attention - Turco Inglés Diccionario

attention

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

attention — Definition

Significado:
dikkat, ilgi, itina
Pronunciación (IPA):
(AmE /əˈtenʃn/ – BrE /əˈtenʃn/)
Categoría gramatical:
İsim: attention (uncountable)
Sinónimo:
focus, notice, heed

Significados de "attention" en diccionario turco inglés : 29 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
attention n. özen
We will scrutinise the treaties with care and attention to detail and no one should take Parliament's vote for granted.
Anlaşmaları dikkatle ve ayrıntılara özen göstererek inceleyeceğiz ve hiç kimse Parlamento'nun oyunu hafife almamalıdır.

More Sentences
attention n. ilgilenme
Now we have the crisis in Iraq, which really must be given the Council's best attentions.
Şimdi de Konsey'in en iyi şekilde ilgilenmesi gereken Irak krizi var.

More Sentences
attention n. ilgi
I welcome attention being given to the rights of the disabled.
Engelli haklarına gösterilen ilgiyi memnuniyetle karşılıyorum.

More Sentences
attention n. dikkat
I would like to draw your attention to three specific points.
Dikkatinizi özellikle üç noktaya çekmek istiyorum.

More Sentences
General
attention n. bakım
They require long working periods without proper rest and they provide completely inadequate medical attention.
Doğru düzgün dinlenmeden uzun çalışma süreleri talep etmekte ve tamamen yetersiz tıbbi bakım sağlamaktadırlar.

More Sentences
attention n. aldırış
You will not pay any attention whatsoever to her objections.
Direnmesine asla aldırış etmeyeceksiniz.

More Sentences
attention n. dikkat
I would like to draw your attention to three specific points.
Dikkatinizi özellikle üç noktaya çekmek istiyorum.

More Sentences
Technical
attention n. ilgi
I welcome attention being given to the rights of the disabled.
Engelli haklarına gösterilen ilgiyi memnuniyetle karşılıyorum.

More Sentences
Medical
attention n. dikkat
I would like to draw your attention to three specific points.
Dikkatinizi özellikle üç noktaya çekmek istiyorum.

More Sentences
Linguistics
attention n. dikkat
I would like to draw your attention to three specific points.
Dikkatinizi özellikle üç noktaya çekmek istiyorum.

More Sentences
General
attention n. iltifat
attention n. itina
attention n. kayıt
attention n. kur
attention n. nezaket
attention n. ihtimam
attention n. uyarı
attention n. titizlik
attention n. belli bir noktaya odaklanma
attention n. kulak (verme)
attention n. hazır ol
Computer
attention expr. dikkatine
Psychology
attention n. bir dizi nesne veya düşünceye konsantre olma
attention n. seçici dikkat
Physiology
attention n. maksimum uyarana yanıt vermeyi sağlayan nöromüsküler örgütlenme
Military
attention n. esas vaziyet
attention n. esas duruş
attention n. hazırolda bekleme
attention interj. hazırol!

