Turco - Inglés
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Francés - Inglés
Español - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Traducción
Eliminar anuncios
Iniciar sesión / Registrarse
Apagar las luces
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Traducción
Sinónimo
Frases
Herramientas
Recursos
Sobre nosotros
Contacto
Iniciar sesión / Registrarse
EN-TR
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Español - Inglés
Francés - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Turco - Inglés
Francés - Inglés
Español - Inglés
Alemán - Inglés
Ocultar la historia
Historia detallada
Eliminar
Historia :
logon script
alphanumeric mode
active variable
intersection road
arbitrer
poch
choreograph
expediciones
structural shape
intestinal absorption
beborrotear
overpert
reference atmosphere
klingeln
fracture loading
finical
break something
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Historia
Frases
Significados de
"break something"
con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)
Categoría
Inglés
Turco
General
1
General
break something up
v.
sona erdirmek
2
General
break something up
v.
ovalamak
3
General
break something up
v.
parçalamak
4
General
break something off
v.
son vermek
5
General
break something up
v.
noktalamak
6
General
break something off
v.
koparmak
7
General
break something down
v.
parçalamak
8
General
break something to pieces
v.
paramparça etmek
Phrasals
9
Phrasals
break for something
v.
(bir şey için) bir şeye ara vermek
10
Phrasals
break for something
v.
bir yere doğru hızla koşmak
11
Phrasals
break through something
v.
bir şeyi delip/kırıp geçmek
12
Phrasals
break (something) on (something)
v.
(bir şeyi bir yere) çarparak/vurarak kırmak
13
Phrasals
break something on something
v.
(bir şeyi bir yere) çarparak/vurarak kırmak
14
Phrasals
break against (something)
v.
(dalga) kayalara çarpıp dağılmak
15
Phrasals
break against (something)
v.
(dalga) kayalara çarpmak
16
Phrasals
break against (something)
v.
(dalga) kayalarda patlamak
17
Phrasals
break against (something)
v.
(dalga) kayalara vurmak
18
Phrasals
break against (something)
v.
(bir şey bir yere) düşüp kırılmak
19
Phrasals
break against something
v.
(bir şey bir yere) düşüp kırılmak
20
Phrasals
break out with (something)
v.
bir şarkı patlatmak
21
Phrasals
break (something) to (someone)
v.
(birine) kötü bir haberi vermek/söylemek
22
Phrasals
break out with something
v.
aniden (bir kahkaha
23
Phrasals
break out with something
v.
bir şarkı patlatmak
24
Phrasals
break (something) on (something)
v.
(bir şeyi bir yere) çarparak kırmak
25
Phrasals
break (something) on (something)
v.
(bir şeyi bir yere) vurarak kırmak
26
Phrasals
break out with something
v.
kendini tutamayıp (bir şey) yapmak
27
Phrasals
break out with (something)
v.
birdenbire (bir şey) yapmaya başlamak
28
Phrasals
break against something
v.
(dalga) kayalarda patlamak
29
Phrasals
break something on something
v.
(bir şeyi bir yere) çarparak kırmak
30
Phrasals
break against (something)
v.
(bir şey bir yere) çarpıp kırılmak
31
Phrasals
break out with something
v.
birden (bir şey) yapıvermek
32
Phrasals
break against something
v.
(dalga) kayalara çarpıp dağılmak
33
Phrasals
break out with (something)
v.
kendini tutamayıp (bir şey) yapmak
34
Phrasals
break against something
v.
(bir şey bir yere) çarpıp paramparça olmak
35
Phrasals
break out with something
v.
çığlık) atmak/patlatmak
36
Phrasals
break out with (something)
v.
birden (bir şey) yapıvermek
37
Phrasals
break out with (something)
v.
çığlık) atmak/patlatmak
38
Phrasals
break against something
v.
(bir şey bir yere) çarpıp kırılmak
39
Phrasals
break against (something)
v.
(bir şey bir yere) çarpıp paramparça olmak
40
Phrasals
break against something
v.
(dalga) kayalara çarpmak
41
Phrasals
break out with something
v.
gözyaşına/yaşlara/kahkahaya boğulmak
42
Phrasals
break out with something
v.
birdenbire (bir şey) yapmaya başlamak
43
Phrasals
break out with (something)
v.
aniden (bir kahkaha
44
Phrasals
break something on something
v.
(bir şeyi bir yere) vurarak kırmak
45
Phrasals
break out with (something)
v.
gözyaşına/yaşlara/kahkahaya boğulmak
46
Phrasals
break something to someone
v.
(birine) kötü bir haberi vermek/söylemek
47
Phrasals
break against something
v.
(dalga) kayalara vurmak
48
Phrasals
break against (something)
v.
düşüp kırılmak
49
Phrasals
break against something
v.
