bearing - Turco Inglés Diccionario

bearing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bearing — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈberɪŋ/ – BrE /ˈbeərɪŋ/)
Categoría gramatical:
İsim: bearing (bearings)

Significados de "bearing" en diccionario turco inglés : 89 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
bearing n. rulman
The ball bearings need to be replaced.
Bilyalı rulmanların değiştirilmesi gerekiyor.

More Sentences
bearing n. katlanma
bearing n. duruş biçimi
bearing n. alaka
bearing n. duruş
bearing adj. taşıyan
General
bearing n. katlanma (birisine)
Bearing can be unbearable.
Katlanmak dayanılmaz olabilir.

More Sentences
bearing n. tavır
They had a long talk of his bearing and behavior.
Onun tavır ve davranışları hakkında uzun uzun konuştular.

More Sentences
bearing n. ilgi
Surely these directives have a bearing on the matter?
Şüphesiz bu direktiflerin konuyla bir ilgisi var mı?

More Sentences
bearing n. (pusulada) yön
As a boy scout, he knows how to take a compass bearing.
Bir izci olarak, pusula yönünü nasıl alacağını biliyor.

More Sentences
Technical
bearing n. rulman
The ball bearings need to be replaced.
Bilyalı rulmanların değiştirilmesi gerekiyor.

More Sentences
General
bearing n. hamil
bearing n. katlanma
bearing n. verme
bearing n. etki
bearing n. üstlenme
bearing n. irtibat
bearing n. mahsul
bearing n. çekme
bearing n. tahammül
bearing n. ayak
bearing n. yastık
bearing n. ürün
bearing n. meyve verme
bearing n. hareket
bearing n. birisine katlanma
bearing n. hal
bearing n. davranış
bearing n. taşıma
bearing n. alaka
bearing n. kerteriz
bearing n. yatak
bearing n. ilişki
bearing n. doğurma
bearing n. yön
bearing n. konum açısı
bearing n. duruş
bearing n. bedenin duruşu
bearing n. mil yatağı
bearing n. rota
bearing n. doğum
bearing n. ürün verme
bearing n. kusinel
bearing n. duruş biçimi
bearing n. üretilen miktar
bearing n. verim, rekolte
bearing n. dayanma gücü
bearing n. dayanıklılık
bearing n. konum belirleme
bearing n. durum değerlendirmesi
bearing n. mana
bearing n. öz
bearing n. önem
bearing n. üretebilme
bearing n. mahsul verme
bearing adj. içeren
bearing adj. taşıyan
bearing adj. mahsul veren
bearing adj. ürün getiren
bearing adj. bereketli olan
bearing adv. katlanarak
bearing N. taşıma/taşıyıcılık
Law
bearing adj. taşıyan
Technical
bearing n. burç
bearing n. burç yatak
bearing n. mil yatağı
bearing n. orta kapak
bearing n. yanak rulmanı
bearing n. yatak
bearing n. yuva
bearing n. desteksiz açıklık
bearing v. yataklamak
Computer
bearing n. kerteriz
bearing n. konum açısı
Telecom
bearing n. mil yatağı
Construction
bearing adj. taşıyıcı
Automotive
bearing n. dönen parçaların temas yüzeyleri ile temas halindeki taşıyıcı yüzey
bearing n. kusinet
bearing n. yatak
Railway
bearing n. kusinet
Aeronautic
bearing n. kerteriz açısı
bearing n. yön
bearing n. yöneliş
Marine
bearing n. kerteriz
bearing n. makine yatağı
Zoology
bearing n. dişi ehli hayvanda üreme kanalı
History
bearing n. hanedan arması
Geology
bearing n. bir doğrunun grid kuzeyden saat yönünde olan açısal uzanımı
bearing n. semt açısı

