brown- - Turco Inglés Diccionario

brown-

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "brown-" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
brown sugar n. esmer şeker
brown adj. kahverengi
General
brown roof n. kahverengi çatı
brown diet n. brown diyeti (dr.brown)
brown bear n. bozayı
grayish brown n. gri kahverengi
brown hickory n. kahverengi ceviz
brown betty n. puding
brown sauce n. kahverengi sos
red brown n. kızıl kahve
brown bear n. boz ayı
brown lacewing n. kahverengi kanatlı böcek
brown hyena n. kahverengi sırtlan
brown rice n. kahverengi pirinç
golden brown n. kızıl kahverengi
brown seaweeds n. fukusgiller
brown rice n. dövülmemiş kabuksuz pirinç
little brown bat n. küçük kahverengi yarasa
brown lemming n. kahverengi kır faresi
brown cup n. kahverengi kupa
light brown n. devetüyü
brown forest soil n. kahverengi orman toprağı
brown butter n. kahverengi tereyağı
brown bullhead n. kahverengi yayın balığı
brown algae n. kahverengi yosun
brown fish owl n. balıkbaykuşu
brown creeper n. kahverengi sürüngen
deep brown n. koyu kahverengi
brown rat n. kahverengi fare
brown onion sauce n. kahverengi soğan sosu
brown sugar n. esmerşeker
light brown colour n. devetüyü
vandyke brown n. koyu kahverengi
olive brown n. yeşilimsi kahverengi
reddish brown n. kırmızımsı kahverengi
brown knapweed n. kahverengi peygamber çiçeği
brown study n. dalgınlık
brown n. kahverengi
brown marble n. kahverengi mermer
brown packaging tape n. koli bandı
bishop bismarck brown n. piskopos bismarck kahverengisi
brown bread n. siyah ekmek
brown stain n. kahverenkli çürük
brown coal n. linyit kömürü
brown coal n. linyit
brown paper n. paket kağıdı
brown coal n. yağız kömür
brown rot n. kahverengi çürük
brown-necked raven n. çöl kuzgunu
brown-nose n. dalkavuk
chukker-brown n. grimsi kahverengi
brown rice n. çeltik
brown rice n. kabuğu ayıklanmamış pirinç
brown bess n. çakmaklı tüfek
brown-bag n. kese kağıdı
brown-haired girl n. kahverengi saçlı kız
brown paper n. ambalaj kağıdı
brown coal n. kahverengi maden kömürü
crude brown sugar n. ham kahverengi şeker
golden-brown coat n. kızıl kahverengi ceket
brown hair n. kahverengi saç
dark brown n. koyu kumral
brown leather jacket n. kahverengi deri ceket
tawny-brown n. sarımsı kahverengi
tawny-brown n. açık kahverengi
tawny-brown n. (turuncuya çalan) açık kahverengi
tawny-brown n. sarımsı kahverengi
tawny-brown n. sarımsı kahverengi
reddish-brown n. kırmızımsı kahverengi
red-brown n. kızıl kahve
hair-brown n. kumral
mast brown n. açık bir kahverengimsi turuncu tonu
brown owl n. brownie guides izci grubunun yetişkin lideri
brown pound n. britanya'daki siyahi ve asyalı azınlıkların toplu alım gücü
brown n. güneş yanığı
brown bag n. kağıt çanta
brown bagging n. öğle yemeğini kağıt çantada işe götürme
brown bagging n. alkol satılmayan restorana dışarıdan içki götürme
brown goo n. kahverengi yapışkan madde
beaver brown n. sarımsı bir kahverengi tonu
brown v. karartmak
brown v. esmerleştirmek
brown v. esmerleşmek
get brown v. bronzlaşmak
brown v. esmerletmek
brown v. kararmak
brown v. kahverengileşmek
brown v. kızarmak
brown v. usanmak
brown v. karamak
brown v. kızartmak
brown-bag v. kese kağıdına koymak
fry the onions until they turn golden brown v. soğanları pembeleşinceye kadar kızartmak
fry the onions until they turn golden brown v. soğanları pembeleşinceye kadar kavurmak
brown bag v. öğle yemeğini kağıt çantada yanında götürmek
brown-bag v. (restoran) içki satmayan bir yere içki götürmek
brown bag v. kağıt çantada içki taşımak
brown-bag v. öğle yemeğini yanında götürmek
brown v. güneşten yanmak
purple brown adj. vişneçürüğü
in a brown study adj. başka şeylere dikkat etmeyecek kadar düşünceye dalmış
as brown as adj. kadar kahverengi
brown adj. kumral
light brown adj. ala (göz)
brown adj. güneşten yanmış
brown adj. kumral (saç)
as brown as a berry adj. güneşte kararmış
brown adj. esmer
brown-haired adj. kumral
brown-skinned adj. kumral
brown-haired adj. kumral (saç)
light-brown adj. ala (göz)
brown-haired adj. koyu saçlı
brown-feathered adj. kahverengi tüylü (kuş)
purple and brown adj. mor ve kahverengi
seal-brown adj. siyaha yakın koyu kahverengi
tawny-brown adj. sarımsı kahverengi
tawny-brown adj. açık kahverengi
tawny-brown adj. (turuncuya çalan) açık kahverengi
tawny-brown adj. sarımsı kahverengi
tawny-brown adj. sarımsı kahverengi
chestnut-brown adj. (saç veya kuş tüyü) kestaneye çalan kahverengi
hair-brown adj. kumral renkli
hazel-brown adj. elaya çalan kahverengi
brown-striped adj. kahverengi çizgili
brown adj. karanlık
brown-speckled adj. kahverengi çilli
brown-black adj. kahverengiye çalan siyah renkte
yellow-brown adj. kahverengimsi sarı renkte
brown adj. kasvetli
brown adj. loş
rust-brown adj. kızıl kahverengi olan
rusty-brown adj. pas renginde
rusty-brown adj. kızıl kahverengi olan
rust-brown adj. pas renginde
olive brown adj. yeşilimsi kahverengi olan (kıyafet)
orange-brown adj. kahverengimsi turuncu
brn (brown) abrev. kahverengi
Phrasals
brown off v. canını sıkmak
brown off v. sıkıntı vermek
brown off v. sıkmak
brown someone off v. birini kızdırmak
brown someone off v. birini sinirlendirmek
brown out v. voltaj düşmek
brown someone off v. birinin canını sıkmak
brown out v. kısmi karartma uygulamak
Phrases
done brown adj. aptal yerine konmuş
done brown adj. fena kandırılmış
done brown adj. keriz gibi aldatılmış
fry the onions until they turn golden brown expr. soğanları pembeleşinceye kadar kızartın