çarpıp dağılmak
50
Phrasals
break against something
v.
bir şeyin üstünde patlamak
51
Phrasals
break against something
v.
düşüp kırılmak
52
Phrasals
break against (something)
v.
(bir şeye) çarpıp kırılmak
53
Phrasals
break against (something)
v.
çarpıp dağılmak
54
Phrasals
break against (something)
v.
(bir şeyin) üstünde patlamak
55
Phrasals
break against something
v.
bir şeye çarpıp kırılmak
56
Phrasals
break (up) (into something)
v.
tuzla buz olmak
57
Phrasals
break something off (of) something
v.
bir şeyden bir şey/parça koparmak
58
Phrasals
break someone of something
v.
birine bir şeyi/alışkanlığı bıraktırmak
59
Phrasals
break into something
v.
bir anda (konuşmaya, şarkı söylemeye, ağlamaya, başlamak) başlamak
60
Phrasals
break something up (into something)
v.
bir şeyi (küçük parçalar halinde) kırmak
61
Phrasals
break something away (from something)
v.
(bir şeyden) bir şey kopartmak
62
Phrasals
break with (someone or something)
v.
(birinden/bir şeyden) uzaklaşmak
63
Phrasals
break (one's) back to (do something)
v.
(bir şeyi yapmak) için canını dişine takmak
64
Phrasals
break something in
v.
bir şeyi yıkmak
65
Phrasals
break in (to something or some place)
v.
(bir şeye/yere) hırsızlık/suç işlemek amacıyla girmek
66
Phrasals
break through (to someone or something)
v.
delip geçip (birine/bir şeye) ulaşmak
67
Phrasals
break (one's) back to (do something)
v.
(bir şeyi yapmak) için büyük çaba sarf etmek
68
Phrasals
break someone of something
v.
birini bir şeyden/alışkanlıktan vazgeçirmek
69
Phrasals
break through (to someone or something)
v.
bir şeyi kırıp (birine/bir şeye) ulaşmak
70
Phrasals
break in on (someone or something)
v.
(birilerinin/bir şeyin) arasına dalmak/girmek
71
Phrasals
break something away (from something)
v.
(bir şeyin) bir bölümünü/kısmını kopartmak
72
Phrasals
break in (to something or some place)
v.
(bir şeye/yere) zorla girmek
73
Phrasals
break in on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) yarıda kesmek
74
Phrasals
break over (something)
v.
(bir şeyi) çarpıp dağıtmak
75
Phrasals
break into something
v.
aniden (konuşmaya, şarkı söylemeye, ağlamaya, gülmeye) başlamak
76
Phrasals
break something in
v.
bir şeye alışmak
77
Phrasals
break something up (into something)
v.
bir şeyi (küçük parçalara) ayırmak/bölmek
78
Phrasals
break into something
v.
bir anda (göz yaşlarına, kahkahalara) boğulmak
79
Phrasals
break with (someone or something)
v.
(birinden/bir şeyden) ayrılmak
80
Phrasals
break through (to someone or something)
v.
yarıp geçerek (birine/bir şeye) ulaşmak
81
Phrasals
break something away (from something)
v.
(bir şeyden) bir parça kopartmak/kırmak
82
Phrasals
break over (something)
v.
(bir şeyi) dalga dövmek
83
Phrasals
break someone or something of something
v.
birini/bir şeyi bir şeyden vazgeçirmek
84
Phrasals
break into something
v.
aniden (şarkıya, konuşmaya) girmek/giriş yapmak
85
Phrasals
break something off
v.
bir şeyden bir şey/parça koparmak
86
Phrasals
break someone or something of something
v.
birine/bir şeye bir şeyi bıraktırmak
87
Phrasals
break something off (of) something
v.
bir şeyden bir şey/parça kırmak
88
Phrasals
break (one's) back to (do something)
v.
(bir şeyi yapmak) için eşek gibi çalışmak
89
Phrasals
break someone or something of something
v.
birini/bir şeyi bir şeyden/alışkanlıktan kurtarmak
90
Phrasals
break with (someone or something)
v.
(biriyle/bir şeyle) ilişkisini kesmek
91
Phrasals
break something in
v.
bir şeyi parçalamak
92
Phrasals
break something off
v.
bir şeyden bir şey/parça kırmak
93
Phrasals
break someone or something of something
v.
birine/bir şeye bir şeyi/alışkanlığı bıraktırmak
94
Phrasals
break over (something)
v.
(bir şeye) dalga çarpmak/vurmak
95
Phrasals
break through (to someone or something)
v.
engeli aşıp (birine/bir şeye) ulaşmak
96
Phrasals
break something in
v.
bir şeyi yumuşatmak
97
Phrasals
break through (to someone or something)
v.
hattı kırıp geçerek (birine/bir şeye) ulaşmak
98
Phrasals
break (up) (into something)
v.
küçük parçalara ayrılmak
99
Phrasals
break (up) (into something)
v.
