kararmak - Turco Inglés Diccionario

kararmak

Significados de "kararmak" en diccionario inglés turco : 26 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kararmak get dark v.
In the winter, it gets dark early.
Kışın hava erken kararır.

More Sentences
General
kararmak grow dark v.
It grew dark, and what was worse, we lost our way.
Hava karardı, ve daha da kötüsü, yolumuzu kaybettik.

More Sentences
kararmak darken v.
The sky started to darken.
Gökyüzü kararmaya başladı.

More Sentences
kararmak cloud v.
Pedro left the room when Ann's face got clouded with anger.
Ann'in yüzü öfkeden kararınca Pedro odayı terk etti.

More Sentences
kararmak turn black v.
If your tongue turns black, you should probably see a doctor.
Eğer diliniz kararırsa, muhtemelen bir doktora görünmelisiniz.

More Sentences
kararmak dark [obsolete] v.
I reached the village before dark.
Hava kararmadan önce köye ulaştım.

More Sentences
Phrasals
kararmak go blank v.
Tom's face suddenly went blank.
Tom'un yüzü aniden karardı.

More Sentences
General
kararmak tarnish v.
kararmak blacken v.
kararmak dim v.
kararmak become overcast v.
kararmak black v.
kararmak brown v.
kararmak dim down v.
kararmak melanise v.
kararmak darkle v.
kararmak overcast v.
kararmak russet v.
kararmak impure [obsolete] v.
kararmak dusk v.
Phrasals
kararmak go dim v.
kararmak dim out v.
kararmak go in v.
Technical
kararmak fade out v.
Automotive
kararmak tarnish v.
Cinema
kararmak dissolve v.

Significados de "kararmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 39 resultado(s)

Turco Inglés
General
hayatı kararmak fall apart v.
ortalık kararmak get dark v.
gözü kararmak see red v.
ortalık kararmak fall v.
açlıktan gözü kararmak starve v.
kararmak (hava vb) fade v.
kararmak (madeni bir yüzey) tarnish v.
hava kararmak get dark v.
gözü kararmak lose one's temper v.
gözü kararmak lose temper v.
açlıktan gözü kararmak be famished v.
gözü kararmak black out v.
gözü kararmak be so blinded by anger v.
ortalık kararmak close in v.
gözü kararmak feel giddy v.
gözü kararmak feel dizzy v.
dünyası kararmak someone's world turn black v.
dünyası kararmak (someone's) life become upside-down v.
gözü kararmak lose self-control v.
(gökyüzü) kararmak trouble [obsolete] v.
içi kararmak cloud v.
içi kararmak shadow v.
Phrasals
gözleri kararmak glaze over v.
gözleri kararmak go blank v.
etraf kararmak go blank v.
tamamen kararmak blacken out v.
gözü kararmak gray out v.
Colloquial
gözleri kararmak black out v.
gözü kararmak blow (one's) wad v.
gözü kararmak blow (one's) load v.
içi kararmak be down v.
içi kararmak be down v.
Idioms
gözü kararmak go off the handle v.
güneşte kararmak be as brown as a berry [uk/australia] v.
gözleri kararmak hear the birdies sing v.
Speaking
hava kararmak the sky cloud over v.
Marine
kararmak (cilt güneşte) tan v.
Cinema
kararmak (tv) fade out v.
Archaic
(hava) kararmak gloom v.