bilmeden - Turco Inglés Diccionario

bilmeden

Significados de "bilmeden" en diccionario inglés turco : 10 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
bilmeden without knowing adv.
Pity the consumer who will eat GMOs without knowing it, whom we will quite deliberately be misleading.
GDO'ları bilmeden yiyecek olan ve kasıtlı olarak yanlış yönlendireceğimiz tüketiciye acıyorum.

More Sentences
bilmeden unknowingly adv.
Xiang Yun Jie is rich man who was once divorced, and unknowingly had an eight year old son.
Xiang Yun Jie, bir zamanlar boşanmış ve bilmeden sekiz yaşında bir oğlu olan zengin bir adamdır.

More Sentences
General
bilmeden off-base adj.
bilmeden unintentionally adv.
bilmeden unconsciously adv.
bilmeden unawares adv.
bilmeden involuntarily adv.
bilmeden unbeware adv.
bilmeden ignorantly adv.
Archaic
bilmeden simply adv.

Significados de "bilmeden" con otros términos en diccionario inglés turco: 82 resultado(s)

Turco Inglés
General
bilmeden frikik verme wardrobe malfunction n.
dur durak bilmeden konuşma blue streak n.
durmak bilmeden konuşmak talk away v.
susmak nedir bilmeden konuşmak talk away v.
dur durak bilmeden çalışmak plug away v.
bilmeden rastgele iş yapmak drumble [obsolete] v.
bilmeden yapılan unwitting adj.
bilmeden yapılan unweeting adj.
durmak bilmeden relentlessly adv.
yorgunluk nedir bilmeden tirelessly adv.
dur durak bilmeden without ceasing adv.
doymak bilmeden rapaciously adv.
durmak bilmeden remorselessly adv.
görevini bilmeden undutifully adv.
yorulmak bilmeden unweariably adv.
kıymet bilmeden ingrately [obsolete] adv.
haddini bilmeden pretentiously adv.
dur durak bilmeden spareless adv.
sonu gelmek bilmeden prolixly adv.
Phrasals
dur durak bilmeden çalışmak peg away at v.
üzerinde dur durak bilmeden çalışmak plug away at something v.
üzerinde dur durak bilmeden çalışmak peg away at something v.
bilmeden bir şeyin içine girmek walk into v.
dur durak bilmeden çalışmak peg away v.
Colloquial
bilip bilmeden ortaya sürülen görüş/analiz hot take n.
bilmeden kendine zarar verme own goal n.
bilmeden yakınlarına zarar verme own goal n.
durumu bilmeden konuştum I spoke too soon expr.
bilip bilmeden konuştum I spoke too soon expr.
bilmeden yargılama/karar verme don't knock it till you try it expr.
bilmeden yargılama/karar verme don't knock it till you've try it expr.
Idioms
dur durak bilmeden akıp giden/geçen zaman the marching time n.
başkasının söylediği bir özlü sözü bilmeden daha tanınmış/başka bir kişiye mal etme churchillian drift n.
bilip bilmeden eleştiren kimse hurler on the ditch n.
zamanın dur durak bilmeden ilerleyişi the march of time n.
dur durak bilmeden çalışmak burn the candle at both ends v.
dur durak bilmeden çalışmak hold the rope at both ends v.
bilip bilmeden konuşmak shoot off one's mouth v.
bilmeden konuşmak talk through one's hat v.
bilip bilmeden konuşmak talk through one's hat v.
dur durak bilmeden çalışmak keep one's shoulder to the wheel v.
dur durak bilmeden çalışmak keep one's nose to the grindstone v.
bilmeden atmak be whistling in the dark v.
bilmeden konuşmak be talking through one's hat v.
bilip bilmeden konuşmak be talking through one's hat v.
bilmeden veya incelemeden bir şeyi satın almak boy a pig a poke v.
bıkmak bilmeden aynı mevzuyla uğraşmak harp on one string v.
dur durak bilmeden çalışmak put one's nose to the grindstone v.
tedbirsizce/bilip bilmeden yapmak go it blind v.
işe yarayıp yaramadığını bilmeden bir şeyler yapmak fly in the dark v.
dur durak bilmeden çalışmak have one's nose to the grindstone v.
bilip bilmeden konuşmak be talking through your hat v.
bilmeden konuşmak be talking through your hat v.
dur durak bilmeden çalışmak burn one's candle at both ends v.
dur durak bilmeden çalışmak keep nose to the grindstone v.
aşırı kibar/iyi davranarak bilmeden birinin zarar görmesine neden olmak kill with kindness v.
dur durak bilmeden çalışmak keep your nose to the grindstone v.
aşırı kibar/iyi davranarak bilmeden birinin zarar görmesine neden olmak kill somebody with kindness v.
bilip bilmeden konuşmak put (one's) oar in (something) v.
bilip bilmeden konuşmak put (one's) oar into (something) v.
dur durak bilmeden çalışmak put nose to the grindstone v.
bilip bilmeden konuşmak talk through your hat [old-fashioned] v.
bilip bilmeden konuşmak talk through hat v.
bilmeden konuşmak talk through your hat [old-fashioned] v.
bilmeden konuşmak talk through hat v.
dur durak bilmeden konuşmak shoot one's mouth off v.
dur durak bilmeden around/round the clock adv.
dur durak bilmeden on end expr.
başına ne geldiğini bilmeden not know what hit someone expr.
kendisine neyin çarptığını bilmeden not know what hit someone expr.
dur durak bilmeden around the clock expr.
dur durak bilmeden round the clock expr.
yol yordam bilmeden by the seat of your pants expr.
yol yordam bilmeden by the seat of (one's) pants expr.
yol yordam bilmeden by the seat of the pants expr.
dur durak bilmeden konuşmakta in (full) spate [uk] expr.
bilip bilmeden konuşma don't shoot off your mouth expr.
Speaking
tam olarak neden bahsettiğini bilmeden sana yardım edemem I cannot help you if I don't understand what you are talking about expr.
Law
borç davasında ilgili taahhütnamenin yanlışlıkla veya içeriğini bilmeden imzalandığının iddia edilmesi non est factum n.
Mythology
(yunan mitolojisinde) bilmeden babası laius'u öldürüp annesi jocasta ile evlenen thebes kralı oedipus rex n.
(yunan mitolojisinde) bilmeden babası laius'u öldürüp annesi jocasta ile evlenen thebes kralı king oedipus n.
Slang
bilmeden frikik verme nip slip n.