ceviz - Turco Inglés Diccionario

ceviz

Significados de "ceviz" en diccionario inglés turco : 9 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ceviz walnut n.
Our living room furniture is made from walnut trees.
Oturma odası mobilyalarımız ceviz ağaçlarından yapılmıştır.

More Sentences
Gastronomy
ceviz walnut n.
Our living room furniture is made from walnut trees.
Oturma odası mobilyalarımız ceviz ağaçlarından yapılmıştır.

More Sentences
Botanic
ceviz walnut n.
Our living room furniture is made from walnut trees.
Oturma odası mobilyalarımız ceviz ağaçlarından yapılmıştır.

More Sentences
General
ceviz hickory nut n.
ceviz waldorf salad n.
ceviz hickory n.
ceviz nut n.
ceviz hognut n.
Botanic
ceviz walnut tree n.

Significados de "ceviz" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
çetin ceviz hard case n.
çetin ceviz a hard nut to crack n.
ceviz gibi kabuklu yemiş nut n.
ceviz ağacı walnut n.
kahverengi ceviz brown hickory n.
ceviz gibi yemişlerin kabuğu nutshell n.
ceviz vb'yle kaplı dondurma sundae n.
çetin ceviz hot potatoes n.
ceviz kabuğu nutshell n.
ceviz yağı walnut oil n.
ceviz kıracağı nutcracker n.
kaşu ceviz cashew n.
ceviz ağacı walnut tree n.
çetin ceviz tartar n.
amerikaya özgü küçük ceviz pignut n.
ceviz rengi walnut n.
çetin ceviz hard nut to crack n.
ceviz kabuğu walnut shell n.
beyaz ceviz white walnut n.
ceviz içi meat of a walnut n.
kuzey amerika’da bir tür ceviz ağacı shellbark n.
ceviz içi nutmeat n.
küçük ceviz nutlet n.
kaşu (ceviz) cashew n.
ak ceviz butternut n.
çetin ceviz hard row to hoe n.
çetin ceviz tough row to hoe n.
kurutulan hindistan ceviz copra n.
ceviz kerestesi nutwood n.
taze ceviz fresh walnut n.
ceviz kabuğundaki evren (kitap) the universe in a nutshell n.
dövülmüş ceviz içi crushed walnut n.
amerika'ya özgü küçük bir ceviz earth chestnut n.
çetin ceviz hardhead n.
ceviz ağacından yapılan baston hickory n.
ceviz kabuğundan açık bir kahverengi tonu starling n.
ceviz toplamak nut v.
ceviz kırmak break a walnut v.
ceviz kırmak crack a nut v.
ceviz toplamak nut v.
ceviz gibi nutty adj.
fındık veya ceviz tadı veren nutty adj.
ceviz tadında nutlike adj.
çetin ceviz hard-core adj.
ceviz gibi nutlike adj.
çetin ceviz hard-bitten adj.
ceviz ağacından yapılmış hickory adj.
Proverb
tanrı dişi olmayana ceviz verir the gods send nuts to those who have no teeth
Colloquial
çetin ceviz a tough cookie n.
çetin ceviz a hard case n.
çetin ceviz bastard n.
çetin ceviz a tough nut n.
Idioms
çetin ceviz hard row to hoe n.
çetin ceviz tough row to hoe n.
çetin ceviz tough nut to crack n.
çetin ceviz hard nut to crack n.
çetin ceviz a hard case n.
çetin ceviz a tough nut to crack n.
çetin ceviz a hard nut to crack n.
çetin ceviz a hot potato n.
çetin ceviz a hard/tough nut n.
çetin ceviz a hard/tough nut to crack n.
çetin ceviz tough cookie n.
çetin ceviz tough egg (to crack) n.
çetin ceviz tough nut to crack n.
çetin ceviz tough egg to crack n.
çetin ceviz tough customer someone n.
çetin ceviz a tough nut (to crack) n.
çetin ceviz a hard nut n.
çetin ceviz a hard nut (to crack) n.
çetin ceviz a tough customer/cookie n.
çetin ceviz a tough cookie n.
çetin ceviz one tough cookie n.
ceviz kırmak slip up v.
ceviz kırmak screw-up v.
çetin ceviz olmak be (as) tough as nails v.
çetin ceviz olmak be (as) hard as nails v.
ceviz kabuğunu doldurmayan trifling adj.
Technical
ceviz kütüğü walnut log n.
ceviz boya walnut stain n.
ceviz koku coke nut n.
Textile
ceviz bağı monkey's fist n.
Woodworking
ceviz kaplama walnut veneer n.
ceviz kaplama walnut veneered n.
kara ceviz ağacı odunu black hickory n.
kara ceviz ağacı odunu black walnut n.
amerikan ceviz ağacı odunu hickory n.
beyaz ceviz kerestesi butternut n.
Furniture
cilalı ceviz masa polished walnut table n.
Automotive
koyu ceviz kaplama burr walnut veneer n.
Parasitology
ceviz kanseri ink disease n.
Gastronomy
ceviz içi crushed walnut n.
