| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| General | ||||
| General | delivered adj. | verilmiş | ||
|
The opinion delivered by our Committee on Industry, External Trade, Research and Energy, contains a revealing phrase. Sanayi, Dış Ticaret, Araştırma ve Enerji Komisyonumuz tarafından verilen görüş, açıklayıcı bir ifade içermektedir. More Sentences |
||||
| Trade/Economic | ||||
| Trade/Economic | delivered adj. | teslim edilmiş | ||
|
Sixteen million people are starving today; 15 000 tonnes have been delivered. Bugün on altı milyon insan açlık çekiyor; 15 000 ton teslim edildi. More Sentences |
||||
| Trade/Economic | delivered adj. | verilmiş | ||
|
The opinion delivered by our Committee on Industry, External Trade, Research and Energy, contains a revealing phrase. Sanayi, Dış Ticaret, Araştırma ve Enerji Komisyonumuz tarafından verilen görüş, açıklayıcı bir ifade içermektedir. More Sentences |
||||
| Computer | ||||
| Computer | delivered adj. | teslim edilmiş | ||
|
Sixteen million people are starving today; 15 000 tonnes have been delivered. Bugün on altı milyon insan açlık çekiyor; 15 000 ton teslim edildi. More Sentences |
||||
| Computer | delivered expr. | iletildi | ||
|
The mail can't be delivered. Posta iletilemiyor. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | delivered adj. | iletilmiş | ||
| General | delivered adj. | nakledilmiş | ||
| General | delivered adj. | taşınmış | ||
| Insurance | ||||
| Insurance | delivered expr. | teslim edildi | ||
| Computer | ||||
| Computer | delivered expr. | teslim edildi | ||
| Computer | delivered expr. | ulaştırıldı | ||