koparmak - Turco Inglés Diccionario

koparmak

Significados de "koparmak" en diccionario inglés turco : 98 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
koparmak pluck v.
Please don't pluck the walnuts off the tree.
Lütfen ağaçtaki cevizleri koparma.

More Sentences
koparmak break off v.
He broke off ties with Spain and the West.
İspanya ve Batı ile bağlarını kopardı.

More Sentences
koparmak pull off v.
General
koparmak rip off v.
Tom ripped off his bow tie.
Tom papyonunu kopardı.

More Sentences
koparmak extort v.
He extorted a large amount of money from her.
Ondan yüklü miktarda para kopardı.

More Sentences
koparmak tear out v.
Tom tore out a couple of pages from his notebook.
Tom defterinden birkaç sayfa kopardı.

More Sentences
koparmak take v.
That was taken out of context.
Bağlamından koparılmıştı.

More Sentences
koparmak break off v.
He broke off ties with Spain and the West.
İspanya ve Batı ile bağlarını kopardı.

More Sentences
koparmak extract v.
The gang couldn't extract money from people living there.
Çete orada yaşayan insanlardan para koparamadı.

More Sentences
koparmak snap v.
A shark snapped the man's leg off.
Bir köpekbalığı adamın bacağını kopardı.

More Sentences
koparmak break v.
The Commission wants to break the link between economic growth and transport growth.
Komisyon, ekonomik büyüme ile ulaşımdaki büyüme arasındaki bağlantıyı koparmak istiyor.

More Sentences
koparmak tear v.
Faces like flowers torn from their roots, the colors fading fast.
Yüzleri köklerinden koparılmış çiçekler gibi, renkleri hızla soluyor.

More Sentences
koparmak sever v.
Thus, I severed all ties with my family.
Böylece ailemle tüm bağlarımı kopardım.

More Sentences
koparmak pull v.
How did you pull that off?
Onu nasıl kopardın?

More Sentences
koparmak exact v.
They exacted a public promise from the president that he would pass the bill.
Başkan'dan tasarıyı geçireceğine dair kamuoyu önünde söz kopardılar.

More Sentences
koparmak cut off v.
People in solitary confinement are totally cut off from the outside world.
Hücre hapsindeki insanlar dış dünyadan tamamen koparılmış durumdalar.

More Sentences
koparmak pick v.
You may not pick the flowers.
Çiçekleri koparamazsın.

More Sentences
koparmak rip v.
George ripped off the gamepad's buttons as he got angry in the game.
George oyunda sinirlendiği için gamepad'in düğmelerini kopardı.

More Sentences
koparmak snatch v.
koparmak rend v.
koparmak ruptured v.
koparmak deflorate v.
koparmak teardown v.
koparmak wheedle out v.
koparmak give v.
koparmak cozen v.
koparmak rupture v.
koparmak snatch from v.
koparmak sunder v.
koparmak dissever v.
koparmak tear off v.
koparmak wring v.
koparmak take apart v.
koparmak pick off v.
koparmak utter v.
koparmak divulse v.
koparmak break something off v.
koparmak detach v.
koparmak let out v.
koparmak unstick v.
koparmak coax v.
koparmak pry v.
koparmak cull out v.
koparmak wheedle something out v.
koparmak snatch away from v.
koparmak cull v.
koparmak tear away v.
koparmak deflower v.
koparmak rive v.
koparmak snap off v.
koparmak pull apart v.
koparmak wangle v.
koparmak slive v.
koparmak abscise v.
koparmak nip v.
koparmak twin [scottish] v.
koparmak twinge [obsolete] v.
koparmak exect v.
koparmak vellicate v.
koparmak hew off v.
koparmak offcut v.
koparmak rug [dialect] [uk] v.
koparmak dismember [obsolete] v.
koparmak dissunder v.
koparmak distract [obsolete] v.
koparmak distrain [obsolete] v.
koparmak drib v.
koparmak pook [scotland] v.
koparmak pop v.
koparmak gather v.
koparmak outrive [obsolete] v.
koparmak sejein v.
koparmak pretermit v.
koparmak strain [obsolete] v.
koparmak dissociate v.
Phrasals
koparmak pluck off v.
koparmak clip something from something v.
koparmak clip something out of something v.
koparmak pluck off v.
koparmak yank someone or something out of something v.
koparmak pluck from v.
koparmak strike off v.
koparmak nip off v.
koparmak pinch off v.
koparmak clip out v.
koparmak clip out of v.
Idioms
koparmak bully something out of someone v.
koparmak break free v.
Technical
koparmak scab v.
Botanic
koparmak abscise v.
Literature
koparmak abscind v.
Archaic
koparmak reave v.
koparmak unlime v.
koparmak outwrest v.
Slang
koparmak put the screws to v.
koparmak put the screws on v.
koparmak weasel out v.
koparmak weasel out of v.

