yabani - Turco Inglés Diccionario

yabani

Significados de "yabani" en diccionario inglés turco : 40 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yabani wild adj.
That these rules also apply to wild game on sale to consumers in large quantities is only logical.
Bu kuralların tüketicilere büyük miktarlarda satılan yabani av hayvanları için de geçerli olması mantıklıdır.

More Sentences
yabani savage adj.
General
yabani untamed adj.
You can't ride an untamed horse.
Yabani bir ata binemezsiniz.

More Sentences
Marine Biology
yabani wild adj.
That these rules also apply to wild game on sale to consumers in large quantities is only logical.
Bu kuralların tüketicilere büyük miktarlarda satılan yabani av hayvanları için de geçerli olması mantıklıdır.

More Sentences
General
yabani feral man n.
yabani wilde n.
yabani boorish adj.
yabani unmannerly adj.
yabani brutish adj.
yabani rough adj.
yabani brutal adj.
yabani fair adj.
yabani bestial adj.
yabani savage adj.
yabani brute adj.
yabani haggard adj.
yabani beastial adj.
yabani ferine adj.
yabani tameless adj.
yabani ragmatical [old-fashioned] adj.
yabani ragged adj.
yabani ungenteel adj.
yabani untame adj.
yabani willyard adj.
yabani myall [australia] adj.
yabani dionysiac adj.
yabani dionysian adj.
yabani coltish adj.
yabani ferous adj.
yabani skar adj.
yabani howling adj.
yabani statuesque adj.
yabani strainable adj.
yabani farouche adj.
yabani feral adj.
yabani barbarian adj.
Colloquial
yabani odd bod n.
yabani odd-bod n.
yabani odd bod adj.
yabani all-possessed adj.

