mutually - Turco Inglés Diccionario

mutually

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "mutually" en diccionario turco inglés : 5 resultado(s)

Inglés Turco
General
mutually adv. karşılıklı olarak
The latter must be solved mutually by the relevant Member States.
İkincisi, ilgili Üye Devletler tarafından karşılıklı olarak çözülmelidir.

More Sentences
mutually adv. karşılıklı
It represented a mutually beneficial relationship between the immigrant and the host country.
Göçmen ve ev sahibi ülke arasında karşılıklı fayda sağlayan bir ilişkiyi temsil ediyordu.

More Sentences
mutually adv. nezaket
Ottoman Turkish
mutually adv. bilmukabele
mutually adv. mütekabilen

Significados de "mutually" con otros términos en diccionario inglés turco: 39 resultado(s)

Inglés Turco
General
settle accounts mutually v. hesaplaşmak
be mutually offended v. küsüşmek
mutually exclusive adj. ayrışık
mutually exclusive adj. karşılıklı hariç
mutually ruinous adj. karşılıklı tahrip edici
mutually beneficial adj. karşılıklı yararlı
mutually complementary adj. birbirini tamamlayan
mutually complementary adj. birbirini tamamlayıcı
mutually consulted adj. karşılıklı istişare edilmiş
mutually consulted adj. ortaklaşa istişare edilmiş
mutually reinforcing adj. karşılıklı olarak birbirini güçlendiren
mutually exclusive adj. birbirini dışlayan
mutually equiangular adj. karşılıklı eşit açılı
mutually equilateral adj. karşılıklı eşit açılı
mutually equilateral adj. karşılıklı eş açılı
mutually equiangular adj. karşılıklı eş açılı
mutually exclusive adj. birbirini karşılıklı olarak dışlayan
mutually exclusive adj. biri olursa biri olmayan
Phrases
as mutually agreed adv. mutabık olunduğu şekilde
as mutually agreed adv. mutabık olunduğu üzere
collectively exhaustive, mutually exclusive expr. efradını cami ağyarını mani
Trade/Economic
mutually exclusive goals n. çelişkili amaçlar
principle of mutually exclusivity n. iki olayın birlikte ortaya çıkmasının olanaksızlığı ilkesi
a mutually agreed upon location n. üzerinde karşılıklı olarak mutabakata varılmış/anlaşılmış yer
Law
mutually hurting stalemate n. her iki tarafa ziyan veren yenişemezlik
be mutually agreed upon expr. üzerinde mutabık kalınacak
Technical
mutually exclusive events n. karşılıklı dışarlayan olaylar
mutually dependent adj. karşılıklı bağımlı
mutually exclusive adj. karşılıklı dışarlayan
Computer
mutually exclusive events n. karşılıklı dışlamalı olaylar
mutually exclusive events n. karşılıklı dışarlayan olaylar
mutually exclusive adj. karşılıklı dışarlayan
mutually exclusive adj. birbirini dışlayan
Informatics
mutually exclusive adj. birbirini dışlayan
Telecom
mutually synchronized network n. karşılıklı eş zamanlı hale getirilmiş şebeke
Statistics
mutually exclusive event n. ayrık olay
mutually exclusive event n. karşılıklı dışlamalı olay
Military
mutually assured destruction n. karşılıklı garantili imha
mutually assured destruction n. karşılıklı kesin imha