boynuz - Turco Inglés Diccionario

boynuz

Significados de "boynuz" en diccionario inglés turco : 7 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
boynuz horn n.
The vet cut the cow's horn to prevent it from harming its eye.
Veteriner, gözüne zarar vermesini önlemek için ineğin boynuzunu kesti.

More Sentences
Textile
boynuz horn n.
The vet cut the cow's horn to prevent it from harming its eye.
Veteriner, gözüne zarar vermesini önlemek için ineğin boynuzunu kesti.

More Sentences
General
boynuz antenna n.
boynuz antler n.
Technical
boynuz bending iron n.
Mechanic
boynuz cam n.
Anatomy
boynuz bickern n.

Significados de "boynuz" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
boynuz biçimli kap cornucopia n.
boynuz (geyik) antler n.
boynuz biçimli süsleme cornucopia n.
tek boynuz unicorn n.
boynuz dişligiller familyası ceratodidae n.
çatal boynuz antler n.
boynuz gövdesi beam n.
boynuz çatalı knag [obsolete] n.
ilahi güçlere atfedilen boynuz horn n.
boynuz bardağında içilen içecek horn n.
boynuz ticareti yapan kimse horner n.
boynuz işinde çalışan kimse horner n.
küçük boynuz hornlet n.
boynuz ve arka kısmında açıklıkları olan kare şekilli bir deri eyer kaplaması mochila n.
boynuz ve arka kısmında açıklıkları olan kare şekilli bir deri eyer kaplaması mochilla n.
barut koymak için kullanılan boynuz veya şişe morsing horn n.
(geyikte) boynuz çatalı offer n.
(fil dişinden) antik boynuz olifant n.
(fil dişinden) eski boynuz olifant n.
(mecazen) boynuz oxhead n.
boynuz tüberkülü pearl n.
boynuz biçimli barut kabı powderhorn n.
boynuz biçimli çıkıntı cornicle n.
küçük boynuz cornicle n.
genç geyikte dallanmamış boynuz pricket n.
boynuz takma cuckoldry n.
boynuz ucu prong n.
boynuz takmak be cuckolded v.
boynuz çekmek cup v.
boynuz vurmak gore v.
boynuz dikmek cuckold v.
boynuz kulağı geçmek surpass one's elder v.
boynuz taktırmak make a cuckold of v.
alttan boynuz vurmak undergore v.
dökmek (boynuz) mew v.
düşmek (boynuz) mew v.
boynuz veya diş ile delmek horn v.
boynuz veya diş saplamak horn v.
boynuz oluşturmak horn v.
boynuz sağlamak horn v.
boynuz gibi sertleştirmek hornify v.
boynuz veya diş ile parçalamak horn v.
boynuz sürmek doss [dialect] [uk] v.
(boynuz) geri çekmek shrink [obsolete] v.
boynuz ile delmek stick v.
boynuz maddesine benzer yapıda keratose adj.
boynuz maddesinden keratose adj.
boynuz gibi horny adj.
boynuz gibi hornlike adj.
boynuz gibi corneous adj.
boynuz biçimli horn-shaped adj.
boynuz şeklinde horn-shaped adj.
boynuz gibi horn-shaped adj.
boynuz şeklinde hornlike adj.
boynuz şeklinde bölümü olan horned adj.
boynuz benzeri maddeden yapılmış hornlike adj.
boynuz şeklinde cornute adj.
boynuz gibi corniform adj.
boynuz şeklinde corniform adj.
boynuz gibi cornute adj.
boynuz çıkaran cornific adj.
boynuz çıkıntılı cornute adj.
boynuz üreten cornific adj.
boynuz gibi corny [obsolete] adj.
boynuz biçiminde cornute adj.
boynuz anlamına gelen bir ön ek kerato- pref.
dallı boynuz antler N.
Phrases
boynuz kulağı geçer the student becomes the master n.
boynuz kulağı geçermiş the student becomes the master expr.
Proverb
boynuz kulağı geçti the student becomes the master
Idioms
boynuz taktırmak wear the bull's feather v.
(birine) boynuz işaretiyle hakaret etmek make horns at (someone) v.
(birine) boynuz takmak put horns on (one) v.
-e boynuz işaretiyle hakaret etmek make horns at v.
Technical
boynuz anten cornucopia n.
boynuz anten flare antenna n.
boynuz anten horn n.
boynuz gümüşü cerargyrite n.
boynuz aralığı horn spacing n.
boynuz gümüşü horn silver n.