Significados de "yabani" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
yabani koyun argali n.
yabani at terbiyecisi roughrider n.
halka gösterilen yabani hayvanlar (sirkte vb) menagerie n.
gri yabani kaz greylag goose n.
yabani yavru balık wild fry n.
yabani tavşan wild rabbit n.
yabani at bronc n.
dikenli yabani çalı brier n.
yabani soğan wild onion n.
yabani hanımeli woodbine n.
gri yabani kaz greylag n.
yabani havuç parsnip n.
yabani çiçek wild flower n.
yabani manda muskox n.
yabani tavşan hare n.
yabani bitki wilding n.
yabani hayvanların korunduğu alan wild life sanctuary n.
yabani ot weed n.
yabani lahana sea kale n.
yabani sarımsak eschalot n.
yabani acı kiraz chokecherry n.
yabani hayvan veya bitki wildling n.
yabani domuz warthog n.
amerika'ya özgü bir yabani at mustang n.
yabani incir caprifig n.
yabani ördek canvasback duck n.
yabani sarımsak shallot n.
yabani koyun wild sheep n.
yabani at binicisi roughrider n.
yabani at mustang n.
yabani olarak yetişen ot wildering n.
yabani ot (bahçede/tarlada) weed n.
zerdali (yabani) apricot n.
yabani tavşan dasypus n.
yabani at bronco n.
yabani olarak yetişen bitki wildering n.
nesli tükenmiş olan yabani avrupa atı tarpan (equus caballus gomelini) n.
yabani kuğu trumpeter swan n.
yabani köpek wild dog n.
yabani hayvan wild animal n.
yabani kedi serval n.
kuzey amerikaya özgü yabani kiraz pin cherry n.
yabani dere mountain stream n.
yabani hayvanlar wildlife n.
yabani hayat wildlife n.
yabani hayvanlar ve bitkiler wildlife n.
yabani hayvanlar wild animals n.
yabani maya wild yeast n.
yabani bir çocuk a wild feral boy n.
yabani çiçek wildflower n.
yabani gül brier rose n.
yabani danaayağı cuckoopint n.
gri yabani kaz graylag n.
(özellikle yabani hindi vb.) sürü rafter n.
pembe beyaz çiçekli ve yaprakları hep yeşil olan sarmaşık türünden bir yabani çiçek ground laurel n.
yabani kimse enfant sauvage n.
(hindistan'da) yabani fil yakalamakta kullanılan bir yapı keddah n.
yabani hayvan ini kennel n.
(hindistan ve myanmar'da) yabani fil yakalamakta kullanılan bir yapı kheda n.
yabani kereviz march [obsolete] n.
yabani ses wood-note n.
ormanda yaşayan saçı sakalına karışmış yabani adam woodwose n.
(çitte veya duvarda) yabani hayvanın geçtiği delik meuse n.
yabani kimse hell-raiser n.
sorumsuz ve yabani kimse hellicat [scotland] n.
yabani acele hell-for-leather n.
yabani veya yarı evcilleştirilmiş hayvanlardan oluşan grup herd n.
birçok sürüden kaçan yabani bir dana veya inek mossback n.
bir tür yabani bal ling honey n.
yabani hayvanların içinden geçtiği küçük delik muce n.
yabani köpek sürüsü gang n.
yabani kimse ripper n.
yabani kuşları kafesleyen adam decoy-man n.
yabani hayvanın ini den n.
yabani at binicisi rough rider n.
yabani havucun yenilebilir uzun kökü parsnip n.
yarı yabani kimse semisavage n.
yabani su kuşlarının kullandığı ve iki göl arasında yer alan hava yolu pass n.
yabani otlardan temizlemek weed v.
yabani otları temizlemek weed v.
yabani otları ayıklamak weed v.
yabani arıları uçuş güzergahlarına bakarak yuvalarına kadar takip etmek line bees v.
yabani kuş yumurtaları toplamak egg v.
(yabani hayvanı) öldürmeyen tuzakla yakalamak livetrap v.
yabani otları temizlemek louk v.
yabani at avlamak mustang v.
(yabani kedi) bacaklar bükük şekilde yere eğilmek crouch v.
(yabani otları) ateşe vererek ortadan kaldırmak flame v.
yabani besin aramak gather v.
yabani otlarla dolu weedy adj.
yabani ot gibi weedy adj.
fazla yabani otlu weedy adj.
yabani otsuz weedless adj.
yabani tavşan gibi harelike adj.
yabani hayvana benzeyen wild adj.
daha yabani wilder adj.
yarı yabani semisavage adj.
yabani otlar sarmış overgrown adj.
yabani bir şekilde ungenteelly adv.
Colloquial
yabani ve sahipsiz genç boğa mickey [australia] n.
yabani at binicisi rougher n.
yabani at terbiyecisi rougher n.
Idioms
yabani tip/hayvan junkyard dog n.
Law
yabani hayvan/bitki ticareti wildlife trade n.
Politics
nesli tehlike altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticaretine ilişkin sözleşme convention on international trade in endangered species of wild fauna and flora n.
doğal yaşam ortamlarının ve yabani hayvan ve bitki türlerinin korunması komitesi committee on the conservation of natural habitats and of wild fauna and flora n.
ticaretin düzenlenmesi suretiyle yabani hayvan ve bitki türlerinin korunması komitesi committee for the protection of species of wild fauna and flora by regulating trade therein n.
nesli tehlike altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticaretine ilişkin sözleşme convention on the international trade in endangered species of wild flora and fauna (cites) n.
Technical
yabani öz salınım wild self oscillation n.
Textile
yabani ipek wild silk n.
yabani ipekten yapılan kumaş wild silk n.
yabani ipeğe benzetmek için kısa ipek liflerinden yapılmış kumaş wild silk n.
yabani ipekböceği ipliklerinden dokunan ipek kumaş honan n.
Architecture
saman olarak kullanılan tek yıllık bir yabani ot bottom house n.
Woodworking
peygamber ağacının ahşabının muadili olarak kullanılan, güney amerika'nın kuzeybatısında yetişen yabani kimyongiller familyasına mensup bir ağacın kahverengimsi sarı renkli çok sert ahşabı vera n.
peygamber ağacının ahşabının muadili olarak kullanılan, güney amerika'nın kuzeybatısında yetişen yabani kimyongiller familyasına mensup bir ağacın kahverengimsi sarı renkli çok sert ahşabı maracaibo n.
Medical
dr edward bach tarafından geliştirilen homeopatik ilkelere dayanan tedavide kullanılan 38 yabani çiçekten elde edilen öz bach flower essences n.
Psychology
yabani çocuklar feral children n.
Pathology
yabani turp tohumundan zehirlenme sebebiyle olduğu düşünülen çavdar hastalığı raphany n.
yabani turp tohumundan zehirlenme sebebiyle olduğu düşünülen çavdar hastalığı raphania n.
yabani tavşan hastalığı tularemia n.
yabani tavşan hastalığı rabbit fever n.
yabani tavşan hastalığı yatobyo [japanese] n.
yabani tavşan hastalığı tularaemia n.
yabani tavşan hastalığı ohara disease n.
yabani kuşlarda ve kümes hayvanlarında görülen, fizyolojik olarak sıtmaya benzeyen ateşli bir hastalık bird malaria n.
evcil ve yabani hayvanlarda görülen bir virüs hastalığı papillomatosis n.
Food Engineering
yabani ot herb n.
Gastronomy
portakallı yabani ördek wild duck with orange n.
yabani ördek wild goose n.
yabani domuz paçası wild boar haunch n.
yabani domuz sırtı wild boar saddle n.
yabani turp horseradish n.
yabani kaz wild duck n.
yabani ördek wild duck n.
yabani enginar cardoon n.
yabani sarımsağın soğan biçimindeki yenebilen lezzetli kökü ramson n.
yabani sarımsağın soğan biçimindeki yenebilen lezzetli kökü ramsons n.
yabani patates uruguay potato n.
yabani patates uruguay potato vine n.
yabani patates commerson's wild potato (solanum commersonii) n.
mayalanmış yabani maraska kirazlarından damıtılarak yapılan bir likör maraschino liqueur n.
haşlanmış yabani domuz eti head-cheese [us] n.
haşlanmış yabani domuz eti headcheese n.
Chemistry
esasen yangın geciktirici ve yabani ot kıran olarak kullanılan beyaz kristalli bir tuz ammonium sulfamate n.
Biology
yabani tip wild type n.
hem yabani hem de ekili formları olduğu bilinen bitki türü indigene n.
hem yabani hem de ekili formları olduğu bilinen bitki türü indigen n.
Biochemistry
yabani yaseminden elde edilen bir glukozit dulcamarin n.
Marine Biology
yabani stok wild stock n.