
Informatics
duruş kontrolü attitude control n.
duruş algılayıcısı attitude sensor n.
Textile
makine duruş süresi machine stoppage n.
Automotive
yumuşak duruş soft stop n.
aeodinamik duruş aerodynamic stance n.
acil duruş emergency stop n.
emniyetli duruş lastiği run on tire n.
öncelikli duruş çizgisi advanced stop line n.
duruş kontrol düzeni stop control system n.
tam duruş full stop n.
güvenli duruş mesafesi safe stopping distance n.
güvenli duruş alanı shut off area n.
acil duruş sinyali emergency stop signal n.
Traffic
duruş görüş mesafesi stopping sight distance n.
Medical
duruş refleksi achilies tendon reflex n.
duruş fazı stance phase n.
terminal duruş terminal stance n.
orta duruş fazı mid-stance phase n.
yürümenin duruş fazı stance phase of walking n.
duruş bozukluğu poor posture n.
Psychology
ataksik duruş ataxic gait n.
katatonik duruş catatonic posturing n.
duruş refleksi stance reflex n.
Pathology
anormal duruş abnormal posture n.
Astronomy
büyük bir gezegenin sergilediği sabit duruş station n.
Linguistics
dik-duruş erect posture n.
Religious
yogada bir duruş matsyendra n.
Military
sürekli duruş vektörü continuously set vector n.
esas duruş attention n.
duruş ve dönüş stopping and turning n.
silahın sağ omuza yerleştirilip namlunun kaldırıldığı bir askeri duruş right shoulder arms n.
(askerde) rahat duruş parade rest n.
Sport
duruş (biçimi) stance n.
ters duruş counter guard n.
temel duruş basic position n.
bacaklar kapalı duruş closed standing position n.
kötü duruş bad posture n.
el ve diz üzerinde duruş pozisyonu horizontal kneeling n.
denge aletinde el üzerinde duruş english hand balance n.
denge aletinde kurbağalama duruş frog balance n.
dizüstü duruş kneeling n.
hareketsiz duruş motionless position n.
rahat duruş relaxed position n.
omuzda duruş shoulder stand n.
rahat duruş standing at ease n.
tek bacak üstünde duruş single-limb stance n.
duruş ve atış teknikleri tachiwaza n.