cautioning - Turco Inglés Diccionario

cautioning

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cautioning — Definition

Significado:
dikkat, tedbir
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈkɔːʃən/ – BrE /ˈkɔːʃən/)
Categoría gramatical:
İsim: caution (uncountable); Fiil: caution (cautions – cautioned – cautioning)

Significados de "cautioning" en diccionario turco inglés : 39 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
caution n. ihtiyat
Events unfolding today before other committees suggest that this caution is necessary.
Bugün diğer komiteler önünde yaşanan olaylar bu ihtiyatın gerekli olduğunu göstermektedir.

More Sentences
caution n. dikkat
You should walk with caution, the floor is wet.
Dikkatli yürümelisiniz, yerler ıslak.

More Sentences
caution n. temkin
General
caution n. tedbir
Sometimes courage is more valuable than caution.
Bazen cesaret tedbirden daha değerlidir.

More Sentences
caution n. uyarı
These are some of the cautions there may be.
Bunlar bazı uyarılar olabilir.

More Sentences
caution n. ihtar
I don't think you can walk away with just a caution this time.
Bu sefer sadece bir ihtarla kurtulabileceğinizi sanmıyorum.

More Sentences
caution v. uyarmak
Rehn cautioned, however, that the process would be long and difficult.
Ancak Rehn, sürecin uzun ve zorlu olacağı konusunda da uyardı.

More Sentences
caution v. ikaz etmek
The advisers who cautioned us years ago have been listened to.
Yıllar önce bizi ikaz eden danışmanların sözlerine kulak verilmiştir.

More Sentences
Law
caution n. ihtar
I don't think you can walk away with just a caution this time.
Bu sefer sadece bir ihtarla kurtulabileceğinizi sanmıyorum.

More Sentences
caution n. ihtiyat
Events unfolding today before other committees suggest that this caution is necessary.
Bugün diğer komiteler önünde yaşanan olaylar bu ihtiyatın gerekli olduğunu göstermektedir.

More Sentences
caution n. tedbir
Sometimes courage is more valuable than caution.
Bazen cesaret tedbirden daha değerlidir.

More Sentences
caution v. ikaz etmek
The advisers who cautioned us years ago have been listened to.
Yıllar önce bizi ikaz eden danışmanların sözlerine kulak verilmiştir.

More Sentences
Technical
caution n. ikaz
Those guys need a note of caution; they are acting too unwary.
Bu adamları bir ikaz etmek lazım; çok tedbirsiz davranıyorlar.

More Sentences
Automotive
caution n. uyarı
These are some of the cautions there may be.
Bunlar bazı uyarılar olabilir.

More Sentences
General
caution n. garip şey
caution n. uyar
caution n. kefalet
caution n. teyakkuz
caution n. basiret
caution n. uyarma
caution n. sakınma
caution n. özen
caution n. tuhaf kimse
caution n. teminat
caution v. ihtar vermek
caution v. dikkatini çekmek
caution v. tembihlemek
caution v. tembih etmek
caution v. ihtar etmek
Colloquial
caution n. tuhaf kimse
caution n. ilgi çekici karakter
Law
caution n. ihtar etme
caution n. kefalet
caution n. kefil
caution n. şerh
caution n. teminat
caution n. tanıkların ikazı
caution n. yabancıların mahkemeye yatıracakları teminat akçesi
caution v. ihtar etmek

Significados de "cautioning" con otros términos en diccionario inglés turco: 95 resultado(s)

