destined - Turco Inglés Diccionario

destined

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

destined — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈdestɪnd/ – BrE /ˈdestɪnd/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
fated, bound
Antónimos:
uncertain, aimless

Significados de "destined" en diccionario turco inglés : 12 resultado(s)

Inglés Turco
General
destined adj. kaderinde var olan
He wasn't aware he was destined to be one of the athletes.
Kaderinde sporcu olmak olduğunun farkında değildi.

More Sentences
destined adj. mukadder
Just like himself, his destined partner was also a designer.
Tıpkı kendisi gibi, mukadder eşi de bir besteciydi.

More Sentences
destined adj. alnında yazılı
destined adj. alnında yazan
destined adj. bir şey olmaya meyilli
destined adj. bir şeyi yapma eğiliminde olan
destined adj. bir şey yapmayı planlayan
destined adj. bir şey yapmaya niyetlenen
destined adj. kaderi belirli
destined adj. yazgılı
Trade/Economic
destined adj. gönderilmiş
destined adj. sevkedilmiş

Significados de "destined" con otros términos en diccionario inglés turco: 11 resultado(s)

Inglés Turco
General
be destined for v. bir yere doğru gidecek olmak
be destined v. kaderinde olmak
be destined v. alnına yazılmak
destined to fail adj. başarısızlığa mahkum
Phrasals
be destined for v. kaderinde olmak
Proverb
no wind favors he who has no destined port hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım etmez
Idioms
destined for (something) adj. (bir şeye) mahkum
destined for (something) adj. (bir şey) kaderinde var
destined for (something) adj. (bir şey) alnında yazılı
destined for adj. kaderi (bir şey) olan
Speaking
it was not destined to be expr. kısmet değilmiş