benefits - Turco Inglés Diccionario

benefits

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "benefits" en diccionario turco inglés : 3 resultado(s)

Inglés Turco
General
benefits n. faydalar
To remain competitive, we must ensure that the benefits of new technologies are spread to all European regions.
Rekabetçi kalabilmek için yeni teknolojilerin faydalarının tüm Avrupa bölgelerine yayılmasını sağlamalıyız.

More Sentences
Trade/Economic
benefits n. personel sosyal yardımları
Construction
benefits n. yan yardımlar

Significados de "benefits" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
survivors’ benefits n. dul ve yetim aylığı
fringe benefits n. maaş dışında verilen haklar
social benefits n. sosyal fayda
unemployment insurance benefits n. işsizlik parası
medical benefits n. sağlık yardımları
unemployment insurance benefits n. işsizlik ödeneği
dependents benefits n. dul ve yetim aylığı
together with its benefits n. faydalarının yanısıra
benefits of reading n. kitap okumanın yararları
benefits of reading n. okumanın yararları
state-social payments-benefits-substitutions n. ivaz
state-social payments-benefits-substitutions n. edim
social benefits n. sosyal yardımlar
mutual benefits n. karşılıklı çıkarlar
the benefits of technology n. teknolojinin nimetleri
benefits of electricity n. elektriğin yararları
benefits of computer n. bilgisayarın yararları
benefits of computer n. bilgisayarın faydaları
benefits of the internet n. internetin yararları
fringe benefits n. yan haklar
benefits sought n. beklenen faydalar
benefits sought n. aranan yararlar
benefits sought n. aranan faydalar
benefits sought n. beklenen yararlar
health promoting benefits n. sağlığı geliştirici faydalar
key benefits n. temel faydalar
friends with benefits n. düzenli seks içeren arkadaşlık
look after one's own benefits v. çıkarlarını gözetmek
look after one's benefits v. çıkar gözetmek
derive personal benefits v. kişisel çıkar elde etmek
derive personal benefits v. kişisel çıkar sağlamak
protect one's benefits v. çıkarını korumak
get a job with social security benefits v. sigortalı bir işe girmek
fwb (friends with benefits) abrev. düzenli seks içeren arkadaşlık
Colloquial
friend with benefits n. seks partneri/arkadaşı
friend with benefits n. duygusal birliktelik olmayıp sadece cinsel ilişki yaşanan arkadaş
Idioms
reap the benefits v. semeresini görmek
Trade/Economic
economic benefits n. ekonomik yararlar
duplication of benefits n. hakların mükerrer olarak elde edilmesi
equity compensation benefits n. özkaynak tazmin karşılıkları
termination benefits n. işten çıkarma yardımları
spillover benefits n. dışsal yararlar
actuarial present values of promised retirement benefits n. taahhüt edilen emeklilik gelirlerinin bugünkü gerçek değeri
private benefits n. özel çıkarlar
withdrawal of benefits n. kazancın geri alınması
death benefits n. veraset geliri
quantifying project benefits n. proje faydalarının belirlenmesi
vested employee benefits n. giydirilmiş personel sosyal hakları
security of benefits n. menfaatlerin korunması
promised retirement benefits n. taahhüt edilen emeklilik gelirleri
salaries and fringe benefits n. personel ücret ve giderleri
provision for employee termination benefits n. kıdem tazminatı karşılığı
fringe benefits n. ücret dışı yararlar
employee benefits n. personel sosyal hakları
external benefits n. dışsal ekonomiler
employee benefits n. işçilerin sosyal hakları
spillover benefits n. taşma yararlar
employee benefits n. çalışanlara sağlanan faydalar
social benefits n. sosyal yarar
death benefits n. ölüm yardımı
static benefits of trade n. statik dış ticaret kazançları
provisions for employee termination benefits n. kıdem tazminatı karşılıkları
flexible benefits n. esnek avantajlar
death benefits n. ölenin eş ve çocuklarına ödenen para
termination benefits n. işten çıkarma tazminatları
vested employee benefits n. giydirilmiş personel sosyal yardımları
payment of benefits n. sosyal yardım
actuarial present values of promised retirement benefits n. taahhüt edilen emeklilik ikramiyelerinin aktuaryal bugünkü değeri
tax efficiency benefits n. vergi verimliliği getirileri
retirement benefits n. emekli maaşı
outside benefits and costs n. dış fayda ve maliyetler
fringe benefits n. ek olanaklar (şirket arabası/lojman vb)
daily benefits n. günlük kar
fringe benefits n. maaş dışında verilen haklar