boynuz baskaç horn press n.
boynuz kurşunu horn lead n.
boynuz yolluk horngate n.
(demirci örsü veya teneke presi gibi) cihaz veya mekanizmanın boynuz şeklindeki bölümü horn n.
alıcı-verici ve reflektör arası elektromanyetik dalga iletimi sağlayan boynuz anten feedhorn n.
boynuz biçimli anten feedhorn n.
boynuz ışıyıcı feedhorn n.
Textile
boynuz düğme horn button n.
Mining
boynuz kap horn n.
Medical
oksipital boynuz sendromu occipital horn syndrome n.
kütanöz boynuz cutaneous horn n.
vajinal epitelyumun boynuz şeklini alması cornification n.
Anatomy
beynin iki yanal ventrikülünde de bulunan orta veya alt boynuz medicornu n.
boynuz benzeri yapı horny structure n.
dorsal boynuz dorsal horn n.
dorsal boynuz dorsal column n.
posterior boynuz dorsal column n.
posterior boynuz dorsal horn n.
posterior boynuz posterior horn n.
posterior boynuz posterior column n.
dorsal boynuz posterior horn n.
dorsal boynuz posterior column n.
lateral ventriküle ait arka boynuz postcornu n.
boynuz biçimli yapı cornu n.
boynuz biçimli vücut bölümü cornu n.
boynuz dalı point n.
Physiology
boynuz biçimli şey horn n.
boynuz şeklinde vücut bölümü horn n.
Veterinary
boynuz hastalığı horn distemper n.
boynuzsuz hayvanın boynuz çukurlarında bulunan küçük ve yuvarlak doku scur n.
Gastronomy
boynuz biçimli kap cornucopia n.
Biology
ön boynuz hücreleri anterior horn cells n.
boynuz hücresi horn cell n.
ön boynuz hücresi anterior horn cell n.
(diş, boynuz, yaprak) belirli dönemlerde dökülen deciduate adj.
Marine Biology
boynuz burnu akıntısı cape horn current n.
dişlerinde boynuz benzeri çıkıntılar bulunan akciğerli balık familyası ceratodontidae n.
kabuksuz deniz salyangozlarının sırt kısmındaki parlak renkli boynuz benzeri uzantı ceras n.
gözlerinin üstünde boynuz benzeri kılçıkları olan bir sandık balığı cowfish (lactophrys quadricornis) n.
gözlerinin üstünde boynuz benzeri kılçıkları olan bir sandık balığı toro (lactophryes quadricornis) n.
silisli dikenleri ve boynuz dokulu lifleri olan süngerlerin bulunduğu bir takım keratosilicoidea n.
silisli dikenleri ve boynuz dokulu lifleri olan süngerlerin bulunduğu bir takım halichondriae n.
boynuz benzeri çıkıntısı olan balık monoceros n.
gözleri üzerinde boynuz benzeri çıkıntılar olan sandıkbalığı cowfish n.
zoospor ve ilişkili alglerin geliştiği boynuz benzeri uzantıları olan bir canlı polyhedral body n.
zoospor ve ilişkili alglerin geliştiği boynuz benzeri uzantıları olan bir canlı polyhedron n.
gözlerinin üzerinde boynuz benzeri çıkıntılar olan çeşitli sandık balıklarına verilen ad coffer fish n.
Zoology
geyiğin boynuz kökü beam n.
(geyikte) boynuz çatalı tine n.
genç geyiklerde tam gelişmemiş boynuz bosset n.
on ikiden fazla boynuz dalı olan erkek geyik royal n.
12 veya daha fazla boynuz dalı olan geyik royal stag n.
içinden çatallar çıkan kupaya benzeri boynuz crown antler n.
(inek gibi hayvanlarda) küçük boynuz shoot n.
(geyikte) tepe boynuz çatalı sur-royal n.
(geyikte) tepe boynuz çatalı surroyal n.
boynuz benzeri antler-like adj.
boynuz, boynuzumsu, duyarga anlamları veren ön ek cerato- pref.
boynuz, boynuzumsu, duyarga anlamları veren ön ek cerat- pref.
Botanic
boynuz otu cerastium glomeratum n.
sarı nilüferin boynuz şeklindeki yaprağı bonnet [dialect] n.
Agriculture
boynuz kesme tüpü dehorning tube n.
boynuz kesme kaşığı dehorning spoon n.
Breeding
boynuz unu horn meal n.
boynuz kesimi dehorning n.
boynuz sökümü dehorning n.
boynuz kesme dehorning n.
boynuz köreltici dehorner n.
(büyükbaş hayvanda) boynuz oluşumunu engellemek dehorn v.
Apiculture
boynuz kesesi bursal cornua n.