(bir şeylere) ayrılmak
100
Phrasals
break someone or something of something
v.
birini/bir şeyi bir şeyden/alışkanlıktan vazgeçirmek
101
Phrasals
break in on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) bölmek
102
Phrasals
break (one) of (something)
v.
(birini bir şeyden) vazgeçirmek
103
Phrasals
break (one's) back to (do something)
v.
(bir şeyi yapmak) için kendini paralamak
104
Phrasals
break for (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) doğru koşmak
105
Phrasals
break (one's) back to (do something)
v.
(bir şeyi yapmak) için kıçını yırtmak
106
Phrasals
break something in
v.
bir şeyi kırmak
107
Phrasals
break something in
v.
bir şeyi alıştırmak
108
Phrasals
break in (to something or some place)
v.
(bir şeye/yere) izinsiz girmek
109
Phrasals
break for (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) doğru fırlamak
110
Phrasals
break (up) (into something)
v.
kırılıp (bir şeylere) ayrılmak
111
Phrasals
break (one) of (something)
v.
(birine bir şeyi) bıraktırmak
112
Phrasals
break (one's) back to (do something)
v.
(bir şeyi yapmak) için göbeği çatlamak
113
Phrasals
break something up (into something)
v.
bir şeyi kırıp (küçük para) bölmek
114
Phrasals
break with (someone or something)
v.
(biriyle/bir şeyle) bağını koparmak
115
Phrasals
break in (to something or some place)
v.
(bir şeye/yere) yasa dışı bir şekilde girmek
116
Phrasals
break someone of something
v.
birini bir şeyden/alışkanlıktan kurtarmak
Idioms
117
Idioms
break one's neck to do something
v.
alnının damarı çatlamak
118
Idioms
break the back of something
v.
bir şeyin belini kırmak
119
Idioms
break something to pieces
v.
paramparça etmek
120
Idioms
break one's neck (to do something)
v.
alnının damarı çatlamak
121
Idioms
break one's neck (to do something)
v.
dişini tırnağına takmak
122
Idioms
break something open
v.
farklı yenmek
123
Idioms
break something open
v.
(bir takımı) yenmek
124
Idioms
break open something
v.
(bir takımı) yenmek
125
Idioms
break open something
v.
farklı yenmek
126
Idioms
break something into small pieces
v.
tuzla buz etmek
127
Idioms
break something into small pieces
v.
paramparça etmek
128
Idioms
break one's balls to do something
v.
bir şey yapmak için kıçını/götünü/bir tarafını yırtmak
129
Idioms
break one's balls to do something
v.
bir şey yapmak için paralanmak
130
Idioms
break one's balls to do something
v.
bir şey yapmak için yırtınmak
131
Idioms
break something loose from something
v.
bir şeyi bir şeyden kurtarmak
132
Idioms
break loose from (someone or something)
v.
(birinden/bir şeyden) kaçmak
133
Idioms
break the back of something
v.
bir şeyi bitirmek
134
Idioms
break faith with (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) karşı sözünü tutmamak
135
Idioms
break balls to do something
v.
bir şey yapmak için çok çabalamak
136
Idioms
break something free (from something)
v.
(bir şeyi) bir şeyden uzaklaştırmak
137
Idioms
break the back of something
v.
bir şeyi yıkmak
138
Idioms
break the back of something
v.
bir şeyi bastırmak
139
Idioms
break the back of something
v.
bir şeyin bel kemiğini kırmak
140
Idioms
break ground (for something)
v.
(bir şeyin) temelini atmaya başlamak
141
Idioms
break loose from (something)
v.
(bir şeyden) kopmak
142
Idioms
break ground (for something)
v.
(bir şeyin) temelini kazmak
143
Idioms
break loose from (something)
v.
(bir şeyden) ayrılmak/sıyrılmak
144
Idioms
break something free (from something)
v.
(bir şeyi) bir şeyden ayırmak
145
Idioms
break balls to do something
v.
bir şey yapmak için paralanmak
146
Idioms
break loose from (someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin) baskısından kurtulmak
147
Idioms
break loose from (someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin) etkisinden kurtulmak
148
Idioms
break something loose from something
v.
bir şeyi bir şeyden koparmak
149
Idioms
break your neck (doing something/to do something)
v.
(bir şey yapacağım diye/yapmak için) canını dişine takmak
150
Idioms
break balls to do something
v.
bir şey yapmak için yırtınmak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of break something
×
Term Options
Corregir / Sugerir
Francés Inglés Diccionario
Español Inglés Diccionario
Alemán Inglés Diccionario
Inglés Sinónimo Diccionario
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy