captive - Turco Inglés Diccionario

captive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

captive — Definition

Significado:
esir, tutsak
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈkæptɪv/ – BrE /ˈkæptɪv/)
Categoría gramatical:
İsim: captive (captives); Sıfat: captive
Sinónimo:
prisoner
Antónimos:
free person

Significados de "captive" en diccionario turco inglés : 21 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
captive n. esir
Age-related diseases need no longer hold our fates captive.
Yaşa bağlı hastalıkların artık kaderimizi esir almasına gerek yok.

More Sentences
captive adj. tutsak
Kill all the captives.
Tüm tutsakları öldürün.

More Sentences
General
captive n. tutsak
Kill all the captives.
Tüm tutsakları öldürün.

More Sentences
captive n. savaş esiri
The terrorist executed all the captives.
Terörist, savaş esirlerinin tamamını infaz etti.

More Sentences
captive adj. esir
The woman was taken captive by the robbers.
Kadın soyguncular tarafından esir alındı.

More Sentences
Military
captive n. esir
Age-related diseases need no longer hold our fates captive.
Yaşa bağlı hastalıkların artık kaderimizi esir almasına gerek yok.

More Sentences
General
captive n. mahpus
captive n. rehine
captive n. köle
captive adj. esir düşmüş
captive adj. baskı altında
captive adj. kısıtlanmış
captive adj. mahkum
captive adj. büyülenmiş
captive adj. bağlanmış ya da kafese konmuş (hayvan)
captive adj. tek şirkete hizmet eden
captive adj. koşulları kısıtlanmış olan
captive adj. zoraki
captive adj. seçim hakkı elinden alınmış
captive adj. (bir şeylere) mecbur bırakılmış
captive adj. rehin

Significados de "captive" con otros términos en diccionario inglés turco: 52 resultado(s)

Inglés Turco
General
captive audience n. zoraki dinleyiciler
captive balloon n. yere bağlı balon
hold somebody captive v. esir almak
be captive of one's feelings v. duygularının esiri olmak
take captive v. esir almak
be captive of one's feelings v. duygularına boyun eğmek
take someone captive v. tutsak almak
keep someone captive v. esir tutmak
hold someone captive v. esir tutmak
be kept captive v. esir tutulmak
be taken captive v. esir alınmak
be held captive v. esir tutulmak
hold captive v. esir tutmak
hold captive v. esir almak
lead captive v. esaret altına almak
lead captive v. hapse koymak
captive-bred adj. esaret altında yetiştirilmiş
Idioms
captive audience n. kendini kaptırmış izleyici
captive audience n. pür dikkat izleyen seyirci
hold someone captive v. birisini esir tutmak
keep someone captive v. birisini alıkoymak
hold someone captive v. birisini tutsak etmek
keep someone captive v. birisini esir tutmak
keep someone captive v. birisini tutsak etmek
hold someone captive v. birisini alıkoymak
Trade/Economic
role of a captive company n. arzı denetleme gücüne sahip şirket rolü
captive market n. tutsak piyasa
captive bank n. sermayesinin tamamı şirketler grubuna ait ve amacı bu şirketler grubuna bankacılık hizmeti vermek olan banka
captive bank n. bağlı banka
captive shop n. kullanımı şirkete ait olan atölye
captive product pricing n. zorunlu ürün fiyatlandırması
captive market n. giriş engelleri olan piyasa
captive finance company n. bayi stoklarını finanse etmek veya tüketiciye kredi kullandırmak için üretici firma tarafından oluşturulan finans şirketi
Politics
agent owned captive company n. acente sahipli bağlı şirket
captive state n. esir devlet
Insurance
captive insurance company n. münhasır sigorta iştiraki
Technical
captive nut n. sabit somun
captive washer n. sabit rondela
with counterbore and captive washer n. havşalı ve sabit rondelalı
captive screw n. kilitleme vidası
Computer
captive portal n. kısıtlama portalı
Mechanic
captive wire connector n. vidalı bağlantı teli
Aeronautic
captive balloon n. sabit balon
captive test n. statik deney
Mining
captive mine n. kullanım haklarının tamamının işleten şirkette olduğu kömür madeni
Breeding
captive breeding program n. nesli tükenmekte olan hayvanların korunaklı bölgelerde yetiştirilmesi programı
Environment
captive breeding program n. nesli tükenmekte olan hayvanların korunaklı bölgelerde yetiştirilmesi programı
Military
captive test n. tespit edilmiş füze testi
captive firing n. tespit edilmiş atış
captive test n. bremze füze testi
war captive n. harp esiri
captive balloon n. bağlı balon