mahsul - Turco Inglés Diccionario

mahsul

Significados de "mahsul" en diccionario inglés turco : 29 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
mahsul crop n.
Our trees produce a fine crop of fruit.
Ağaçlarımız iyi meyve mahsulü veriyor.

More Sentences
mahsul product n.
General
mahsul harvest n.
We are expecting a good harvest this year.
Bu sene iyi bir mahsul bekliyoruz.

More Sentences
mahsul crops n.
Large-scale agriculture depends on these substances for the production of crops.
Büyük ölçekli tarım, mahsul üretimi için bu maddelere bağlıdır.

More Sentences
Trade/Economic
mahsul crop n.
Our trees produce a fine crop of fruit.
Ağaçlarımız iyi meyve mahsulü veriyor.

More Sentences
Agriculture
mahsul harvest n.
We are expecting a good harvest this year.
Bu sene iyi bir mahsul bekliyoruz.

More Sentences
General
mahsul yield n.
mahsul ingathering n.
mahsul turnout n.
mahsul fruit n.
mahsul emblements n.
mahsul bearing n.
mahsul growth n.
mahsul increase n.
mahsul result n.
mahsul produce n.
mahsul outturn n.
mahsul production n.
mahsul product n.
mahsul cut n.
mahsul plant n.
mahsul fruitery n.
Trade/Economic
mahsul production n.
Technical
mahsul product n.
Computer
mahsul vintage n.
Agriculture
mahsul turn-out n.
mahsul growing crops n.
mahsul burden [dialect] n.
mahsul feed [dialect] [uk] n.

Significados de "mahsul" con otros términos en diccionario inglés turco: 79 resultado(s)

Turco Inglés
General
mahsul (üzüm) vintage n.
bereketli mahsul bumper crop n.
ikinci mahsul rowen n.
ikinci mahsul aftergrowth n.
mahsul verici yielder n.
ikinci mahsul rouen [dialect] n.
düzenli olarak gübrelenen ve aynı mahsul için kullanılan tarla infield n.
mahsul taşınan hasır sepet fanner [dialect] n.
(genellikle medeni hukukta) kar, kira, mahsul toplanması perception n.
hasattan alınan ilk mahsul primitiae n.
ilk mahsul premices [obsolete] n.
mahsul verme bearing n.
işlenmemiş mahsul standing crop n.
kesilmemiş mahsul standing crop n.
bol mahsul fushion n.
mahsul vermek crop v.
mahsul kaldırmak harvest crop v.
mahsul kaldırmak gather crop v.
mahsul vermek yield v.
mahsul yetiştirmek culture v.
mahsul vermemek fail v.
mahsul ekmek farm v.
iyi mahsul veren good adj.
mahsul veren bearing adj.
Phrasals
(mahsul, alacak toplamak get in v.
Trade/Economic
zirai mahsul gibi varlıkların değerindeki artış accretion n.
ihracat için üretilen mahsul cash crop n.
yerli mahsul home product n.
satmak için yetiştirilen (mahsul) truck adj.
Politics
mahsul sigortası crops insurance n.
Technical
mahsul çeşidi crop variety n.
ilk mahsul first crop n.
ikinci mahsul second crop n.
mahsul su ihtiyacı crop requirements n.
Gastronomy
damıtma işleminde sondan alınan ve uygun olmayan mahsul tails n.
kaliteli bir mahsul yılı vintage n.
Agriculture
mevcut mahsul current crop n.
baş damıtma işleminde önden alınan baş mahsul head n.
turfanda mahsul forced crop n.
mahsul toplama harvesting n.
yumrulu mahsul tuber crops n.
yıllık mahsul annual crop n.
mahsul verimi crop yield n.
mahsul üretimi crop production n.
ekilmiş toprak üzerinde büyüyen mahsul tillage n.
zararlı böcek veya haşereleri üzerine çekmesi için ekilen mahsul trap n.
zararlı böcek veya haşereleri üzerine çekmesi için ekilen mahsul trap crop n.
saplardaki tomurcuklardan yeni mahsul elde etmek için şeker kamışı gövdelerinin yerleştirildiği karık winrow n.
kurutma veya kürleme için en iyi koşulları sağlamak üzere oluşturulmuş bir dizi mahsul windrow n.
saplardaki tomurcuklardan yeni mahsul elde etmek için şeker kamışı gövdelerinin yerleştirildiği karık windrow n.
(mahsul) verim bounty n.
mahsul yetiştiriciliği husbandry n.
mahsul inceltme makinesi gapper [uk] n.
olgunlaşmamış hali yiyecek olarak kullanılan mahsul green crop n.
bol mahsul hit [dialect] n.
ikinci mahsul roughings n.
sıralı mahsul işleme row culture n.
art arda mahsul alınan üstün kaliteli arazi croftland n.
mevsim dışı özel mahsul yetiştiren bahçıvan cropper n.
başka mahsulün arasına ekilen mahsul interplant n.
mahsul sıraları arasına ekim yapma intertillage n.
(bir ülkeye ait) fazla mahsul surplus n.
eski usulle toprak veya mahsul çapalamak nidget v.
(mahsul) yetiştirmek make v.
(mahsul) fazla ekim yapmak overplant v.
(mahsul) ekmek rotate v.
(mahsul) yetiştirmek rotate v.
mahsul vermek cut v.
mahsul sıraları arasına ekmek intertill v.
(mahsul, toprak) daha fazla vermek outyield v.
(mahsul) geç hasat edilmiş old adj.
(toprak, arazi) mahsul yetiştirmek için kullanılan cropped adj.
(mahsul) eşit şekilde büyümemiş spotty adj.
(mahsul) yer yer büyümüş spotty adj.
(mahsul) yetiştirilme halinde in adv.
bitki veya mahsul yetiştirme ilkelerine göre culturally adv.
Environment
mahsul kıtlığı crop failure n.
Archaic
bol mahsul foison n.
zengin mahsul foison n.