nezaket - Turco Inglés Diccionario

nezaket

Significados de "nezaket" en diccionario inglés turco : 76 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
nezaket kindness n.
Miss Flores is known for her kindness.
Bayan Flores nezaketiyle tanınır.

More Sentences
nezaket politeness n.
Wherever I have gone I have met unfailing courtesy and politeness.
Gittiğim her yerde sonsuz bir nezaket ve kibarlıkla karşılaştım.

More Sentences
nezaket courtesy n.
Emma didn't even have the courtesy to apologize.
Emma özür dileme nezaketini bile göstermedi.

More Sentences
nezaket grace n.
I said 'hi,' but she didn't even have the grace to crack a smile.
Merhaba' dedim ama bir gülümseme nezaketini bile göstermedi.

More Sentences
nezaket tact n.
His tact and patience made him the leading customer representative.
Nezaketi ve sabrı onu önde gelen müşteri temsilcisi yaptı.

More Sentences
nezaket kindship n.
General
nezaket gentleness n.
This is often communicated with great tenderness, gentleness, and sometimes a sense of sorrow.
Bu genellikle büyük bir hassasiyet, nezaket ve bazen de keder duygusuyla iletilir.

More Sentences
nezaket decency n.
Where in the EU Member States does political decency begin and end?
AB Üye Devletlerinde siyasi nezaket nerede başlar ve nerede biter?

More Sentences
nezaket grace n.
I said 'hi,' but she didn't even have the grace to crack a smile.
Merhaba' dedim ama bir gülümseme nezaketini bile göstermedi.

More Sentences
nezaket graciousness n.
I appreciate your graciousness and efforts on my behalf.
Nezaketiniz ve benim adıma gösterdiğiniz çabalar için minnettarım.

More Sentences
nezaket civility n.
The heated argument lacked any sense of civility.
Hararetli olan bu tartışmada nezakete yer yoktu.

More Sentences
nezaket gallantry n.
He showed gallantry by holding the door open for the lady.
Kadına kapıyı açarak nezaket gösterdi.

More Sentences
nezaket courtesy n.
Emma didn't even have the courtesy to apologize.
Emma özür dileme nezaketini bile göstermedi.

More Sentences
nezaket attentiveness n.
nezaket chivalry n.
nezaket refinement n.
nezaket sweetness n.
nezaket courteousness n.
nezaket consideration n.
nezaket elegancy n.
nezaket urbanity n.
nezaket kindnesses n.
nezaket attention n.
nezaket keenness n.
nezaket kindliness n.
nezaket dainty n.
nezaket gracefulness n.
nezaket complaisance n.
nezaket mildness n.
nezaket suavity n.
nezaket affableness n.
nezaket decorum n.
nezaket obligingness n.
nezaket delicacy n.
nezaket polish n.
nezaket urbaneness n.
nezaket comity n.
nezaket purity n.
nezaket daintiness n.
nezaket devoirs n.
nezaket affability n.
nezaket suaveness n.
nezaket good breeding n.
nezaket accomplishment n.
nezaket agreeability n.
nezaket agreeableness n.
nezaket ceremony n.
nezaket refinedness n.
nezaket nicety n.
nezaket the light of the countenance n.
nezaket thought n.
nezaket aloha [hawaiian] n.
nezaket eutrapelia n.
nezaket eutrapely n.
nezaket bienseance n.
nezaket mannerliness n.
nezaket loving-kindness n.
nezaket gentlesse [obsolete] n.
nezaket chivalrousness n.
nezaket daintrel n.
nezaket delicatesse n.
nezaket gratuity n.
nezaket complacence [obsolete] n.
nezaket devoir n.
nezaket courtship [obsolete] n.
nezaket pleasance [obsolete] n.
nezaket prevenancy [obsolete] n.
nezaket attentive adj.
nezaket mannerly adj.
nezaket couth adj.
nezaket mutually adv.
Idioms
nezaket common decency n.
nezaket savoir-faire n.
Politics
nezaket comity n.
Latin
nezaket beneficium n.
Archaic
nezaket benefit n.

