beneficiary - Turco Inglés Diccionario

beneficiary

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

beneficiary — Definition

Significado:
lehtar, yararlanıcı
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˌbenəˈfɪʃiˌeri/ – BrE /ˌbenɪˈfɪʃəri/)
Categoría gramatical:
İsim: beneficiary (beneficiaries)

Significados de "beneficiary" en diccionario turco inglés : 40 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
beneficiary n. lehtar
General
beneficiary n. faydalanan kimse
The farmers will be the beneficiaries of the new tax law.
Yeni vergi yasasından faydalananlar çiftçiler olacaktır.

More Sentences
beneficiary n. mirasçı
Emma took 56,000 dollars as the main beneficiary of her father.
Emma babasının ana mirasçısı olarak 56,000 dolar aldı.

More Sentences
beneficiary n. faydalanıcı
It is conditional on the actions of the beneficiary countries.
Bu, faydalanıcı ülkelerin eylemlerine bağlıdır.

More Sentences
beneficiary n. yararlanıcı
Forms of state aid that require an effort from the beneficiary are to be supported.
Yararlanıcının çaba sarf etmesini gerektiren devlet yardımı biçimleri desteklenmelidir.

More Sentences
Law
beneficiary n. yararlanıcı
Forms of state aid that require an effort from the beneficiary are to be supported.
Yararlanıcının çaba sarf etmesini gerektiren devlet yardımı biçimleri desteklenmelidir.

More Sentences
Education
beneficiary n. yararlanıcı
Forms of state aid that require an effort from the beneficiary are to be supported.
Yararlanıcının çaba sarf etmesini gerektiren devlet yardımı biçimleri desteklenmelidir.

More Sentences
Environment
beneficiary n. faydalanıcı
It is conditional on the actions of the beneficiary countries.
Bu, faydalanıcı ülkelerin eylemlerine bağlıdır.

More Sentences
General
beneficiary n. yararlanan kimse
beneficiary n. varis
beneficiary n. hak sahibi
beneficiary n. lehdar
beneficiary n. kar eden kimse
beneficiary n. yararlanan
beneficiary n. elde eden kimse
beneficiary adj. faydacı
Trade/Economic
beneficiary n. faydalanan kişi
beneficiary n. lehdar
beneficiary n. lehtar
beneficiary n. menfaat sahibi
beneficiary n. poliçe lehdarı
beneficiary n. sigorta poliçesi sahibine yapılan ödeme
beneficiary n. yararlanan
beneficiary n. yararlanıcı taraf
Law
beneficiary n. kendisine bir gayrimenkul üzerinde yararlanma hakkı tanınan kimse
beneficiary n. lehdar
beneficiary n. müteneffi
beneficiary n. sahip
beneficiary n. sigorta poliçesi yararlanıcısı
beneficiary n. sigorta poliçesinden yararlanan şahıs
beneficiary n. yararlanan
beneficiary adj. müstefit
Politics
beneficiary n. faydalanan
beneficiary n. fayda gören
beneficiary n. imtiyaz sahibi
Insurance
beneficiary n. hak sahibi
beneficiary n. lehdar
beneficiary n. lehtar
Linguistics
beneficiary n. yararlanan
Ottoman Turkish
beneficiary n. muhassasunleh

Significados de "beneficiary" con otros términos en diccionario inglés turco: 44 resultado(s)

Inglés Turco
General
beneficiary names n. yararlanıcı isimleri
beneficiary list n. yararlanıcı listesi
Trade/Economic
credit beneficiary n. kredi lehdarı
mortgage beneficiary n. ipotek lehdarı
beneficiary bank n. lehdar banka
beneficiary country n. yararlanıcı ülke
credit beneficiary n. kredi lehdarı
revocable beneficiary n. rücu edilebilir lehdar
primary beneficiary n. öncelikli lehdar
beneficiary account n. müstefit hesap
beneficiary account n. yararlanıcı hesabı
tax beneficiary n. vergi alacaklısı
beneficiary of a letter of credit n. akreditif lehtarı
contingent beneficiary n. muhtemel lehdar
direct beneficiary n. kesin lehdar
irrevocable beneficiary clause n. değişmez lehtar klozu
end beneficiary n. son faydalanıcı
final beneficiary n. son faydalanıcı
final beneficiary n. nihai faydalanıcı
beneficiary account n. lehtar hesap
beneficiary certificate n. teminat mektubundaki değişikliklerin kabul edildiğinin teyidini gösteren yazı
grant beneficiary n. hibe faydalanıcısı
beneficiary name n. lehdar adı
project beneficiary n. proje yararlanıcısı
freight beneficiary n. navlun lehtarı
freight beneficiary n. navlun lehtarı
Law
direct beneficiary n. kesin lehdar
contingent beneficiary n. muhtemel lehdar
beneficiary privileges n. ihtira ve telif hakları
irrevocable beneficiary n. gayrikabili rücu hak sahibi
beneficiary heir n. resmi defter tutulması talebinde bulunarak mirası kabul eden varis
beneficiary heir n. miras borçlarının az olması şartıyla mirası kabul eden varis
life beneficiary n. ömür boyu lehdar
beneficiary clause n. istifade klozu
beneficiary design n. çıkarların belirlenmesi
third party beneficiary contract n. üçüncü kişi lehine kontrat
beneficiary clause n. yararlanma klozu
trustee-beneficiary relation n. vasinin varisin menfaatleri doğrultusunda hareket etme yükümlülüğü
Politics
beneficiary institution n. faydalanıcı kurum
co-beneficiary n. beraber yararlanıcı
beneficiary country n. yararlanıcı ülke
co-beneficiary n. ortak faydalanıcı
non-beneficiary adj. yararlanan dışındaki
Education
beneficiary student n. burslu öğrenci