pry - Turco Inglés Diccionario

pry

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pry — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /praɪ/ – BrE /praɪ/)
Categoría gramatical:
Fiil: pry (pries – pried – prying)
Sinónimo:
snoop, lever
Antónimos:
ignore

Significados de "pry" en diccionario turco inglés : 23 resultado(s)

Inglés Turco
General
pry v. burnunu sokmak
Blaire refuses to let her mother-in-law pry into their private lives.
Blaire, kayınvalidesinin özel hayatlarına burnunu sokmasına izin vermiyor.

More Sentences
pry v. merakla bakmak
All she ever wanted was to stay away from prying eyes.
Tek istediği merakla bakan gözlerden uzak olmaktı.

More Sentences
pry n. gözetleme
pry n. tecessüs
pry n. kaldıraç
pry n. dikizci
pry n. baskı gücü
pry n. röntgenci
pry n. kaldıraç kuvveti
pry v. koparmak
pry v. gözetlemek
pry v. dikizlemek
pry v. zorla elde etmek
pry v. başkasının özel yaşamına burnunu sokmak
pry v. zorla açmak
pry v. salça olmak
pry v. kaldıraçla kaldırmak
pry v. mütecessislik etmek
pry v. kanırtmak
pry v. küstahça sorgulamak
pry v. kurcalamak
pry v. zorlayarak açmak
Technical
pry v. manivela ile yapmak

Significados de "pry" con otros términos en diccionario inglés turco: 65 resultado(s)

Inglés Turco
General
pry bar n. levye
pry up v. kaldıraçla kaldırmak
pry into v. gözetlemek
pry about v. gözetlemek
pry something up v. bir şeyi manivela görevini gören bir şeyle kanırtmak
pry into v. burnunu sokmak
pry into someone's affairs v. birinin işlerine burnunu sokmak
pry around v. etrafı gözetlemek
pry into v. gizlisini saklısını araştırmak
pry something open v. bir şeyi manivela görevini gören bir şeyle açmak
poke and pry v. işlere burnunu sokup casusluk etmek
poke and pry v. gizlice araştırmak
pry something loose v. kanırtmak
pry out v. bulup çıkarmak
pry out of v. zorla almak
pry out of v. ağzından laf almak
Phrasals
pry something out (of something) v. (bir şeyi) bir yerden kaldıraç/levye ile kaldırmak/çekmek
pry something up v. bir şeyi kaldıraç/levye ile kaldırmak
pry something from something v. (bir şeyi) bir yerden kaldıraç/levye ile kaldırmak/çekmek
pry something off (of) something v. (bir şeyi) bir yerden kaldıraç/levye ile kaldırmak/çekmek
pry something off v. (bir şeyi) bir yerden kaldıraç/levye ile kaldırmak/çekmek
pry around v. gözetlemek
pry around v. zorla açmaya/kaldırmaya/çıkarmaya çalışmak
pry around v. casusluk yapmak
pry around v. kanırtmak
pry around v. gizli bir bilgiyi öğrenmeye/edinmeye çalışmak
pry from v. kaldıraçla/manivelayla kaldırmak
pry from v. zorla söyletmek
pry from v. ağzından kerpetenle laf almak
pry from v. birinin gözünü zorla bir şeyden ayırmak
pry from v. birinin dikkatini zorla bir şeyden ayırmak
pry from v. levyeyle ayırmak
pry from v. birini zorla bir şeyden/bir yerden ayırmak
pry from v. bilgi vermeye zorlamak
pry from v. birinin dikkatini/ilgisini zorla bir şeyden ayırmak
pry from v. birini zorla bir şeyden uzaklaştırmak
pry from v. zorla bilgi almak
pry from v. ağzından zorla laf almak
pry (someone or something) off of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) kaldıraçla/levyeyle (bir yerden) çekmek
pry off v. kaldıraçla/levyeyle çekmek
pry off v. biriyle birinin arasına girmek
pry (someone or something) off of (someone or something) v. biriyle birinin arasına girmek
pry (someone or something) off of (someone or something) v. birini birinden fiziksel olarak ayırmak
pry off v. kaldıraçla/manivelayla kaldırmak
pry off v. birini birinden fiziksel olarak ayırmak
pry (someone or something) off of (someone or something) v. birini birinden güç kullanarak ayırmak
pry off v. birini birinden güç kullanarak ayırmak
pry (someone or something) off of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) kaldıraçla/manivelayla (bir yerden) kaldırmak
pry into (something) v. (bir şeyin) gizlisini saklısını araştırmak
pry into (something) v. (bir şeyi) zorla açmak
pry into (something) v. (bir şeye) burnunu sokmak
pry into (something) v. (bir şeyin) zorla içine girmek
pry into (something) v. (bir şeyi) bir aletle açıp içine bakmak
pry into (something) v. (bir şeyi) gözetlemek
Colloquial
I don't mean to pry expr. burnumu sokmak istemem
I don't mean to pry expr. burnumu sokmak istemiyorum
Idioms
paul pry n. meraklı melahat
paul pry n. her şeye burnunu sokan kimse
paul pry n. meraklı kimse
paul pry n. her işe karışan kimse
pry something out of someone v. (birinin) ağızdan laf/bilgi almak
pry something from someone v. (birinin) ağızdan laf/bilgi almak
Textile
pry pole n. pamuk tarağının pervanesini oluşturan çubuk
Automotive
non-marring pry tool n. iz bırakmayan döşeme sökme aleti
handled pry bar n. saplı levye