balls - Turco Inglés Diccionario

balls

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "balls" en diccionario turco inglés : 14 resultado(s)

Inglés Turco
General
balls n. hayalar
The ball hit him on the balls.
Top adamın hayalarına çarptı.

More Sentences
Slang
balls n. cesaret
No one has the balls to oppose her.
Kimsede ona karşı çıkacak cesaret yok.

More Sentences
balls n. saçmalık
The magazine is full of balls.
Dergi saçmalıklarla dolu.

More Sentences
balls n. taşak
Mary kicked Tom in the balls.
Mary, Tom'un taşaklarını tekmeledi.

More Sentences
balls expr. hassiktir
Balls to it!
Hassiktir ya!

More Sentences
General
balls interj. saçma
Slang
balls n. büzük
balls n. taşaklar
balls n. taşaklı
balls n. göt
balls n. küstahlık
balls n. maçoluk
balls n. maskülinite
balls n. erkeklik

Significados de "balls" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
balls of hair n. saç bukleleri
balls of string n. ip yumağı
three balls n. tefeci dükkanı
golden balls n. tefeci dükkanını gösteren üç altın top
friction balls n. bisiklet tekerinin göbeğinde yer alan top veya silindir parça
shoot someone in the balls v. birini testislerinden vurmak
juggle three balls v. üç top çevirmek
nurse billiard balls v. bilardo toplarına hafifçe vurmak
Colloquial
balls of the feet n. ayak parmak ucu
balls of one's feet n. ayak parmak ucu
base on balls n. (beyzbol) atış bölgesinin dışına çıkan dört atıştan sonra vurucunun ilk kaleye gelmesi/yürümesi
balls to the wall adv. tüm gücüyle
balls to the wall adv. her şeyini ortaya koymuş bir şekilde
balls to the wall adv. var gücüyle
great balls of fire! expr. aman tanrım!
great balls of fire! expr. vay be!
balls-out expr. tam gaz
balls-out expr. olanca kuvvetiyle
balls-out expr. canla başla
balls-out expr. deli gibi
balls-out expr. var gücüyle
Idioms
cold enough to freeze the balls off a brass monkey n. aşırı soğuk
a balls-up n. her şeyin ters gittiği durum
a balls-up n. sorunlarla dolu bir durum
a balls-up n. olumsuz ve ters durum
a balls-up n. sorun yumağı
balls of one's feet n. ayak parmak ucu
balls of feet n. ayak parmak ucu
get by the balls v. birisinin ipi ellerinde olmak
have somebody by the balls v. birisini tamamen kontrolü altına almak
get by the balls v. birisini tamamen kontrolü altına almak
have somebody by the balls v. birisini köşeye sıkıştırmak
get someone by the balls v. birisinin ipi ellerinde olmak
have by the balls v. birisini tamamen kontrolü altına almak
have by the balls v. birisini köşeye sıkıştırmak
have somebody by the balls v. birisinin ipi ellerinde olmak
get by the balls v. birisini köşeye sıkıştırmak
get someone by the balls v. birisini tamamen kontrolü altına almak
get someone by the balls v. birisini köşeye sıkıştırmak
have by the balls v. birisinin ipi ellerinde olmak
have the brass balls to do something v. bir şeyi yapmaya cesaret etmek
have the brass balls to do something v. bir şeyi yapmaya cüret etmek
have the brass balls to do something (us) v. bir şeyi yapmaya cesareti olmak
put balls on something v. bir şeyi daha güçlü/kuvvetli/gür hale getirmek/yapmak
walk on the balls of the feet v. parmak ucunda yürümek
keep/have balls in the air v. yoğun olmak
keep/have balls in the air v. aynı anda birçok iş yapmak
have too many balls in the air v. iki karpuzu bir koltuğa sığdırmaya çalışmak
have too many balls in the air v. aynı anda birden çok şeyle uğraşmak
juggle balls in the air v. iki karpuzu bir koltuğa sığdırmaya çalışmak
have too many balls in the air v. altından kalkamayacağı kadar çok şeyle uğraşmak
juggle balls in the air v. aynı anda birden çok şeyle uğraşmak
juggle balls in the air v. altından kalkamayacağı kadar çok şeyle uğraşmak
break balls to do something v. bir şey yapmak için çok çabalamak
break one's balls to do something v. bir şey yapmak için kendini paralamak
break balls to do something v. bir şey yapmak için yırtınmak
break balls to do something v. bir şey yapmak için kıçını/götünü/bir tarafını yırtmak
break balls to do something v. bir şey yapmak için kendini paralamak
break one's balls to do something v. bir şey yapmak için çok çabalamak
break one's balls to do something v. bir şey yapmak için paralanmak
break one's balls to do something v. bir şey yapmak için kıçını/götünü/bir tarafını yırtmak
break balls to do something v. bir şey yapmak için paralanmak
