bargaining - Turco Inglés Diccionario

bargaining

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bargaining — Definition

Significado:
pazarlık, müzakere
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈbɑːrɡənɪŋ/ – BrE /ˈbɑːɡənɪŋ/)
Categoría gramatical:
İsim: bargaining (uncountable)

Significados de "bargaining" en diccionario turco inglés : 10 resultado(s)

Inglés Turco
General
bargaining n. pazarlık
I fear that once again pressure and bargaining will carry the day and that a bad decision will be taken.
Bir kez daha baskı ve pazarlığın ağır basacağından ve kötü bir karar alınacağından korkuyorum.

More Sentences
bargaining n. pazarlık etme
Mr. Mitchell was price sensitive plus well-educated, so he had the bargaining power.
Bay Mitchell fiyat odaklı ve iyi eğitimliydi, bu yüzden pazarlık yapma gücünü elinde tutuyordu.

More Sentences
Trade/Economic
bargaining n. pazarlık etme
Mr. Mitchell was price sensitive plus well-educated, so he had the bargaining power.
Bay Mitchell fiyat odaklı ve iyi eğitimliydi, bu yüzden pazarlık yapma gücünü elinde tutuyordu.

More Sentences
bargaining n. pazarlık
I fear that once again pressure and bargaining will carry the day and that a bad decision will be taken.
Bir kez daha baskı ve pazarlığın ağır basacağından ve kötü bir karar alınacağından korkuyorum.

More Sentences
Law
bargaining n. pazarlık etme
Mr. Mitchell was price sensitive plus well-educated, so he had the bargaining power.
Bay Mitchell fiyat odaklı ve iyi eğitimliydi, bu yüzden pazarlık yapma gücünü elinde tutuyordu.

More Sentences
General
bargaining n. görüşme
bargaining N. müzakere
Trade/Economic
bargaining n. görüşme
bargaining n. pazarlık yapma
Law
bargaining n. pazarlıklı alışveriş yapma

Significados de "bargaining" con otros términos en diccionario inglés turco: 92 resultado(s)

