brutal - Turco Inglés Diccionario

brutal

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

brutal — Definition

Significado:
zalimce, acımasız, sert
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈbruːtəl/ – BrE /ˈbruːtəl/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
ruthless, savage, harsh
Antónimos:
humane, gentle, merciful

Significados de "brutal" en diccionario turco inglés : 17 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
brutal adj. acımasız
You need to tell him the brutal reality of what happened.
Olanların acımasız gerçekliğini ona anlatmalısın.

More Sentences
brutal adj. vahşi
These were some of the most brutal murders in history.
Bunlar tarihteki en vahşi cinayetlerden bazılarıydı.

More Sentences
brutal adj. gaddar
The film was about a brutal serial killer.
Film gaddar bir seri katille ilgiliydi.

More Sentences
General
brutal adj. zalim
The tormented victims of brutal terrorism are largely forgotten.
Zalim terörizmin acı çeken kurbanları büyük ölçüde unutulmuştur.

More Sentences
brutal adj. sert
No one can work under such brutal conditions.
Böyle sert koşullar altında hiç kimse çalışamaz.

More Sentences
brutal adj. şiddetli
Layla and Sami had a brutal fight.
Layla ve Sami şiddetli bir kavga etti.

More Sentences
brutal adj. yabani
brutal adj. insanlıktan uzak
brutal adj. kaba
brutal adj. merhametsiz
brutal adj. nezaketsiz
brutal adj. yontulmamış
brutal adj. hayvanca
brutal adj. mantıksız
brutal adj. zalimce
Colloquial
brutal adj. muhteşem
Music
brutal adj. (ekstrem metal müzik) hızlı ve ağır

Significados de "brutal" con otros términos en diccionario inglés turco: 10 resultado(s)

Inglés Turco
General
brutal killer n. azılı katil
brutal response n. sert tepki
brutal facts n. acı/zalim/acımasız gerçekler
become brutal v. canavar kesilmek
by brutal force adv. zorbalıkla
by brutal force pron. salt güce dayanarak
Trade/Economic
brutal competition n. acımasız rekabet
Law
brutal murder n. hunharca işlenmiş cinayet
brutal murder n. hunharca cinayet
Politics
brutal civil war n. acımasız iç savaş