Inglés Turco
General
caution signs n. uyarı levhaları
caution strip n. ikaz şeridi
caution tape n. ikaz bandı
caution sign n. dikkat işareti
caution money n. teminat
caution money n. kefalet
a word of caution n. bir uyarı
be treated with caution v. dikkat göstererek
approach with caution v. temkinli yaklaşmak
approach the subject with caution v. konuya dikkatle yaklaşmak
urge caution v. temkinli olmayı elden bırakmamak
exercise caution v. ihtiyatlı davranmak
exercise caution v. dikkat göstermek
with caution adv. dikkatlice
with caution adv. tedbir alarak
with caution adv. ihtiyatla
with caution adv. özenle
Phrasals
caution someone against something v. birini bir şeye karşı uyarmak
caution someone about something v. birini bir şeye karşı uyarmak
caution someone about someone or something v. birini birine/bir şeye karşı uyarmak
caution (one) against (someone or something) v. (birini birine/bir şeye) karşı uyarmak
caution about v. -e karşı uyarmak
caution someone about someone or something v. birini biri/bir şey hakkında uyarmak
caution (one) against (someone or something) v. (birini biri/bir şey) hakkında uyarmak
caution about v. hakkında uyarmak
caution (one) about (someone or something) v. (birini biri/bir şey) hakkında uyarmak
caution (one) about (someone or something) v. (birini birine/bir şeye) karşı uyarmak
Phrases
caution is warranted expr. dikkat edilmesi gereklidir
caution wet floor expr. dikkat zemin ıslak
caution wet floor expr. dikkat ıslak zemin
subject to caution expr. tedbire tabi
subject to caution expr. ihtiyata tabi
Proverb
let's throw caution to the wind atın ölümü arpadan olsun
Colloquial
you are a caution! expr. seni gidi seni!
out of an abundance of caution expr. her ihtimale karşı
out of an abundance of caution expr. ne olur ne olmaz diye
out of an abundance of caution expr. ihtiyatlı/hazırlıklı olmak adına
Idioms
err on the side of caution v. riske girmemek
throw caution to the wind v. ihtiyatı elden bırakmak
throw caution to the winds v. ihtiyatı elden bırakmak
err on the side of caution v. tedbirli davranmak
throw caution to the winds v. tedbirli davranmaktan vazgeçmek
throw caution to the wind v. risk almak
throw caution to the winds v. riske girmek
throw caution to the wind v. riske girmek
throw caution to the winds v. risk almak
err on the side of caution v. ihtiyatı elden bırakmamak
throw caution to the wind v. tedbirli davranmaktan vazgeçmek
err on the side of caution v. tedbiri elden bırakmamak
fling caution to the wind v. ihtiyatı elden bırakmak
fling caution to the wind v. tedbirli davranmaktan vazgeçmek
cast caution to the wind v. tedbirli davranmaktan vazgeçmek
cast caution to the wind v. ihtiyatı elden bırakmak
cast caution to the wind v. riske girmek
fling caution to the wind v. riske girmek
toss caution to the wind v. riske girmek
toss caution to the wind v. ihtiyatı elden bırakmak
toss caution to the winds v. risk almak
toss caution to the wind v. tedbiri elden bırakmak
toss caution to the wind v. tedbirli davranmaktan vazgeçmek
toss caution to the winds v. riske girmek
toss caution to the winds v. akışa bırakmak
toss caution to the wind v. risk almak
toss caution to the wind v. akışa bırakmak
toss caution to the winds v. tedbirli davranmaktan vazgeçmek
toss caution to the winds v. tedbiri elden bırakmak
toss caution to the winds v. ihtiyatı elden bırakmak
let's throw caution to the wind expr. battı balık yan gider
Trade/Economic
caution money n. teminat parası
caution money n. depozito
caution money n. muvakkat teminat
Law
charging and caution n. suçlamanın açıklanması ve susma hakkının hatırlatılması
action of caution n. ihtar davası
caution money n. depozito
caution money n. geçici teminat
caution [obsolete] n. ihtirazi kayıt
caution [obsolete] n. kurtarma klozu
Technical
identification and caution plate n. tanıtma ve ikaz levhası
caution lamp n. ikaz lambası
master caution light n. ana ikaz lambası
master caution light n. önemli arızaları ikaz eden lamba
caution plate n. ikaz levhası
caution sign n. ikaz işareti
Computer
caution banner n. dikkat büyük başlığı
Automotive
battery caution n. akü ile ilgili uyarı
caution sign n. uyarı işareti
caution flag n. uyarı bayrağı
Traffic
caution! student driver expr. dikkat! acemi şoför
caution! learner driver expr. dikkat! acemi şoför
Railway
caution board n. ihbar işareti
Military
airspace caution area n. tedbirli uçuş sahası
master caution signal n. dikkat ikaz işareti
caution area n. dikkat bölgesi
master caution light n. esas ikaz ışığı
mixup caution n. karıştı dikkat