Significados de "bearing" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
flag bearing n. bayraktarlık
General
bearing capacity n. taşıma kapasitesi
spring bearing n. yaylı yatak
point of bearing n. kerteriz noktası
lubricating bearing n. yağlama yatağı
heraldic bearing n. hanedan arması
collar bearing n. bilezikli yatak
bearing liabilities n. sorumlulukları üstlenme
thrust bearing n. sürtünmeyi yenme
journal bearing n. çarkın mil yatağı
line of bearing n. kerteriz hattı
bearing liabilities n. sorumluluklara göğüs germe
bearing in mind n. akılda tutma
linear bearing n. lineer rulman
closed bearing n. kapalı yalak
ball-bearing n. bilye
hanger bearing n. askı mesnet
rear bearing ring n. arka aralık halkası
bearing rein n. at dizgini
rain-bearing clouds n. yağmur yüklü bulutlar
rain-bearing clouds n. yağmur taşıyan bulutlar
bearing in mind n. hatırda tutma
bearing in mind n. hesaba katma
bearing in mind n. hatırlama
bearing in mind n. göz önünde bulundurma
bearing in mind n. göz önüne alma
bearing in mind n. dikkate alma
slewing bearing n. döner yatak
child-bearing n. doğurganlık
child-bearing n. (çocuk) doğurma
rush-bearing n. yıl dönümünde kiliseye adanan, ingiltere'nin kırsal yerlerinde kutlanan eski bir dini kutlama
bearing rein n. kantarma
flag bearing n. bayraktarlık
grid bearing n. veri noktasından ikinci bir noktaya doğru saat yönünde ölçülen yatay açı
have a bearing on v. ile ilgisi olmak
exert one's strength when bearing a child or defecating v. ıkınmak
have a bearing on v. etkilemek
form a bearing v. yataklamak
beyond all bearing adj. katlanılmaz
beyond all bearing adj. çekilmez
beyond bearing adj. dayanılmaz
beyond all bearing adj. dayanılmaz
beyond bearing adj. çekilmez
water-bearing adj. sutaşır
zinc-bearing adj. çinkolu
zinc-bearing adj. çinko içeren/taşıyan
non-bearing adj. yük taşımaz
risk-bearing adj. risk taşıyan
life-bearing adj. hayat taşıyan veya yaşam olan
child-bearing adj. doğurgan
child-bearing adj. doğurmaya müsait
oil-bearing adj. yağ içeren
oil-bearing adj. petrol içeren
oil-bearing adj. yağlı
Phrases
bearing in mind expr. göz önünde tutulursa
bearing in mind expr. göz önüne alınacak olursa
bearing in mind expr. eğer
no bearing on expr. bağımsız
no bearing on expr. ilgisiz
no bearing on expr. ilişkisiz
no bearing on expr. konu dışı
bearing in mind that expr. -i dikkate alarak
bearing in mind that expr. -i akılda tutarak
bearing in mind that expr. -i hesaba katarak
bearing in mind that expr. -i hatırda tutarak
bearing in mind that expr. -i göz önünde bulundurarak
bearing in mind that expr. -i göz önüne alarak
bearing in mind that expr. -i hatırlayarak
bearing these facts in mind expr. bu gerçekleri unutmadan
bearing these facts in mind expr. bu gerçekleri akılda bulundurarak
Proverb
beware of greeks bearing gifts sana armağan getiren bir düşmana güvenme
fear the greeks bearing gifts düşmanın iyiliğinin altında yatan niyete dikkat edilmeli
beware the greeks bearing gifts düşman iyi davranıyorsa bunun altında yatan bit yeniğinden şüphelenmeli
fear the greeks bearing gifts düşman iyi davranıyorsa bunun altında yatan bit yeniğinden şüphelenmeli
fear the greeks bearing gifts düşman iyi davranıyorsa temkinli olmalı
beware the greeks bearing gifts düşmanın iyiliğinin altında yatan niyete dikkat edilmeli
beware the greeks bearing gifts düşman iyi davranıyorsa temkinli olmalı
fear the greeks bearing gifts düşman iyi davranıyorsa bunun altında yatan bit yeniğinden şüphelenmeli
fear the greeks bearing gifts düşman iyi davranıyorsa temkinli olmalı
fear the greeks bearing gifts düşmanın iyiliğinin altında yatan niyete dikkat edilmeli
