boylamak - Turco Inglés Diccionario

boylamak

Significados de "boylamak" en diccionario inglés turco : 4 resultado(s)

Turco Inglés
General
boylamak end up in v.
Tom will end up in prison.
Tom hapsi boylayacak.

More Sentences
boylamak land v.
boylamak land in v.
boylamak wind up v.

Significados de "boylamak" con otros términos en diccionario inglés turco: 77 resultado(s)

Turco Inglés
General
darağacını boylamak go to the scaffold v.
hapsi boylamak end up in prison v.
ahreti boylamak die v.
tahtalı köyü boylamak peg out v.
hapishaneyi boylamak end up in jail v.
tahtalı köyü boylamak croak v.
suyun dibini boylamak go under v.
denizin dibini boylamak end up in davy jones's locker v.
hastaneyi boylamak end up in the hospital v.
akıl hastanesini boylamak wind up in a mental hospital v.
dibi boylamak dop [obsolete] v.
Phrasals
eşek cennetini boylamak pop off to v.
öbür dünyayı boylamak check out v.
suyun dibini boylamak go under v.
suyun dibini boylamak swim with (something) v.
Colloquial
cehennemi boylamak kick the bucket v.
eşek cennetini boylamak kick the bucket v.
tahtalıköyü boylamak choke v.
tahtalıköyü boylamak snuff it v.
tahtalıköyü boylamak conk v.
tahtalıköyü boylamak croak v.
tahtalıköyü boylamak cash in one's chips v.
tahtalıköyü boylamak pop off v.
tahtalıköyü boylamak buy the farm v.
tahtalıköyü boylamak drop dead v.
öteki dünyayı boylamak go bung [australia/new zealand] v.
tahtalı köyü boylamak step off the curb v.
Idioms
denizin dibini boylamak go to davy jones's locker v.
ahreti boylamak shuffle off this mortal coil v.
öbür dünyayı boylamak give up the ghost v.
öbür dünyayı boylamak cash in one's chips v.
öbür dünyayı boylamak choke v.
öbür dünyayı boylamak buy the farm v.
öbür dünyayı boylamak drop dead v.
öbür dünyayı boylamak croak v.
öbür dünyayı boylamak snuff it v.
öbür dünyayı boylamak conk v.
öbür dünyayı boylamak pop off v.
öbür dünyayı boylamak kick the bucket v.
tahtalıköyü boylamak kick the bucket v.
öteki tarafı boylamak bite the biscuit v.
ahireti boylamak be toes up v.
öbür dünyayı boylamak be toes up v.
tahtalı köyü boylamak cash in (one's) checks v.
öbür dünyayı boylamak cash in checks v.
tahtalı köyü boylamak cash in checks v.
öbür dünyayı boylamak cash in (one's) checks v.
yeri boylamak come a purler v.
yeri boylamak go a purler v.
öbür dünyayı boylamak hand in your dinner pail v.
tahtalı köyü boylamak hand in your dinner pail v.
tahtalı köyü boylamak give up the ghost v.
tahtalıköyü boylamak give up the ghost v.
cehennemin dibini boylamak go to heaven in a wheelbarrow v.
öldürülüp denizin, nehrin, okyanusun, gölün dibini boylamak sleep with the fishes v.
öldürülüp denizin, nehrin, okyanusun, gölün dibini boylamak be swimming with the fishes v.
öldürülüp suyun dibini boylamak sleep with the fishes v.
öldürülüp suyun dibini boylamak be swimming with the fishes v.
erkenden ölüp öbür tarafı boylamak drive (oneself) to an early grave v.
erkenden ölüp öbür tarafı boylamak dig (oneself) an early grave v.
tahtalıköyü boylamak cash in chips v.
öbür dünyayı boylamak cash in chips v.
gemiyle beraber suyun dibini boylamak go down with the ship v.
tahtalı köyü boylamak turn up your toes [uk] v.
tahtalı köyü boylamak turn up toes v.
Speaking
morgu boylamak I end up somewhere besides the morgue v.
Marine
denizin dibini boylamak run aground v.
Slang
hızla dibi boylamak toboggan v.
tahtalı köyü boylamak turn up one's toes v.
öteyi boylamak crap out v.
öteyi boylamak crap out v.
suyun dibini boylamak feed the fishes [uk] v.
öldürülüp denizin, nehrin, okyanusun, gölün dibini boylamak be sleeping with the fishes v.
suyun dibini boylamak feed the fishes [uk] v.
öldürülüp suyun dibini boylamak be sleeping with the fishes v.
kodesi boylamak be on ice v.
öbür tarafı boylamak bite the big one v.