beslenme - Turco Inglés Diccionario

beslenme

Significados de "beslenme" en diccionario inglés turco : 22 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
beslenme nutrition n.
Nutrition science focuses on the psychological aspect of nutrition.
Beslenme bilimi, beslenmenin psikolojik yönüne odaklanır.

More Sentences
beslenme nourishment n.
Nourishment is vital for growth.
Beslenme, büyüme için hayati önem taşır.

More Sentences
General
beslenme nourishment n.
Nourishment is vital for growth.
Beslenme, büyüme için hayati önem taşır.

More Sentences
beslenme nutrition n.
Nutrition science focuses on the psychological aspect of nutrition.
Beslenme bilimi, beslenmenin psikolojik yönüne odaklanır.

More Sentences
beslenme alimentation n.
In order to stay alive, humans need alimentation, which consists of foods and beverages.
İnsanlar hayatta kalmak için yiyecek ve içeceklerden oluşan beslenmeye ihtiyaç duyarlar.

More Sentences
Medical
beslenme nutrition n.
Nutrition science focuses on the psychological aspect of nutrition.
Beslenme bilimi, beslenmenin psikolojik yönüne odaklanır.

More Sentences
beslenme alimentation n.
In order to stay alive, humans need alimentation, which consists of foods and beverages.
İnsanlar hayatta kalmak için yiyecek ve içeceklerden oluşan beslenmeye ihtiyaç duyarlar.

More Sentences
Dentistry
beslenme diet n.
Having a healthy diet also improves your mood.
Sağlıklı beslenme aynı zamanda ruh halinizi de iyileştirir.

More Sentences
Physiology
beslenme alimentation n.
In order to stay alive, humans need alimentation, which consists of foods and beverages.
İnsanlar hayatta kalmak için yiyecek ve içeceklerden oluşan beslenmeye ihtiyaç duyarlar.

More Sentences
Food Engineering
beslenme nutrition n.
Nutrition science focuses on the psychological aspect of nutrition.
Beslenme bilimi, beslenmenin psikolojik yönüne odaklanır.

More Sentences
General
beslenme aliment n.
beslenme nutriture n.
beslenme cenation [obsolete] n.
beslenme nouriture n.
beslenme nourriture n.
beslenme nutrication [obsolete] n.
beslenme repast n.
beslenme fushion n.
beslenme alimentary adj.
beslenme nutritive adj.
beslenme dietary adj.
Archaic
beslenme nourriture n.