Significados de "attention" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
lack of attention n. dikkatsizlik
pay no attention v. aldırmamak
pay attention v. dikkat etmek
General
attention deficit n. dikkat eksikliği
medical attention n. tıbbi müdahale
full attention n. pürdikkat
poor attention span n. kısa dikkat süresi
attention span n. dikkat genişliği
loosing attention n. dikkatin dağılması
paying attention n. ilgilenme
complete attention n. akıl fikir
close attention n. pür dikkat
complete attention n. pür dikkat
complete attention n. tam dikkat
close attention n. tam dikkat
particular attention n. özel dikkat
special attention n. özel ilgi
special attention n. özel dikkat
absolute attention n. tam dikkat
centre of attention n. ilgi odağı
scrupulous attention n. büyük itina
close attention n. büyük itina
meticulous attention n. büyük itina
great attention n. büyük itina
careful attention n. büyük itina
attention-deficit-disordered children n. dikkat eksikliği bozukluğu olan çocuklar
constant attention n. daimi dikkat
lack of attention n. dikkat eksikliği
student's attention n. öğrencinin ilgisi
a great attention n. büyük bir özen
attention sign n. dikkat işareti
medical attention n. tıbbi yardım
a great attention n. büyük bir dikkat
peripheral attention n. çevresel dikkat
short attention span n. kısa dikkat süresi
individual attention n. bireysel ilgi
attention span n. dikkat aralığı
attention seeking n. ilgi çekmeye çalışma
drawing attention n. ilgi çekmeye çalışma
garnering attention n. ilgi çekmeye çalışma
attention getter n. akademik bir makalede ilk cümle
attention getter n. dikkat çeken şey
sustained attention n. sürekli dikkat
attention line n. iş mektubunda selamlamanın üstüne yerleştirilip mektubu doğru birime yönlendiren satır
attention seeker n. ilgi budalası
attention! n. dikkat
attention error n. dikkat hatası
self-attention n. öz dikkat
self-attention n. kendine dikkat mekanizması
stand at attention v. vaziyet almak
attract attention v. ilgi çekmek
call somebody's attention v. dikkatini çekmek
stand at attention v. esas duruşta olmak
attract somebody's attention into consideration v. nazarı dikkatini çekmek
pay attention to v. önemsemek
catch attention of v. gözüne ilişmek
pay no attention v. oralı olmamak
attract attention v. dikkatini çekmek
engage someone's attention v. birinin kafasını meşgul etmek
receive attention v. alaka görmek
pay attention to v. kulak asmak
pay attention v. ilgilenmek
distract somebody's attention v. oyalamak
pay attention to v. dikkate almak
attract attention v. dikkat çekmek
engage attention v. ilgisini çekmek
attract the attention v. göze çarpmak
draw attention v. dikkatleri üzerine çekmek
shift one's attention v. dikkatini çevirmek
pay no attention v. önemsememek
give close attention to v. itina etmek
divert one's attention away v. dikkati dağıtmak
engage attention v. dikkatini çekmek
call attention to v. dikkatini çekmek
pay one's attention to somebody v. kur yapmak
pay attention to v. dikkat etmek
focus one's attention on v. ağırlık vermek
distract attention v. oyalamak
fix one's attention on v. dikkatini çevirmek
fix one's attention on v. dikkatini bir yöne çevirmek
want to draw attention v. dikkat çekmek istemek
pay attention to v. dinlemek
catch someone's attention v. birinin dikkatini çekmek
pay attention v. dikkatini vermek
attract attention v. ilgi görmek
not pay attention v. ilgilenmemek
divert one's attention away v. dikkatini dağıtmak
pay attention v. kulak vermek
pay particular attention to v. tüm dikkatini vermek
call someone's attention to v. birinin dikkatini bir şeye çekmek
pay attention v. aldırış etmek
pay attention to v. nazarı dikkate almak
pay attention to v. kulak vermek
pay attention v. mühimsemek
not to pay any attention v. aldırış etmemek
draw attention v. dikkat çekmek
draw the attention v. göze çarpmak
draw attention to v. parmak basmak
pay no attention v. hiçe saymak
get attention v. ilgi görmek
attract attention v. dikkatleri üzerine çekmek
pay attention to v. ilgilenmek
catch someone’s attention v. ilgi çekmek
pay attention to v. dikkatini vermek
show ultimate attention v. aşırı özen göstermek
draw attention v. parmak basmak
arrest someone's attention v. birinin dikkatini çekmek
draw all attention towards oneself v. tüm dikkatleri üzerine çekmek
draw attention v. ilgi çekmek
pay attention v. aldırmak
pay no attention v. aldırmazlıktan gelmek
discuss something with scrupulous attention to detail v. bütün boyutlarıyla ele almak
call one's attention v. dikkatini çekmek
call attention to v. dikkat çekmek
pay no attention to restrictions v. kayıt kuyut tanımamak
attract somebody's attention v. ilgisini çekmek
come to somebody's attention v. dikkatini çekmek
attract intensive attention v. yoğun ilgi görmek
draw heavy attention v. yoğun ilgi görmek
attract a great deal of attention v. yoğun ilgi görmek
not to be paid attention v. kulak verilmemek
not to be paid attention v. kulak asılmamak
distract attention v. dikkat dağıtmak
pay sufficient attention v. gözardı etmemek
pay sufficient attention v. göz ardı etmemek
pay attention (to) v. aldırmak
collect the attention of v. dikkatini toplamak
present to the attention v. dikkate sunmak
focus one's attention on works v. çalışmalara ağırlık vermek
try to pull one's attention v. dikkatini çekmeye çalışmak
awake the attention v. dikkatini uyandırmak
show attention v. dikkat göstermek
attract attention v. dikkati çekmek
direct one's attention v. dikkatini yöneltmek
attract the attention v. dikkatleri üzerine çekmek
escape from the attention of v. dikkatten kaçmak
gather attention v. dikkat toplamak
show attention towards v. dikkat göstermek
try to take one's attention on v. dikkatini çekmeye çalışmak
present to the attention of v. dikkatine sunmak
focus the attention v. dikkati yoğunlaştırmak
try to draw one's attention v. dikkatini çekmeye çalışmak
arouse attention v. ilgisini çekmek
excite attention v. ilgisini çekmek
arouse attention v. dikkatini çekmek
excite attention v. dikkatini çekmek
direct attention to v. dikkatini bir yöne vermek
focus attention v. dikkatini bir yöne vermek
focus attention v. konsantre olmak
focus attention v. dikkatini toplamak