Significados de "brown-" con otros términos en diccionario inglés turco: 29 resultado(s)

Turco Inglés
General
brown diyeti (dr.brown) brown diet n.
iskoç doktor john brown'a ait brunonian adj.
Colloquial
newcastle brown ale bottle of dog n.
Technical
brown konvertörü brown converter n.
brown devinimi brownian motion n.
brown süreci brownian process n.
brown hareketi brownian movement n.
brown devimi brownian motion n.
brown devinimi brownian movement n.
brown hareketi brownian motion n.
ashby brown kuralı ashby brown rule n.
brown ve sharp ölçeği brown and sharp gauge n.
Medical
patterson-brown kelly sendromu patterson-brown kelly syndrome n.
mandibulada brown tümörü brown tumor of the mandible n.
maksiller sinüs yerleşimli brown tümörü brown tumor of the maxillary sinus n.
Psychology
brown-peterson yöntemi brown-peterson procedure n.
brown-sequard sendromu brown-sequard's syndrome n.
spearman-brown formülü spearman-brown formula n.
Pathology
brown-sequard sendromu brown-sequard syndrome n.
Math
(fraktal) pozitif brown fonksiyonlu persistent adj.
Statistics
brown's yöntemi brown's method n.
mood-brown'ın tahmin edicisi mood-brown estimation n.
brown-mood işlemi brown-mood procedure n.
mood-brown ortanca sınaması mood-brown median test n.
brown hareket süreci brownian motion process n.
Physics
brown hareketiyle ilgili brownian adj.
brown hareketi ile ilgili pedetic adj.
brown hareketine ait pedetic adj.
Botanic
bitkibilimci robert brown'a ait brownian adj.