truck - Turco Inglés Diccionario

truck

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

truck — Definition

Significado:
kamyon, takas
Pronunciación (IPA):
(AmE /trʌk/ – BrE /trʌk/)
Categoría gramatical:
İsim: truck (trucks)
Antónimos:
keep

Significados de "truck" en diccionario turco inglés : 46 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
truck n. kamyon
The delivery truck brought your package.
Teslimat kamyonu paketinizi getirdi.

More Sentences
General
truck n. yük vagonu
The rocks will be carried from the region on trucks by railway.
Kayalar bölgeden yük vagonları vasıtasıyla demiryolundan taşınacak.

More Sentences
truck n. el arabası
You can use this truck to carry heavy boxes.
Bu el arabasını ağır kutuları taşımak için kullanabilirsiniz.

More Sentences
Technical
truck v. kamyon kullanmak
We were trucking towards the downtown when you called us.
Bizi aradığınızda kamyon kullanarak şehir merkezine doğru gidiyorduk.

More Sentences
truck v. kamyonla taşımak
The company is planning to have the coal trucked from the region.
Şirket, kömürün bölgeden kamyonla taşınmasını planlıyor.

More Sentences
Automotive
truck n. kamyonet
I'll get my truck.
Kamyonetimi alacağım.

More Sentences
truck n. kamyon
The delivery truck brought your package.
Teslimat kamyonu paketinizi getirdi.

More Sentences
truck adj. kamyon
The delivery truck brought your package.
Teslimat kamyonu paketinizi getirdi.

More Sentences
General
truck n. ilişki
truck n. takas
truck n. iki tekerlekli el arabası
truck n. dikme
truck n. değersiz eşya
truck n. trampa
truck n. pılı pırtı
truck n. değiş tokuş
truck n. kapela
truck n. mübadele
truck n. bostanda yetiştirilen sebze ve meyve
truck v. el arabası ile yük taşımak
truck v. değiş tokuş etmek
truck v. gitmek
truck v. kamyon ile yük taşımak
truck v. alışveriş yapmak
truck v. takas etmek
truck v. mal ile ödemek
truck v. trampa etmek
truck v. el altından anlaşma yapmak
truck v. yakın ilişki kurmak
truck v. yakalayana kadar kovalamak
truck v. kaygısızca hareket etmek
Colloquial
truck n. çöp
Trade/Economic
truck v. ticaret yapmak
truck adj. takas sistemine ait
truck adj. satmak için yetiştirilen (mahsul)
Technical
truck n. küçük makara
truck n. üstü açık yük vagonu
Automotive
truck adj. kamyona ait
truck adj. kamyona uygun
Railway
truck n. boji
Marine
truck n. kapele
Agriculture
truck n. bostan sebzesi
truck n. sebzeler (satmak için yetiştirilen)
Military
truck n. silah taşımaya yarayan ahşap veya demir tekerlek
Music
truck v. swing dansı yapmak
Slang
truck v. yürümek

