breathers - Turco Inglés Diccionario

breathers

breathers — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈbriːðər/ – BrE /ˈbriːðə/)
Categoría gramatical:
İsim: breather (breathers)
Sinónimo:
respite
Antónimos:
strain

Significados de "breathers" en diccionario turco inglés : 22 resultado(s)

Inglés Turco
General
breather n. mola
I need a breather.
Bir molaya ihtiyacım var.

More Sentences
Technical
breather n. havalandırma
Experts say that the breather can withstand heavy loads.
Uzmanlar, havalandırmanın ağır yüklere dayanabileceğini söylüyor.

More Sentences
Automotive
breather n. havalandırma
Experts say that the breather can withstand heavy loads.
Uzmanlar, havalandırmanın ağır yüklere dayanabileceğini söylüyor.

More Sentences
General
breather n. paydos
breather n. havalandırıcı
breather n. hava borusu
breather n. güçlükle nefes alan kimse
breather n. ara
breather n. hava deliği
breather n. nefes harcayan kimse
breather n. konuşmacı
breather n. zayıf bir rakibe karşı oynanan müsabaka
breather n. şnorkel
breather n. dalma borusu
breather n. hava alma borusu
breather N. nefes alma arası
breather N. soluklanma
Colloquial
breather n. nefesin kesilmesine neden olan yorucu aktivite
Technical
breather n. hava deliği
Automotive
breather n. kartel havalandırma
Marine
breather n. denizaltı hava kanalı
Physics
breather n. tek boyutlu kafese uzamsal olarak yerleştirilmiş zaman periyotlu dalga

Significados de "breathers" con otros términos en diccionario inglés turco: 50 resultado(s)

Inglés Turco
General
mouth–breather n. mankafa
heavy breather n. zor nefes alan kimse
heavy breather n. hırıltılı nefes sesi çıkaran telefon sapığı
heavy breather n. hırıltılı nefes alan kimse
snorkel breather n. dalma borusu
snorkel breather n. şnorkel
snorkel breather n. hava alma borusu
take a breather v. mola vermek
have a breather v. ara vermek
have a breather v. oh demek
take a breather v. soluk almak
take a breather v. soluklanmak
Colloquial
take a breather expr. biraz soluklan
Idioms
fire-breather n. zeki
fire-breather n. ateş gibi kişi
fire-breather n. çalışkan ve becerikli kişi
fire-breather n. kararlı ve azimli kişi
fire-breather n. son derece kararlı kişi
fire-breather n. kafasına koyduğunu yapan kişi
fire-breather n. engel tanımayan kişi
fire-breather n. aşırı tutkulu kişi
fire-breather n. kendinden son derece emin kişi
fire-breather n. aşırı hırslı kişi
fire-breather n. son derece azimli kişi
Technical
breather plug n. havalandırma tapası
crankcase breather n. karter havalandırıcısı
breather pipe n. havalandırma borusu
breather tube n. havalandırma tertibatı borusu
breather plug n. nefeslik
breather cap n. havalandırma kapağı
breather pipe n. karter havalandırma borusu
crank case breather n. karter havalandırıcısı
breather paint n. solunur boya
crankcase breather pipe n. karter havalandırma borusu
crankcase air breather n. karter havalandırma
dehydrating breather n. nem alıcı
snorkel breather n. (su altı aracında) yüzeyden hava tedariki yapan boru
Mechanic
air breather n. havalandırma tertibatı
Automotive
crankcase breather pipe n. karter havalandırma borusu
air breather hose n. havalandırma hortumu
crankcase breather steering n. havalandırma deliği
oil breather chamber n. yağ havalandırma odacığı
differential breather n. diferansiyel kovanı havalandırması
breather cap n. karter havalandırma kapağı
oil breather pipe n. karter havalandırma borusu
extended breather kit n. yükseltilmiş hava giriş takımı
Aeronautic
breather tube n. havalandırma borusu
air breather n. hava emme tertibatı
Medical
mouth breather n. burun yerine ağızdan nefes alıp veren kimse
Slang
mouth breather n. mankafa