Significados de "koparmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
ipleri koparmak sever relations with someone v.
yaygara koparmak fuss v.
yaygara koparmak squall v.
kızılca kıyameti koparmak raise a hell of a row v.
bağlantısını koparmak disconnect v.
ipleri koparmak break up the link with somebody v.
yaygara koparmak bluster v.
gürültü koparmak start an uproar v.
bir şeyi bir yerden yırtarak koparmak tear something off v.
bir şeyden yavaş yavaş bir parçacığı koparmak chip away v.
ödünü koparmak frighten somebody to death v.
yaygara koparmak clamour v.
kıyameti koparmak go on the rampage v.
ödünü koparmak scare somebody to death v.
kenarından parça koparmak chip v.
yaygara koparmak cut up rough v.
ipleri koparmak cut loose from v.
kıyameti koparmak raise the roof v.
büküp koparmak twist off v.
çekip koparmak (iplikle dikilmiş bir şeyi) rip something off v.
kıyameti koparmak pop off v.
kıyameti koparmak be on the rampage v.
kıyameti koparmak storm v.
üst kısmını kesmek veya koparmak (bir bitkinin) top v.
para koparmak mulct v.
curcunayı koparmak shout and quarrel v.
koparmak (çiçek/meyve vb'ni) pluck v.
ısırıp koparmak bite off v.
beyaz saç tellerini koparmak pluck out one's gray hairs v.
yaygara koparmak make a noise v.
saplarını koparmak stem v.
zincirini koparmak run amok v.
koparmak (para) extract v.
kıyameti koparmak make a row v.
çıbanın başını koparmak bring matters to a head v.
kıyameti koparmak ramp and rage v.
kıyamet koparmak raise hell v.
ödünü koparmak gally v.
kıyameti koparmak raise a stink v.
fırtına koparmak break out v.
kıyameti koparmak kick up a rumpus v.
çığlık koparmak scream v.
sapını koparmak stem v.
yaygara koparmak clamor v.
kıyameti koparmak kick up a row v.
kıyameti koparmak raise cain v.
bir şeyi bir yerden yırtarak koparmak tear something out v.
ipleri koparmak break up the relationship with somebody v.
kıyameti koparmak make a great fuss v.
kıyameti koparmak row v.
kurutulmuş tütün yapraklarını saplarından koparmak strip tobacco v.
ödünü koparmak petrify v.
çiçek koparmak pick flowers v.
koparmak (ilişkiyi) rupture v.
kesip koparmak shear v.
dişlerini koparmak (vitesin) strip v.
ipleri koparmak break away with someone v.
üst kısmını koparmak (bitkinin) top v.
dil dökerek birinden bir şey koparmak wheedle something out of someone v.
çekip koparmak rend v.
ödünü koparmak scare v.
para vb koparmak work v.
yaygara koparmak make a fuss v.
kıyameti koparmak put on a scene v.
tuttuğunu koparmak see a thing through v.
acı çığlık koparmak screech v.
bağları koparmak cut the painter v.
bağlarını koparmak cut loose v.
bağlarını koparmak disconnect v.
kıyameti koparmak raise hell v.
kıyameti koparmak raise ruckus v.
ani olarak çekip koparmak jerk v.
ödünü koparmak strike fear into (the heart of) someone v.
kıyameti koparmak kick up a stink v.
bağlarını koparmak break one's connection v.
bağını koparmak sever one's connection v.
bağını koparmak break one's connection v.
bağları koparmak break one's connections v.
bağlarını koparmak sever one's connection v.
bağları koparmak sever one's connections v.
kafasını koparmak cut off one's head v.
kafasını koparmak decapitate v.
kafasını koparmak behead v.
bağlarını koparmak disassociate v.
bağlarını koparmak cut off communication with v.
çığlık koparmak exclaim v.
zincirini koparmak go raving mad v.
ile bağını koparmak break with v.
kıyameti koparmak make the fur fly v.
(bilgi) koparmak elicit v.
tehditle koparmak extort v.
kesip koparmak strike off v.
ilişkiyi koparmak break off the relation v.
bağını koparmak sever all ties with v.
bağlarını koparmak sever all ties with v.
izin koparmak get permission v.
dünyayla bağını koparmak disconnect with the world (around) v.
gül koparmak pick a rose v.
bağı koparmak break the bond v.
bağlantısını koparmak delink v.
elektron koparmak eject an electron v.
kuyruğunu koparmak tail v.
kıyametleri koparmak ramp v.
çekip koparmak twitch v.
yaygara koparmak yawp v.
kuş tüylerini koparmak unfeather v.
tüylerini koparmak unfeather v.
arkadaşlarından koparmak unfellow v.
çiçeklerini koparmak unflower v.
(birinin) kafasını koparmak take (one's) head off v.
dişleriyle koparmak knap v.
bağlarını koparmak unjoin v.
kız kardeşlik bağlarını koparmak unsister v.
bağını koparmak untether v.
(bir şeyi başka bir şeyden) koparmak untack v.
hart diye koparmak knapple v.
kökünden koparmak uptear v.
kökünden koparmak lift v.
çekip koparmak vellicate v.
kıyameti koparmak rend v.
(bitkinin) yapraklarını koparmak blade [scotland] v.
(birinden) mal mülk koparmak bleed v.
(birinden) para koparmak bleed v.
yaygara koparmak whither [scotland] v.
kanatlarını koparmak wing [obsolete] v.
bir yerden veya durumdan koparmak winkle (out) v.
uzuvlarını koparmak limb v.
bir kültürden koparmak deracinate v.
yaygara koparmak ruffle v.
yapraklarını koparmak disleave v.
evlilik bağını koparmak dismarry v.
bağlantıyı koparmak dislink v.
bağlantısını koparmak dissolve v.
ödünü koparmak gorgonise v.
ödünü koparmak gorgonize v.
laf koparmak dig v.
yaygara koparmak conviciate v.
yaygara koparmak firk v.
ödünü koparmak flight [obsolete] v.
aniden çekip koparmak pluck v.
yaygara koparmak pudder v.
ödünü koparmak scarre v.
ödünü koparmak scarify [dialect] v.
dişle koparmak seize with teeth v.
yaygara koparmak fret v.
sakalını koparmak beard v.
aşırı yaygara koparmak beclamor v.
aşırı yaygara koparmak beclamour v.
ucunu koparmak snub v.
yaygara koparmak squawl v.