buzlu - Turco Inglés Diccionario

buzlu

Significados de "buzlu" en diccionario inglés turco : 15 resultado(s)

Turco Inglés
General
buzlu iced n.
Do you want the tea hot or iced?
Çayı, sıcak mı yoksa buzlu mu istiyorsun?

More Sentences
buzlu frosted adj.
Frosted window films have recently become quite a popular interior and exterior design solution.
Buzlu cam filmleri son zamanlarda oldukça popüler bir iç ve dış tasarım çözümü haline geldi.

More Sentences
buzlu icy adj.
These tires are designed for icy roads.
Bu lastikler buzlu yollar için tasarlanmıştır.

More Sentences
buzlu iced adj.
Do you want the tea hot or iced?
Çayı, sıcak mı yoksa buzlu mu istiyorsun?

More Sentences
buzlu on the rocks adv.
On the rocks, please.
Buzlu olsun, lütfen.

More Sentences
Gastronomy
buzlu with ice expr.
I don't like to drink water with ice.
Buzlu su içmeyi sevmiyorum.

More Sentences
General
buzlu gelid adj.
buzlu translucent adj.
buzlu frosty adj.
buzlu frappe adj.
buzlu glacial adj.
buzlu glacé adj.
buzlu glacious adj.
buzlu ice adj.
buzlu diaphaned adj.