iç ceviz shelled walnuts n.
ceviz şekerlemesi sugared walnuts n.
şekerli yulaf üzerine fındık veya ceviz yapıştırılarak hazırlanan atıştırmalık nut bar n.
ceviz ağacı dumanında tütsülenmiş bir jambon çeşidi virginia ham n.
karamelize şekerli ceviz veya fındıktan yapılan bir tür şekerleme brittle n.
içi ceviz, fındık, reçel, çikolata gibi malzemelerle doldurulup fırınlanan bir hamur tatlısı rugulah n.
içi ceviz, fındık, reçel, çikolata gibi malzemelerle doldurulup fırınlanan bir hamur tatlısı rugelach n.
içi ceviz, fındık, reçel, çikolata gibi malzemelerle doldurulup fırınlanan bir hamur tatlısı ruggelach n.
içi ceviz, fındık, reçel, çikolata gibi malzemelerle doldurulup fırınlanan bir hamur tatlısı rugalach n.
Chemistry
ceviz yağı walnut oil n.
Botanic
ceviz ağacında bulunan bir madde juglone n.
amerikan ceviz ağacı hickory n.
ceviz ağacı walnut n.
ceviz ağacı walnut tree n.
adi ceviz common walnut n.
adi ceviz english walnut n.
adi ceviz circassian walnut n.
adi ceviz juglans regia n.
adi ceviz english walnut tree n.
adi ceviz persian walnut n.
kanatlı ceviz wing nut n.
kanatlı ceviz wing-nut n.
kanatlı ceviz pterocarya fraxinifolia n.
ceviz ağacı üzerinde salkıma benzeyen çiçeksi oluşum walnut catkin n.
bazı pasifik adalarına özgü kurusu mum gibi yanan ceviz benzeri meyve candleberry n.
pasifiğe özgü, mum gibi yanan ceviz benzeri bir meyve candle nut n.
ceviz benzeri yağlı meyvesi mum olarak kullanılan ağaç ve bu ağacın meyveleri candlenut (aleurites moluccana) n.
kanatlı ceviz caucasian walnut (pterocarya fraxinifolia) n.
kafkas kanatlı ceviz caucasian walnut (pterocarya fraxinifolia) n.
küçük ceviz nucule [rare] n.
fındık, ceviz benzeri kabuklu yemiş veren ağaç nut tree n.
güney abd ve meksika'ya özgü, muskat şeklinde sert kabuklu yemişleri olan bir ceviz ağacı nutmeg hickory n.
meşe ve benzeri ağaçlarda mazı arılarının neden olduğu ceviz şeklinde ur nutgall n.
ceviz, fındık veya kestane veren ağaç nutwood n.
güney abd ve meksika'ya özgü, muskat şeklinde sert kabuklu yemişleri olan bir ceviz ağacı nutmeg (carya myristicaeformis) n.
soluk sarı çiçekleri ve yenilebilen ceviz tadında tohumları olan bir kuzey amerika nilüferi american lotus (nelumbo lutea) n.
soluk sarı çiçekleri ve yenilebilen ceviz tadında tohumları olan bir kuzey amerika nilüferi yanquapin n.
soluk sarı çiçekleri ve yenilebilen ceviz tadında tohumları olan bir kuzey amerika nilüferi water chinquapin n.
ceviz ağacının verdiği zeytinsi yemiş tryma n.
avrasya'da yetişen, büyük yenilebilir cevizi olan ve sert ahşap veren bir ceviz ağacı carpathian walnut n.
avrasya'da yetişen, büyük yenilebilir cevizi olan ve sert ahşap veren bir ceviz ağacı turkish walnut (juglans regia) n.
adi ceviz turkish walnut (juglans regia) n.
avrasya'da yetişen, büyük yenilebilir cevizi olan ve sert ahşap veren bir ceviz ağacı english walnut n.
avrasya'da yetişen, büyük yenilebilir cevizi olan ve sert ahşap veren bir ceviz ağacı french walnut n.
avrasya'da yetişen, büyük yenilebilir cevizi olan ve sert ahşap veren bir ceviz ağacı madeira walnut n.
soluk sarı çiçekleri ve yenebilen ceviz benzeri tohumları olan bir kuzey amerika nilüferi alligator button (nelumbo lutea) n.
kuzey amerika nilüferinin yenebilen ceviz benzeri tohumları alligator button n.
kara ceviz black walnut n.
kuzey amerika'nın doğusunda yetişen yenebilir fındığı olan bir ceviz american walnut (juglans nigra) n.
kuzey amerika'nın doğusunda yetişen yenebilir fındığı olan bir ceviz eastern american black walnut n.
kara ceviz eastern american black walnut n.
kuzey amerika'nın doğusunda yetişen yenebilir fındığı olan bir ceviz black walnut n.
kara ceviz american walnut (juglans nigra) n.
cevizgiller familyasına ait, büyük yenilebilir cevizli ve sert odunlu bir ceviz ağacı english walnut tree (juglans regia) n.
boz ceviz butternut tree (juglans cinerea) n.
beyaz ceviz butternut n.
boz ceviz butternut n.
boz ceviz white walnut n.