Significados de "truck" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
tow truck n. çekici
General
light duty truck n. hafif hizmet kamyonu
truck driver n. kamyoncu
truck stop n. kamyon durağı
vacuum truck n. vidanjör
garbage truck n. çöp arabası
end dump truck n. arkadan döker kamyon
trailer truck n. tır kamyonu
towing truck n. çekici
logging truck n. tomruk kamyonu
tow truck n. çekici kamyon
small truck n. pikap
rubbish truck n. çöp toplama aracı
dumper truck n. damperli kamyon
bogie truck n. boji
pickup truck n. pikap
garbage truck n. çöp toplama aracı
pickup truck n. kamyonet
breakdown truck n. çekici
ladder truck n. merdiven kamyonu
truck dealer n. kamyon satıcısı
dump truck n. damperli kamyon
garbage truck n. çöp toplama kamyonu
truck traffic n. kamyon trafiği
truck frame n. kamyon şasisi
truck jack n. kamyon krikosu
hand truck n. el arabası
fuel truck n. yakıt tankeri
truck engine n. kamyon motoru
fire truck n. itfaiye arabası
garbage truck n. çöp kamyonu
fire brigade truck n. itfaiye aracı
truck garden n. bostan
truck farm n. bostan
truck gardener n. bostancı
heavy truck n. ağır kamyon
fire truck siren n. itfaiye sireni
fork-lift truck n. çatallı istif arabası
truck-leasing business n. kamyon kiralama firması
hand truck n. iki tekerlekli el arabası
truck lane n. kamyon şeridi
remote control concrete mixer truck n. uzaktan kumandalı harç kamyonu
monster truck n. canavar kamyon
remote control cement mixer truck n. uzaktan kumandalı harç kamyonu
stage truck n. mobil sahne
catering truck n. yemek servis aracı
truck suit n. eşofman
oncoming diesel truck n. karşı yönden gelen mazot yüklü tanker
oncoming diesel fuel-laden truck n. karşı yönden gelen mazot yüklü tanker
oncoming diesel fuel-laden truck n. karşı yönden gelen mazot yüklü kamyon
oncoming diesel truck n. karşı yönden gelen mazot yüklü kamyon
oncoming truck carrying diesel n. karşı yönden gelen mazot yüklü kamyon
oncoming truck carrying diesel n. karşı yönden gelen mazot yüklü tanker
oncoming truck laden with diesel n. karşı yönden gelen mazot yüklü tanker
oncoming truck laden with diesel n. karşı yönden gelen mazot yüklü kamyon
stolen truck n. çalıntı kamyon
outside broadcast truck n. canlı yayın arabası
supply truck n. erzak kamyonu
truck driver n. kamyon sürücüsü
truck driver n. kamyon şoförü
vacuum truck n. vakumlu kamyon
bucket truck n. sepetli kamyon
bucket truck n. sepetli insan kaldırma kamyonu
vehicle removal truck n. çekici
bomb-laden truck n. bomba yüklü kamyon
fire truck n. itfaiye kamyonu
fire truck n. itfaiye aracı
ladder truck n. merdiven aracı
semi-trailer truck n. tır
refuse truck n. çöp kamyonu
salt truck (us) n. yol tuzlama aracı
aerial ladder truck n. merdiven kamyonu
hook-and-ladder truck n. merdiven kamyonu
utility truck (ute) n. hizmet aracı
truck bed n. kamyon veya römork kasası
truck bed n. dorse
tank truck n. tanker
tank truck n. yakıt tankeri
tanker truck (us) n. tanker
tanker truck (us) n. yakıt tankeri
a truck-load of men n. bir kamyon adam
a truck-load of men n. bir kamyon dolusu adam
bulk truck n. tanker kamyon/tır
sleeper truck n. karavanlı kamyon
i̇cecream truck n. dondurma arabası
taxi truck [australia] n. sürücülü kiralık kamyon
aerial ladder truck n. merdiven aracı
mail truck n. postacıların postayı depolamak ve teslim etmek için kullandıkları bir taşıt
laundry truck n. çamaşır kamyonu
hook-and-ladder truck n. merdivenli itfaiye aracı
garden truck n. zerzevat
garden truck n. bahçe mahsulleri
armored truck n. zırhlı para taşıma aracı
semi-truck n. tır
electric truck n. elektrikli kamyon
truck spotting n. kamyon gözlemi
electric truck n. elektrikli tır
truck spotting n. tır gözlemi
truck spotting n. kamyon ve tırları izleme
truck spotter n. kamyon gözlemcisi
truck-ramming n. kamyonu kalabalığa sürme
hit a truck coming in the opposite direction v. karşı yönden gelen kamyona çarpmak
hit a truck coming in the opposite direction v. karşı yönden seyreden kamyona çarpmak
hit a truck coming in the opposite direction v. karşı yönden seyreden bir kamyona çarpmak
crash into a truck coming from the opposite direction v. karşı yönden seyreden bir kamyona çarpmak
crash into a truck coming from the opposite direction v. karşı yönden gelen kamyona çarpmak
collide with a truck v. kamyonla çarpışmak
load on a truck v. kamyona yüklemek
truck haul v. kamyonla taşımak
drive a truck v. kamyon sürmek
call for a tow truck v. çekici çağırmak
truck [scottish] v. amaçsızca hareket etmek
Colloquial
gut truck n. arkasında kurulan mutfakta yiyecek yapıp satılan araç
gut truck n. seyyar mutfak
truck in v. kamyonla gelmek
truck out v. kamyonla gitmek
truck out v. kamyonla götürmek
truck in v. kamyonla getirmek
just fell off the turnip truck [rural] expr. bilgisiz
just fell off the turnip truck [rural] expr. gözünü yeni açmış
just fell off the turnip truck [rural] expr. saf ve tecrübesiz
just fell off the turnip truck [rural] expr. okumamış
just fell off the turnip truck [rural] expr. eğitimsiz
just fell off the turnip truck [rural] expr. dünyadan pek haberi olmayan
just fell off the turnip truck [rural] expr. köylü
just fell off the turnip truck [rural] expr. dünyadan bir haber
Idioms
have no truck with v. ilişkisi olmamak
fall off the back of a truck v. şaibeli yollarla elde edilmek
fall off the back of a truck v. şüpheli biçimde kazanılmak
fall off the back of a truck v. yasa dışı yollarla kazanılmak
fall off the back of a truck v. (hırsızlık vb yoluyla) yoktan elde edilmek
fall off the back of a truck v. yasa dışı yollarla kazanmak
have no truck with something v. bir şeyle alakası/işi olmamak
have no truck with something v. bir şeyle ilgisi olmamak
have no truck with somebody/something v. (biriyle/birşeyle) işi olmamak
fall off the cabbage truck v. yol iz bilmemek
fall off the cabbage truck v. köylü olmak
fall off the turnip truck v. bostanından çıkıp gelmek
fall off the cabbage truck v. saf, deneyimsiz, görgüsüz olmak
fall off the cabbage truck v. köyden gelmek
fall off the turnip truck v. tarlasından çıkıp gelmek
can drive a truck through (something) [us] v. (argümanda, anlaşmada) at oynatacak noktalar olmak
could drive a truck through (something) [us] v. (argümanda, anlaşmada) at oynatacak noktalar olmak
can drive a truck through (something) [us] v. (argümanın, anlaşmanın) çok boşlukları olmak
can drive a truck through (something) [us] v. (argümanın, anlaşmanın) açık/zayıf noktası çok olmak
could drive a truck through (something) [us] v. (argümanın, anlaşmanın) açık/zayıf noktası çok olmak
could drive a truck through (something) [us] v. (argümanın, anlaşmanın) çok boşlukları olmak
can drive a truck through something v. eksiklikleriyle kusurlarını ortaya çıkarabilmek
could drive a truck through (something) v. yanlışlıklarını ortaya serebilmek
could drive a truck through (something) v. (bir şeyi) kolaylıkla çürütebilmek