Significados de "buzlu" con otros términos en diccionario inglés turco: 113 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
buzlu cam frosted glass n.
General
buzlu sis frost fog n.
buzlu şeker popsicle n.
buzlu süt ice milk n.
buzlu kahve iced coffee n.
buzlu çay iced tea n.
buzlu şerbetten yapılan tatlı ice n.
buzlu çay kaşığı iced tea spoon n.
buzlu su ice water n.
meyveyle tatlandırılmış bir tür buzlu tatlı sherbert n.
kayak yapan kişinin bir at ya da araç tarafından buzlu bir yüzeyin üzerinden çekilmesi skijoring n.
buzlu cam opal glass n.
çubukta buzlu şeker popsicle n.
buzlu su iced water n.
buzlu çay ice tea n.
buzlu lolipop icypole n.
buzlu yol icy road n.
buzlu plato icy plateau n.
bir tür buzlu içecek slurpee n.
buzlu dondurma popsicle n.
buzlu yüzey icy surface n.
buzlu jack daniel's jack on the rocks n.
bir kova buzlu su eylemi ice bucket challenge n.
buzlu viski whiskey on the rocks n.
tuzlu buzlu su saline ice water n.
buzlu badem iced almond n.
buzlu atıştırmalık ice pop n.
buzlu badem iced almonds n.
buzlu cam matted glass n.
meyve püresi, kahve veya şarapla tatlandırılan tanecikli buzlu bir tatlı granite n.
buzlu bölge ice field n.
buzlu dondurma ice n.
buzlu alan icescape n.
buzlu yüzey ice n.
buzlu yolda kontrolünü kaybetmek lose control on the icy road v.
buzlu yolda kontrolden çıkmak lose control on the icy road v.
içi buzlu yapıda olmak ice v.
buzlu cam frosted adj.
buzlu (cam) frosted adj.
buzlu cam gibi ground-glass adj.
buzlu camla ilgili ground-glass adj.
buzlu içecek rock adj.
(kek) buzlu frosted adj.
buzlu bir halde gelidly adv.
Phrasals
buzlu veya kayalık zemine kazma vurmak break up v.
Colloquial
içkisini buzlu içmek be on the rocks v.
Idioms
buzlu olmak (içki) be on the rocks v.
Speaking
yollar buzlu mu? are the roads icy? expr.
Technical
buzlu cam ground glass n.
buzlu su ile soğutma iced water cooling n.
buzlu cam bone glass n.
buzlu su iced water n.
buzlu cam opal glass n.
buzlu sis ice fog n.
buzlu cam figured glass n.
buzlu ampul frost bulb n.
kalayla kaplı levha üzerinde bazı asitlerin neden olduğu kristalimsi veya buzlu görünüm moire metallique n.
asfaltlı veya buzlu yolları kumlayan makine sander n.
buzlu olmayan (cam) unfrosted adj.
Electric
buzlu lamba frosted lamp n.
Lighting
buzlu ampul frosted bulb n.
buzlu lamba frosted lamp n.
Traffic
buzlu yol ice road n.
Medical
buzlu cam dansiteler ground glass densities n.
buzlu cam yoğunluk alanları areas of ground-glass density n.
miyokartta buzlu cam görünüm glass appearance of the myocardium n.
buzlu cam hepatositler ground glass hepatocyte n.
Psychology
buz veya buzlu gıdaları aşırı şekilde tüketme isteği pagophagia n.
Optics
buzlu cam görünümü ground-glass appearance n.
Food Engineering
buzlu içecek ice slush n.
Gastronomy
buzlu çay ice tea n.
bol buzlu viski on the rocks n.
buzlu greyfurt iced grapefruit n.
meyveyle tatlandırılmış bir tür buzlu tatlı sherbert n.
meyveli buzlu içecek smoothie n.
yeşilliklerle yapılan buzlu içecek green smoothie n.
buzlu cin, limon veya limon suyu, şeker ve sodadan yapılan bir içki tom collins n.
buzlu viski whisky on the rocks n.
cin, su, şeker ve limon veya misket limonu suyuyla hazırlanan bir buzlu kokteyl gin sling n.
meyve püresi, kahve veya şarapla tatlandırılan tanecikli buzlu bir tatlı granita n.
meyve püresi, kahve veya şarapla tatlandırılan tanecikli buzlu bir tatlı granite n.
buzlu şarap ice wine n.
buzlu şarap icewine n.
şarap veya likör bazlı, meyveli ve şekerli bir buzlu içki cobbler n.
rom, hindistancevizi kreması ve ananas suyu ile yapılan buzlu bir içki piñacolada n.
rom, hindistancevizi kreması ve ananas suyu ile yapılan buzlu bir içki piña colada n.
porto riko'ya özgü, piramit şeklinde buzlu bir tatlı piragua n.
misket limonu, rom ve koladan yapılan buzlu bir içecek cuba libre n.
(içecek) buzlu püre formunda frozen adj.
buzlu (içecek) on the rocks expr.
Chemistry
buzlu asetik asit glacial acetic acid n.
Biology
buzlu sularda ve erimiş buzul sularında yaşayan plankton cryoplankton n.
Marine Biology
gezgin buzlu pack ice n.
gezgin buzlu open ice n.
gezgin buzlu broken ice n.
gezgin buzlu loose pack ice n.
gezgin buzlu slack ice n.
gezgin buzlu open pack ice n.
gezgin buzlu loose ice n.
Astronomy
güneş sisteminin dışındaki buzlu cisimlerin yüzeyinde bulunan kırmızımsı bir organik madde tholin n.
buzlu uydu/ay icy moon n.
Geography
(buzlu bölgede gökyüzüne yansıyan) sarımsı veya beyazımsı parıltı iceblink n.
buzlu bölge icefield n.
Meteorology
buzlu duman frost smoke n.
buzlu sis frost fog n.
(buzlu bölgede gökyüzüne yansıyan) sarımsı veya beyazımsı parıltı ice sky n.
Sport
(buz hokeyi) buzlu saha yüzeyi cushion [canada] n.
Photography
buzlu cam matte glass n.
buzlu cam mat glass n.
buzlu cam ground glass n.
Slang
buzlu şeker icy pole n.
buzlu şeker ice block n.
Modern Slang
votka ve portakal ya da ananas suyu karıştırılarak hazırlanan buzlu bir içki aloha screwdriver n.