Inglés Turco
General
collective bargaining n. toplu görüşme
collective bargaining n. işverenle işçi temsilcileri arasında toplu görüşme
collective bargaining n. toplu sözleşme
labor bargaining subjects n. toplu pazarlık konuları
concession bargaining n. imtiyaz anlaşması
plea bargaining n. suç ikrarı
phases of labor bargaining n. toplu pazarlık aşamaları
collective bargaining n. karşılıklı anlaşma
collective bargaining n. toplu pazarlık
collective-labor bargaining n. toplu pazarlık
without bargaining adv. pazarlıksız
Phrases
close bargaining n. beş aşağı beş yukarı
with a lot of bargaining n. al aşağı vur yukarı
close bargaining expr. üç aşağı beş yukarı
during the bargaining process expr. pazarlık sürecinde
Idioms
a bargaining chip n. pazarlık kozu
a bargaining counter n. pazarlık kozu
bring somebody to the bargaining table v. pazarlık masasına getirmek
bring (someone or something) to the bargaining table v. (birini/bir grubu) pazarlık masasına getirmek
bring (someone or something) to the bargaining table v. (birini/bir grubu) pazarlığa oturmaya ikna etmek
Trade/Economic
concession bargaining n. ödün pazarlığı
persuasive bargaining tactics n. inandırıcı görüşme taktikleri
bargaining theory of wages n. ücretin işçi ve işveren arasındaki pazarlık sonucu belirlendiğini savunan teori
coercive bargaining tactics n. zorlayıcı toplu pazarlık taktikleri
time bargaining sale n. alivre satış
appropriate bargaining unit n. toplu pazarlık görüşmeleri için bir işçi örgütünün temsil ettiği ve anlaşma ile bir araya gelmiş işçiler grubu
concession bargaining n. işçilerden halen sahip oldukları ücret ve sosyal haklardan fedakarlık etmeleri istenen toplu pazarlık
collective bargaining n. toplu iş sözleşmeleri
colletive bargaining n. toplu sözleşme
bargaining power of vendors n. satıcının pazarlık gücü
bargaining agreement n. toplu pazarlık anlaşması
bargaining power n. pazarlık gücü
appropriate bargaining unit n. ayrı bir pazarlık birimi
collective bargaining n. toplu iş sözleşmesi
bargaining power n. bir sözleşme yapılmasında taraflardan birinin kendi koşullarını diğer tarafa kabul ettirebilme gücü
illegal bargaining subjects n. yasa dışı ticari faaliyet konulan
bargaining chip n. pazarlık kozu
collective bargaining n. toplu sözleşme görüşmeleri
pattern bargaining n. model sözleşme
industrywide bargaining n. sektör kapsamında toplu pazarlık
bargaining theory of wages n. ücretlerin pazarlık teorisi
exclusive bargaining agent n. yetkili toplu pazarlık kuruluşu
time bargaining n. alivre satış
productivity bargaining n. verimlilik sözleşmesi
collective bargaining agreement n. toplu sözleşme anlaşması
collective bargaining agreement n. toplu pazarlık anlaşması/sözleşmesi
intra-organizational bargaining n. kurum içi pazarlık
collective bargaining n. toplu sözleşme
collective bargaining n. toplu görüşme
sole bargaining agent n. toplu sözleşme yapmaya yetkili tek sendika
industry wide bargaining n. toplu iş görüşmesi
collective bargaining agency n. toplu müzakere yapmaya yetkili sendika
collective bargaining agency n. toplu sözleşme yapmaya yetkili sendika
area wide bargaining n. tüm bölgeyi kapsayan toplu görüşmeler
collective bargaining agreement n. toplu sözleşme
collective bargaining contract n. toplu sözleşme mukavelesi
collective bargaining n. kolektif iş pazarlığı
collective bargaining n. kolektif sözleşme
bargaining theory of wages n. ücretlerin toplu pazarlık teorisi
collective bargaining n. toplu iş akdi
(collective) bargaining right n. toplu sözleşme hakkı
(collective) bargaining right n. müzakere hakkı
bargaining techniques n. pazarlık teknikleri
bargaining zone n. toplu pazarlık aşaması
law of trade unions and collective bargaining agreements n. sendikalar ve toplu iş sözleşmesi kanunu
law on trade unions and collective bargaining agreements n. sendikalar ve toplu iş sözleşmesi kanunu
collective bargaining n. toplu sözleşme
bargaining power n. pazarlık gücü
collective bargaining authority n. toplu sözleşme yapma yetkisi
Law
collective bargaining n. toplu sözleşme
collective bargaining agreement n. toplu iş sözleşmesi
bargaining rights n. müzakere hakları
bargaining for members only n. yalnızca sendika üyeleri adına toplu görüşme
sole bargaining agent n. işçiler ve işverenler adına toplu sözleşme yapmaya yetkili tek sendika
bargaining rights n. toplu pazarlık hakları
bargaining agent n. toplu sözleşme yapma yetkisine sahip işçi sendikası
bargaining theory of wages n. ücretlerin işçilerle işverenler arasında gerçekleştirilen pazarlık neticesinde kararlaştırıldığını savunan kuram
law of collective bargaining n. toplu sözleşme yasası
law of collective bargaining n. toplu sözleşme kanunu
plea bargaining n. ceza uzlaşması pazarlığı
plea bargaining n. cezada pazarlık
plea bargaining n. itiraf pazarlığı
Politics
collective bargaining n. toplu pazarlık
diplomatic bargaining n. diplomatik pazarlık
bargaining theory n. pazarlık kuramı
Industry
bargaining unit n. toplu pazarlık birimi
bargaining scope n. toplu pazarlık kapsamı
bargaining level n. toplu sözleşmenin yapıldığı örgütsel hiyerarşi seviyesi
bargaining unit n. toplu sözleşme hususunda aynı sendika tarafından temsil edilen çalışan grubu
bargaining unit n. aynı toplu sözleşmeye tabi olan çalışan grubu
bargaining scope n. toplu sözleşme ile sonlandırılacak müzakerelerin içerdiği konular
distributive bargaining n. kaynak tahsisi üzerinde uzlaşmaya varılması amaçlanan bir tür müzakere süreci