revenues and benefits service n. gelirler ve sosyal yardım servisi
outsourced benefits and services n. dışarıdan sağlanan fayda ve hizmetler
fringe benefits n. maaş harici ilave faydalar
fringe benefits n. sosyal yardım
in-kind benefits n. ayni gelirler
long-term employee benefits n. uzun vadeli personel sosyal hakları
short-term employee benefits n. kısa vadeli personel sosyal hakları
other long-term employee benefits n. diğer uzun vadeli personel sosyal hakları
other long-term employee benefits n. diğer uzun vadeli personel sosyal yardımları
post-employment benefits n. işten ayrılma sonrası sağlanan faydalar
short-term employee benefits n. kısa vadeli hizmet sunumunu izleyen oniki ay içindeki personel sosyal hakları
post-employment benefits n. emeklilikteki sosyal yardımlar
marginal benefits n. marjinal faydalar
static benefits n. statik yararlar
family benefits n. aile ödenekleri
department of the allocation of pension benefits n. tahsisler dairesi başkanlığı
benefits-received principle of taxation n. yararlanılan kamu hizmeti oranında vergi alma prensibi
retirement benefits n. emekli ikramiyesi
pay and benefits n. ödeme ve yardımlar
core benefits n. ana faydalar
remuneration and direct social benefits n. istihkaklar ve direkt sosyal menfaatler
long- term employee benefits n. uzun vadeli personel sosyal hakları
actuarial present values of promised retirement benefits n. taahhüt edilen emeklilik gelirlerinin aktuaryal bugünkü değeri
short- term employee benefits n. kısa vadeli personel sosyal hakları
vested benefits n. yan haklar
post- employment benefits n. işten ayrılma sonrası sağlanan faydalar
employee benefits n. personele sağlanan haklar
fringe benefits n. ek menfaatler
mutual benefits n. karşılıklı çıkarlar
gross reportable fringe benefits total n. bildirim gerektiren brüt yan ödenekler toplamı
social security benefits n. (abd) sosyal sigorta yardımı
health benefits n. sağlık yardımı
special service benefits n. özel hizmet tazminatı
social benefits n. sosyal fayda
fringe benefits n. maaş dışında verilen yan haklar
cash benefits n. işverenin işçiye yaptığı para yardımı
cash benefits n. işveren tarafından çalışana veya çalışanla ilişkili kişilere verilen vergiye tabi yardım
cash benefits n. nakdi yardımlar
cash benefits n. nakit yardımlar
all due benefits n. tüm ödenmesi gereken haklar
all due benefits n. tüm ödenmesi gereken yardımlar
derive benefits from v. çıkar temin etmek
derive benefits from v. çıkar sağlamak
Law
rights and benefits n. hak ve menfaatler
paying employee benefits n. çalışanların menfaatine ödemeler
Politics
welfare benefits n. sosyal yardım
child benefits n. çocuk yardımı
social benefits system n. sosyal yardımlar sistemi
compensation and benefits n. ödenek ve yan yardımlar
make benefits available to his supporters v. yandaşlarına peşkeş çekmek
make benefits available to his supporters v. yandaşlarına peşkeş çekmek
make benefits available v. peşkeş çekmek
Insurance
security of benefits n. menfaatlerin korunması
widow’s benefits n. dul emekli aylığı
temporary disability benefits n. geçici sakatlık tazminatları
widow’s benefits n. dulların aldığı sosyal sigorta tazminatı
insurance of daily benefits n. günlük tazminat sigortası
insurance of daily benefits during hospitalization n. hastane gündelik tazminatı tedavi
Technical
stemming benefits n. yan faydalar
indirect irrigation benefits n. indirek sulama faydalan
agricultural benefits n. zirai faydalar
agricultural benefits n. tarımsal yararlar
stemming benefits n. yan yararlar
Telecom
fringe benefits tax n. yan ödemeler vergisi
Medical
pharmaceutical benefits scheme n. ilaç yararları projesi
clinical benefits n. klinik yararlar
Environment
benefits arising from the utilization of genetic resources n. genetik kaynakların kullanımından doğan faydalar
Military
fringe benefits n. ücret dışı yararlar
personal benefits n. özlük hakları
personal service and benefits n. özlük hizmetleri ve hakları
dependency benefits n. aile yardımı
Slang
friends with benefits n. aralarında duygusal birliktelik olmayıp sadece cinsel ilişki olan iki kişi
fwb (friends with benefits) n. aralarında duygusal birliktelik olmayıp sadece cinsel ilişki olan iki kişi
friendship with benefits n. duygusal birlikteliksiz cinsel ilişki
friendship with benefits n. seks arkadaşlığı
friendship with benefits n. duygusal bir bağlılık olmadan zaman zaman yapılan seks