break one's balls to do something v. bir şey yapmak için yırtınmak
call balls and strikes v. (beyzbol oyununda) hakemlik etmek
call balls and strikes v. (beyzbol oyununda) hakem olmak
call balls and strikes v. (beyzbol oyununda) hakemlik yapmak
have (one) by the balls v. (birini) köşeye sıkıştırmak
have (one) by the balls v. (birinin) ipi ellerinde olmak
have (one) by the balls v. (birini) tamamen kontrolü altına almak
have someone by the balls v. birisinin ipi ellerinde olmak
have someone by the balls v. birini eline düşürmek
have someone by the balls v. birisini tamamen kontrolü altına almak
have someone by the balls v. birisini köşeye sıkıştırmak
keep (an amount of) balls in the air v. aynı anda (birçok/birkaç) iş yapmak
keep (an amount of) balls in the air v. iki karpuzu bir koltuğa sığdırmaya çalışmak
keep (an amount of) balls in the air v. (birçok/birkaç) işi bir arada yürütmek
keep (an amount of) balls in the air v. aynı anda (birden çok) şeyle uğraşmak
keep balls in the air v. aynı anda birden çok şeyle uğraşmak
juggle balls in the air v. birçok/birkaç işi bir arada yürütmek
juggle balls in the air v. aynı anda birçok iş yapmak
juggle balls in the air v. iki karpuzu bir koltuğa sığdırmaya çalışmak
juggle balls in the air v. yoğun olmak
juggle balls in the air v. aynı anda birden çok şeyle uğraşmak
keep balls in the air v. aynı anda bir çok işi yürütmek
keep balls in the air v. yoğun olmak
keep balls in the air v. birçok/birkaç işi bir arada yürütmek
juggle balls in the air v. aynı anda bir çok işi yürütmek
keep balls in the air v. aynı anda birçok iş yapmak
keep balls in the air v. iki karpuzu bir koltuğa sığdırmaya çalışmak
by the balls adv. güçsüz hale getirilecek şekilde
cold enough to freeze the balls off a brass monkey expr. çok soğuk
cold enough to freeze the balls off a brass monkey expr. dondurucu soğuk
cold enough to freeze the balls off a brass monkey expr. buz gibi
too many balls in the air expr. işi başından aşma
too many balls in the air expr. yapacak dünya kadar işi olma
Technical
governor balls n. regülatör ağırlıkları
plastic balls n. plastik toplar
Medical
blue balls n. testis ağrısı
blue balls n. damat sancısı
Optics
cotton balls n. pamuk yumakları
Gastronomy
meat balls n. köfte
lamb meat balls in gravy n. izmir köftesi
spiced meat balls n. baharatlı köfte
meat balls with potato and eggplants n. bahçıvan köftesi
meat balls stuffed with egg n. yumurta köftesi
grilled meat balls n. ızgara köfte
stuffed mutton balls n. içli köfte
meat balls in tomato sauce n. salçalı köfte
grilled meat balls on skewers n. şişte köfte
lentil balls n. mercimek köftesi
leek balls n. pırasa köftesi
fist sized burghull balls filled with seasond minced meat n. içli köfte
Botanic
witch balls n. tataristan bozkırlarına özgü, rüzgar nedeniyle iç içe geçmiş ot sapları
Football
dead balls n. duran toplar
through balls behind the defense n. savunmanın arkasına atılan paslar
through balls behind the defense n. defansın arkasına atılan paslar
through balls n. araya atılan paslar
Volleyball
net balls n. file topları
Baseball
base on balls n. dört atış yapmış atıcıya verilen ilk kaleye ilerleme hakkı
ibb (intentional base on balls) abrev. kasıtlı yürüme
ibb (intentional base on balls) abrev. vurucunun kasten yürütülmesi
Abbreviation
bb (base on balls) n. dört atış yapmış atıcıya verilen ilk kaleye ilerleme hakkı
Slang
balls up n. acemice iş
balls up n. düzensizlik
balls up n. dağınıklık
balls up n. hata sonucu oluşan karışıklık
he's got some serious balls n. çok taşaklı bir adam
a kick in the balls n. fiyasko
a kick in the balls n. büyük hayal kırıklığı
a kick in the balls n. sağlam bir ayar
a kick in the balls n. burnu sürtünme
a kick in the balls n. ağzının payını alma
a kick in the balls n. aksaklık
a kick in the balls n. sekte
brass balls n. taşak
brass balls n. hırtlık
brass balls n. küstahlık
brass balls n. hayasızlık
brass balls n. hırtapozluk
brass balls n. arsızlık
brass balls n. dalyaraklık
brass balls n. kendini beğenmişlik
brass balls n. taşak/taşağı altı okka
brass balls n. hıyartoluk
brass balls n. hıyarlık
a kick in the balls n. takımlarını eline verme
a kick in the balls n. kıçına bir tekme
a kick in the balls n. sille tokat girişme
a kick in the balls n. babayı alma
a kick in the balls n. çuvallama