catapult - Turco Inglés Diccionario

catapult

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

catapult — Definition

Significado:
mancınık, fırlatıcı
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈkætəˌpʌlt/ – BrE /ˈkætəpʌlt/)
Categoría gramatical:
İsim: catapult (catapults); Fiil: catapult (catapults – catapulted – catapulting)

Significados de "catapult" en diccionario turco inglés : 24 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
catapult n. mancınık
The catapults destroyed the castle walls.
Mancınıklar kale duvarlarını yıkıyordu.

More Sentences
General
catapult n. sapan
The children were hunting birds with their catapults.
Çocuklar sapanla kuş avlıyorlardı.

More Sentences
catapult v. fırlatmak
The boy was catapulted into the air from the seesaw.
Çocuk, tahterevalliden havaya fırlatıldı.

More Sentences
Technical
catapult n. sapan
The children were hunting birds with their catapults.
Çocuklar sapanla kuş avlıyorlardı.

More Sentences
Aeronautic
catapult n. mancınık
The catapults destroyed the castle walls.
Mancınıklar kale duvarlarını yıkıyordu.

More Sentences
catapult n. sapan
The children were hunting birds with their catapults.
Çocuklar sapanla kuş avlıyorlardı.

More Sentences
Military
catapult n. fırlatma rampası
The aircraft carrier is equipped with two catapults.
Uçağın nakliye bölümünde iki adet fırlatma rampası var.

More Sentences
catapult n. mancınık
The catapults destroyed the castle walls.
Mancınıklar kale duvarlarını yıkıyordu.

More Sentences
General
catapult n. katapült uçak
catapult n. fırlatma düzeneği ile ilgili
catapult v. mancınıkla atmak
catapult v. atmak
catapult v. vurmak
catapult v. zıplamak
catapult v. sıçramak
catapult v. hızlı ve ani hareket etmek
catapult v. aniden öne çıkmak
catapult v. (bir duruma) adım atmak
catapult v. birden gündeme gelmek
catapult N. fırlatıcı
Aeronautic
catapult n. katapult
catapult n. uçağı uçak gemisinden fırlatmaya yarayan düzenek
Military
catapult n. katapult
catapult v. mancınık ile atmak

Significados de "catapult" con otros términos en diccionario inglés turco: 19 resultado(s)

Inglés Turco
Phrasals
catapult someone or something into something v. ün, şöhret getirmek
catapult someone or something into something v. (bir yeri) mancınıkla (bir şey) atarak vurmak
catapult someone or something into something v. üne, şöhrete kavuşturmak
catapult someone or something into something v. mancınıkla atmak
catapult someone or something into something v. mancınıkla fırlatmak
catapult someone or something into something v. manşete, ekranlara taşımak
catapult someone or something into something v. bir duruma sokmak
catapult into v. bir duruma sokmak
catapult into v. üne, şöhrete kavuşturmak
catapult into v. ün, şöhret getirmek
catapult into v. manşete, ekranlara taşımak
Aeronautic
catapult phase n. katapult fazı
catapult stage n. katapult kademesi
ejection catapult n. fırlatma katapultu
catapult seat n. katapult yuvası
catapult aircraft n. katapult uçağı
Military
catapult aircraft n. katapult uçağı
catapult seat n. katapult yuvası
catapult-launched adj. mancınık ile ateş edilmiş