blinking - Turco Inglés Diccionario

blinking

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "blinking" en diccionario turco inglés : 15 resultado(s)

Inglés Turco
Computer
blinking adj. yanıp sönen
There are some red lights blinking on the console.
Konsolda yanıp sönen kırmızı ışıklar var.

More Sentences
Slang
blinking adj. kahrolası
Stop playing that blinking guitar!
Şu kahrolası gitarı çalmayı kes!

More Sentences
General
blinking n. göz kırpma
blinking n. yanıp sönme
blinking adj. tam
blinking adj. has
blinking adv. boşu boşuna
Colloquial
blinking adj. lanet olası
blinking adj. allah'ın cezası
Technical
blinking n. işıldama
blinking n. selektör
blinking adj. ışıldayan
blinking adj. kırpışan
Computer
blinking n. yanıp sönme
British Slang
blinking expr. çok

Significados de "blinking" con otros términos en diccionario inglés turco: 23 resultado(s)

Inglés Turco
General
blinking lights n. yanıp sönen ışıklar
blinking neon-sign n. yanıp sönen ışıklar
non-blinking record n. göz kırpmama rekoru
happen in the blinking of an eye v. göz açıp kapayıncaya kadar olmak
Idioms
in the blinking of an eye expr. kaşla göz arasında
in the blinking of an eye expr. göz açıp kapayıncaya kadar
in the blinking of an eye expr. göz açıp kapatana kadar
in the blinking of an eye expr. göz açıp kapayıncaya dek
without blinking an eye expr. gözünü bile kırpmadan
without blinking an eye expr. gözünü kırpmadan
without (even) blinking an eye expr. duraksamadan
without (even) blinking an eye expr. tereddüt etmeden
without (even) blinking an eye expr. gözünü (bile) kırpmadan
Computer
blinking cursor n. yanıp sönen imleç
blinking square n. yanıp sönen kare
blinking bar n. yanıp sönen çubuk
menu blinking n. menü yanıp sönme hızı
menu blinking n. menü yanıp sönmehızı
rate of insertion point blinking n. imlecin yanıp sönme hızı
Optics
reflex blinking n. refleks göz kırpma
spontaneous blinking n. spontane göz kırpma
voluntary blinking n. istemli göz kırpma
Botanic
blinking chickweed n. kuzey bölgelere özgü küçük bir hint marulu