destiny - Turco Inglés Diccionario

destiny

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

destiny — Definition

Significado:
kader, yazgı, alın yazısı
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈdestəni/ – BrE /ˈdestəni/)
Categoría gramatical:
İsim: destiny (destinies)
Sinónimo:
fate, providence
Antónimos:
chance, free will

Significados de "destiny" en diccionario turco inglés : 13 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
destiny n. kader
He has absolute control over his destiny.
Kaderi üzerinde mutlak kontrolü var.

More Sentences
destiny n. alın yazısı
General
destiny n. yazgı
Let us make a supreme effort and, conscious of our duty, fulfill our destiny on this earth.
Üstün bir çaba gösterelim ve görevimizin bilincinde olarak bu dünyadaki yazgımızın gereğini yerine getirelim.

More Sentences
destiny n. kader
He has absolute control over his destiny.
Kaderi üzerinde mutlak kontrolü var.

More Sentences
destiny n. çarkıfelek
destiny n. talih
destiny n. mukadderat
destiny n. yazı
destiny n. kısmet
destiny n. nasip
destiny n. alın yazısı
destiny n. alınyazısı
destiny n. felek

Significados de "destiny" con otros términos en diccionario inglés turco: 32 resultado(s)

Inglés Turco
General
master of his own destiny n. kendi gemisinin kaptanı
black destiny n. kara yazgı
tragic destiny n. kara talih
evil destiny n. kör şeytan
manifest destiny n. aşikar yazgı
manifest destiny n. aşikar kader
line of destiny n. (avuç içi) kader çizgisi
determine one's own destiny v. kendi kaderini tayin etmek
be in control of one's own destiny v. kendi kaderini tayin etmek
be the master of one's own destiny v. kendi kaderini tayin etmek
shape one's destiny v. kaderini çizmek
be in one’s destiny v. kısmet olmak
change one’s destiny v. kaderini değiştirmek
accept one's destiny v. kaderine boyun eğmek
Phrases
when destiny comes calling expr. kader gelip çattığında
Colloquial
call it fate call it destiny whatever expr. buna kader de yazgı de ne istersen de
a man makes his destiny expr. insan kendi kaderini kendi çizer
Idioms
date with destiny n. kaderi tayin edecek olay
date with destiny n. kaderle randevu
date with destiny n. akla karanın gün yüzüne çıkacağı an
be the architect of one's own destiny v. kendi kaderinin mimarı olmak
Speaking
you are my destiny expr. alnımın yazısısın
you are my destiny expr. kaderimsin
you are my destiny expr. sen benim kaderimsin
this is my destiny expr. bu benim kaderim
destiny has brought us together expr. kader bizi bir araya getirdi
geography is destiny expr. coğrafya kaderdir
geography is destiny expr. coğrafya kaderindir
Politics
manifest destiny n. abd'nin kuzey amerika'nın tamamına yayılmasının hem bir hak hem de görev olduğunu öne süren bir 19. yüzyıl öğretisi
manifest destiny n. emperyal yayılmayı gerekli veya müşfik olduğunu ileri sürerek savunma politikası
History
manifest destiny n. tanrı'nın kuzey amerika'nın tamamını abd'ye tahsis ettiği inancı
Star Wars
nikardun destiny n. nikardun kaderi