Idioms
have a bearing upon v. bir şeyle ilgisi olmak
have a bearing on v. bir şeyle ilgisi olmak
have a bearing on v. bir şeyin etkisinde olmak
have a bearing on v. bir şeyle ilgili olmak
have a bearing upon v. bir şeyle ilgili olmak
have a bearing upon v. bir şeyin etkisinde olmak
have a bearing upon v. bir şeyden etkilenmek
have a bearing on v. bir şeyden etkilenmek
come bearing gifts v. hediyelerle gelmek
have (any/some) bearing on (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) hiç alakası olmamak/bir alakası olmak
have (any/some) bearing on (someone or something) v. (biri/bir şey) üzerinde hiç etkisi olmamak/bir etkisi olmak
have (any/some) bearing on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) hiç etkilememek/biraz etkilemek
have (any/some) bearing on (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) hiç ilgisi olmamak/bir ilgisi olmak
have bearing on v. '-in etkisinde olmak
have bearing on v. ile ilgili olmak
have bearing on v. etkilemek
have bearing on v. ile ilgisi olmak
have bearing on v. '-den etkilenmek
like greeks bearing gifts expr. içten yıkmaya/zehirlemeye çalışan düşman gibi
like greeks bearing gifts expr. haince hediye vermeye çalışan düşman gibi
like greeks bearing gifts expr. düşman gibi
like greeks bearing gifts expr. içten fethetmeye çalışan düşman gibi
Speaking
thanks for bearing with me expr. bana katlandığınız için teşekkür ederim
thank you for bearing with me expr. bana katlandığınız için teşekkür ederim
Trade/Economic
products bearing the trademark n. markayı taşıyan ürünler
interest bearing assets average n. faiz getirili aktifler ortalaması
interest bearing liabilities average n. faiz maliyetli pasifler ortalaması
interest-bearing securities n. faiz getiren menkul kıymetler
noninterest-bearing note n. faizsiz bono
noninterest-bearing account n. faiz getirmeyen hesap
noninterest-bearing note n. faizsiz senet
interest bearing capital n. faiz getiren sermaye
interest bearing securities n. faizli menkul değerler
interest bearing note n. faizli senet
non interest bearing discount bond n. vadesi geldiğinde anaparayla beraber faizi ödenecek tahvil
interest-bearing account n. faiz getiren hesap
non-interest-bearing account n. faiz getirmeyen hesap
interest bearing debts n. faiz yüklenen borçlar
bearing ce marking n. ce işareti taşıyan
non-interest-bearing deposit n. faizsiz mevduat
interest bearing period n. faiz getiren süre
interest bearing period n. faiz getiren dönem
interest-bearing adj. faiz getiren
interest-bearing adj. faizli
noninterest-bearing adj. faiz getiremeyen
bearing date adj. tarihli
bearing date adj. üzerinde tarih bulunan
Law
bearing of loss n. zarara katlanma
bearing turkish flag n. türk bayrağı taşıma
bearing of loses n. zarara katlanma
bearing down n. pazarlıkta fiyatı indirme
bearing false witness n. yalancı şahitlik
bearing false witness n. yalan beyan
bearing false witness n. yalan yere yemin
bearing the characteristic of its author adj. sahibinin hususiyetini taşıyan
Technical
bearing area n. taşıma alanı
lock plate for ball bearing n. rulman kapağı
eccentric bearing n. eksantrik yatak
guide bearing half n. direksiyon yatağı bölümü
big end bush bearing n. burç yatak
bearing casing n. yatak mahfazası
spline shaft bearing n. frezeli mil yatağı
bearing cone n. yatak göbeği
bearing hub n. ayar dayanağı
journal bearing n. palamar yatağı
sleeve bearing n. küresel yatak
bearing puller n. yatak çektirmesi
rolling bearing n. masuralı yatak
bearing watchdog n. makinenin hasar görmesininin önlenmesi amacıyla tasarlanmış otomatik olarak devreye giren sistem
bearing shield n. yatak levhası