Significados de "nezaket" con otros términos en diccionario inglés turco: 65 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
nezaket kuralları rules of courtesy n.
General
nezaket kuralları courtesy rules n.
edebiyatta nezaket courtesy in literature n.
ince bir nezaket tact n.
yapmacıklı nezaket unction n.
resmi nezaket kuralları protocol n.
nezaket ziyareti visit of courtesy n.
nezaket ziyareti courtesy visit n.
nezaket ziyareti courtesy call n.
nezaket duygusu sense of decency n.
nezaket çevirisi courtesy translation n.
müstesna nezaket especial courtesy n.
mesleki nezaket professional courtesy n.
insanların genellikle göstermesi beklenen nezaket common courtesy n.
öz nezaket self-kindness n.
nezaket ifadeleri courtesy statements n.
toplumsal nezaket kuralları amenities n.
nezaket yoksunluğu uncourtliness n.
bir parça nezaket an ounce of decency n.
nezaket kuralları etiquette n.
misafire gösterilen saygı ve nezaket honor n.
evli olmayan kadınların soyadının önüne konulan bir nezaket unvanı mrs [obsolete] n.
evli olmayan kadınların soyadının önüne konulan bir nezaket unvanı mrs. [obsolete] n.
aşırı nezaket overkindness n.
sonsuz nezaket ve cömertlik omnibenevolence n.
sosyal nezaket social courtesy n.
rütbe veya makam farklılıklarını geçici olarak yok sayarak aşağı seviyedekilere gösterilen nezaket condescendingness n.
nezaket beklemek expect courtesy v.
birini nezaket ve içtenlikle karşılamak give someone a warm welcome v.
nezaket göstermek show courtesy v.
nezaket göstermek accourt [obsolete] v.
nezaket göstermek notice v.
(birine) beceri, nezaket, övme ile istediğini yaptırmak manage v.
himaye veya nezaket için refakat etmiş escorted adj.
nezaket sahibi graceful adj.
nezaket kumkuması prissy adj.
yaşla ve tecrübe ile yumuşaklık, nezaket veya iyiliğe erişmiş mellow adj.
nezaket kumkuması prissy adj.
nezaket gereği as a matter of courtesy adv.
nezaket göstermeden unpolitely adv.
nezaket sözü pleasantry N.
Phrases
nezaket gereği for decency's sake expr.
Proverb
nezaket seni incitmez courtesy costs nothing
nezaket seni incitmez civility costs nothing
Colloquial
nezaket göstermemek do the dirty on [uk] v.
Idioms
'-kadar nezaket common decency n.
'-kadar nezaket basic decency n.
herkesçe benimsenen nezaket kuralı basic decency n.
birine nezaket ziyaretinde bulunmak pay a courtesy call on someone v.
birine nezaket ziyaretinde bulunmak make a courtesy call on someone v.
birine nezaket ziyaretinde bulunmak pay a courtesy visit on v.
nezaket ziyaretinde bulunmak make your number v.
(birine) nezaket icabı out of courtesy (to someone) expr.
Speaking
çocukların bir şey isterken lütfen kelimesini söylemeyi unuttukları zaman onlara annesi/babası tarafından nezaket kurallarını hatırlatmak için söylenen burada ne söylüyorduk anlamına gelen ifade what's the magic word? expr.
Politics
milletlerarası nezaket comity of nations n.
nezaket ziyareti courtesy visit n.
nezaket ziyareti courtesy call n.
nezaket ziyareti visit of courtesy n.
nezaket ziyareti yapmak pay a courtesy visit to v.
nezaket ziyaretinde bulunmak pay a courtesy visit to v.
insanlarla münasebet kurarken nezaket gösteren diplomatical adj.
Tourism
nezaket telefonu courtesy call n.
Computer
nezaket kredisi courtesy credit n.
Social Sciences
nezaket kuralları etiquette n.
Archaic
aşırı nezaket curiosity n.