Significados de "beslenme" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dengesiz beslenme malnutrition n.
kötü beslenme malnutrition n.
yetersiz beslenme poor nutrition n.
yetersiz beslenme malnourishment n.
yetersiz beslenme undernutrition n.
yetersiz beslenme undernourishment n.
beslenme sondası feeding tube n.
General
sadece ekmek ve su ile beslenme xerophagy n.
beslenme biçimi diet n.
beslenme bozuklukları nutrition disorders n.
dengeli beslenme balanced nutrition n.
beslenme politikası nutrition policy n.
beslenme alışkanlıkları food habits n.
beslenme bölgesi catchment area n.
kötü beslenme malnutrion n.
beslenme havzası catchment area n.
beslenme yetersizliği starvation n.
beslenme bölgesi catchment basin n.
hayvani beslenme zoophagous n.
yetersiz beslenme underfeeding n.
beslenme yetersizliği lack of food n.
yetersiz beslenme inanition n.
dengeli beslenme healthy nourishment n.
beslenme çantası lunch box n.
beslenme düzeni diet n.
beslenme bölgesi catchment area/basin n.
iyi beslenme eutrophy n.
hayvansal beslenme zoophagous n.
beslenme kifayetsizliği lack of nutrition n.
beslenme eksikliği innutrition n.
yetersiz beslenme denutrition n.
yetersiz beslenme lack of nutrition n.
beslenme kifayetsizliği innutrition n.
beslenme eksikliği denutrition n.
beslenme yetersizliği lack of nutrition n.
yetersiz beslenme innutrition n.
beslenme yetersizliği denutrition n.
beslenme yetersizliği innutrition n.
beslenme eksikliği lack of nutrition n.
beslenme kifayetsizliği denutrition n.
at etiyle beslenme hippophagy n.
beslenme araştırmaları nutrition surveys n.
beslenme yetersizliği undernutrition n.
yetersiz beslenme inadequate nutrition n.
kaşık ile beslenme spoon feeding n.
sağlıklı beslenme healthy diet n.
dengeli beslenme balanced diet n.
günlük beslenme daily nutrition n.
beslenme zinciri food chain n.
beslenme tüpü feeding tube n.
beslenme ağı food web n.
beslenme piramidi food pyramid n.
beslenme çantası tucker-bag n.
kültürel beslenme cultural nourishment n.
beslenme döngüsü nutrient cycle n.
beslenme dolaşımı nutrition cycle n.
sebzeli beslenme vegetable diet n.
yanlış beslenme malnourishment n.
ibrani beslenme kuralları kashrus n.
ibrani beslenme kuralları kashrut n.
ibrani beslenme kuralları kashruth n.
sadece meyveyle beslenme fruitarianism n.
beslenme alışkanlığı feeding behaviour n.
japonya'da özellikle çocukların beslenme çantalarına konulacak şekilde yapılan kutu yemek obento n.
organik beslenme eating organic foods n.
organik beslenme organic nutrition n.
sağlıklı beslenme bilinci healthy eating awareness n.
beslenme uzmanı nutritionist n.
beslenme uzmanı dietician n.
beslenme kuralları dietary n.
beslenme uzmanı dietitian n.
sağlıklı beslenme healthy nutrition n.
beslenme çantası lunch kit n.
beslenme çantası lunch pail n.
beslenme merkezi nutrition center n.
düzenli beslenme eating properly n.
düzenli beslenme regular diet n.
düzenli beslenme proper nutrition n.
düzenli beslenme proper diet n.
düzenli beslenme balanced diet n.
düzenli beslenme well-balanced diet n.
beslenme biçimleri dietary patterns n.
düzensiz beslenme irregular eating habit n.
kendi kendini yiyerek beslenme self-cannibalisation n.
kendi kendini yiyerek beslenme self-cannibalization n.
doğal beslenme natural diet n.
beslenme alışkanlıkları dietary habits n.
beslenme yönetimi nutritional management n.
yetersiz beslenme subnutrition n.
beslenme okuryazarlığı nutrition literacy n.
beslenme çantası lunchbox n.
beslenme çantası food bag n.
yetersiz beslenme cacotrophy n.
beslenme yetersizliği affamishment [obsolete] n.
beslenme ve barınma easement [obsolete] n.
zengin ve güzel yemeklerle beslenme high living n.
yanlış beslenme misdiet n.
beslenme uzmanı dietist n.
(köpek balıkları için) yoğun ve hunharca beslenme dönemi feeding frenzy n.
(ticari veya beslenme amaçlı avlanan) avcı pot hunter n.
etle beslenme sarcophagy n.
beslenme alışkanlıklarını inceleyen bilim dalı phagology [obsolete] n.
gıda, beslenme düzeni ve besin değerlerini bilimsel olarak inceleyen bir alan sitiology n.
gıda, beslenme düzeni ve besin değerlerini bilimsel olarak inceleyen bir alan sitology n.
beslenme alanı pasture n.
beslenme düzenini değiştirmek change one's eating pattern v.
beslenme düzenini değiştirmek change one's eating habit(s) v.
(yiyecek veya beslenme düzeni) takviyelerle zenginleştirmek fortify [obsolete] v.
beslenme ile ilgili nutritional adj.
beslenme ile ilgili alimentary adj.
beslenme ile ilgili nutritive adj.
dengeli (beslenme) well-balanced adj.
beslenme sağlayan nutritionary adj.
beslenme ile ilgili nutritionary adj.
beslenme ile ilgili nutritial adj.
beslenme kurallarına uygun kosher adj.
geleneksel çin kozmolojisindeki yin ve yang arasındaki dengeyi uyarlayan (beslenme) macrobiotic adj.
büyüme veya beslenme ile ilgili vegetive [obsolete] adj.
büyüme veya beslenme işlevi olan vegetive [obsolete] adj.
çin'in geleneksel giyim veya beslenme tarzına ilişkin mandarin adj.
(bitkinin) beslenme ve büyüme fonksiyonlarına ait metabolic adj.
(bitkinin) beslenme ve büyüme fonksiyonları ile ilgili metabolic adj.
beslenme sağlayan pabulous adj.
fleksitaryen beslenme düzenine ait veya ilgili flexitarian adj.
beslenme açısından nutritionally adv.
beslenme ile ilgili olarak nutritionally adv.
beslenme anlamı veren son ek -trophy suf.
Colloquial
beslenme çılgınlığı feeding frenzy n.
beslenme çantası tuckerbox [obsolete] n.
düzenli öğünlerle beslenme yerine atıştırma grazing n.
plunket adlı bir çocuk gelişim derneğinin beslenme önerileri doğrultusunda büyütülen bebek plunket baby [new zealand] n.
Idioms
yahudi/musevi beslenme kurallarına riayet etmek keep kosher v.
Trade/Economic
gıda maddelerinin genel etiketleme ve beslenme yönünden etiketleme kuralları nutrition labelling for foodstuffs n.
beslenme ve barındırma masrafları meals and accommodation expenses n.
beslenme ve barındırma masrafları food and accommodation expenses n.
beslenme ve barındırma masrafları meal and accommodation expenses n.
toplu beslenme endüstrisi catering industry n.
Law
özel beslenme düzeni special diets n.
belirli bir sağlık sorununa yönelik beslenme düzeni special diets n.
Politics
birleşmiş milletler daimi beslenme komitesi united nations standing committee on nutrition n.
tarım, gıda güvenliği ve beslenme küresel ortaklığı global partnership for agriculture, food security and nutrition n.
ek beslenme yardımı programı snap (supplemental nutrition assistance program) n.
Technical
normal beslenme normal shim n.
beslenme kuyusu recharge well n.
beslenme hızı eğrisi recharge rate curve n.
beslenme sahası recharge area n.
beslenme havzası recharge basin n.
beslenme hızı recharge rate n.
beslenme çukuru recharge pit n.
beslenme bölgesi catchment area n.