difficulties - Turco Inglés Diccionario

difficulties

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "difficulties" en diccionario turco inglés : 3 resultado(s)

Inglés Turco
Politics
difficulties n. güçlükler
In this regard, the difficulties in payments anticipated for 2003 should be resolved satisfactorily.
Bu bağlamda 2003 yılı için öngörülen ödeme güçlükleri tatmin edici bir şekilde çözüme kavuşturulmalıdır.

More Sentences
difficulties n. zorluklar
However, the difficulties in implementing these proposals are one of the crucial points.
Ancak, bu önerilerin uygulanmasındaki zorluklar en önemli noktalardan biridir.

More Sentences
General
difficulties n. müşkülat

Significados de "difficulties" con otros términos en diccionario inglés turco: 92 resultado(s)

Inglés Turco
General
difficulties of city life n. şehir hayatının zorlukları
struggle against difficulties n. zorluklara karşı mücadele etme
the difficulties of earning money n. para kazanmanın zorlukları
practical difficulties n. uygulama güçlükleri
emotional and behavioural difficulties n. duygusal ve davranışsal zorluklar
marital difficulties n. evlilik zorlukları
technical difficulties n. teknik zorluklar
meet with difficulties v. güçlüklerle karşılaşmak
meet with difficulties v. zorluklarla karşılaşmak
face up to difficulties v. güçlüklere göğüs germek
get out of difficulties v. düzlüğe çıkmak
get over the difficulties v. güçlüklerin üstesinden gelmek
make difficulties v. sorun yaratmak
grapple with difficulties v. zorluklarla mücadele etmek
suffer the difficulties of being a stranger v. yabancılık çekmek
patiently endure difficulties v. çok çile çekmek
overcome difficulties v. güçlükleri yenmek
raise difficulties v. zora koşmak
raise difficulties v. müşkülat çıkarmak
fight against difficulties v. zorluklarla mücadele etmek
make difficulties v. güçlük çıkarmak
face up to difficulties v. zorluklara göğüs germek
fight against difficulties v. zorluklara göğüs germek
confront difficulties v. zorluklara göğüs germek
meet a lot of difficulties v. akla karayı seçmek
struggle against difficulties v. zorluklarla mücadele etmek
raise difficulties v. engel çıkarmak
make difficulties v. zorluk çıkarmak
make difficulties v. yokuşa sürmek
rise difficulties v. zorluk çıkarmak
make difficulties v. yokuş yapmak
create difficulties v. engel çıkarmak
cause difficulties v. güçlük çıkarmak
raise difficulties v. güçlük çıkarmak
create difficulties v. çomak sokmak
experience the difficulties v. güçlüklerle karşılaşmak
get into the difficulties v. zorluklarla karşılaşmak
face the difficulties v. zorluklarla karşılaşmak
face the difficulties v. güçlüklerle karşılaşmak
encounter the difficulties v. güçlüklerle karşılaşmak
experience the difficulties v. zorluklarla karşılaşmak
be fraught with difficulties v. zorluklarla dolu olmak
get into the difficulties v. güçlüklerle karşılaşmak
surmount the difficulties v. güçlükleri aşmak
overcome the difficulties v. zorlukları aşmak
solve the difficulties v. güçlükleri aşmak
solve the difficulties v. zorlukları aşmak
overcome the difficulties v. güçlükleri aşmak
resolve the difficulties v. güçlükleri aşmak
surmount the difficulties v. zorlukları aşmak
resolve the difficulties v. zorlukları aşmak
be unable to bear up under difficulties v. sıkıntıya gelememek
overcome the difficulties v. zorlukları geride bırakmak
surmount the difficulties v. zorlukları geride bırakmak
be in financial difficulties v. maddi sıkıntı içinde olmak
be in financial difficulties v. maddi sıkıntı çekmek
surmount the difficulties v. sorunları atlatmak
solve the difficulties v. sorunları atlatmak
resolve the difficulties v. sorunları atlatmak
overcome the difficulties v. sorunları atlatmak
have financial difficulties v. geçim sıkıntısı çekmek
make difficulties v. işi yokuşa sürmek
raise difficulties v. yokuş yapmak
make difficulties v. yolu yokuşa sürmek
raise difficulties v. yolu yokuşa sürmek
raise difficulties v. işi yokuşa sürmek
get in difficulties v. zorluklarla karşılaşmak
overcome difficulties v. zoru aşmak
overcome difficulties v. zorlukları aşmak
raise difficulties v. zorluk çıkarmak
meet with difficulties v. zorlukla karşılaşmak
cope with the difficulties v. zorluklar ile başa çıkmak
have economic difficulties v. ekonomik güçlük yaşamak
have financial difficulties v. ekonomik güçlük yaşamak
be in financial difficulties v. ekonomik sıkıntı çekmek
under difficulties adv. zorluk karşısında
Phrases
due to the economic difficulties expr. ekonomik güçlükler nedeniyle
Speaking
what difficulties do you have when writing poetry? expr. şiir yazarken nasıl/ne gibi zorluklar yaşıyorsun?
Trade/Economic
financial difficulties n. ekonomik zorluklar
economic difficulties n. ekonomik zorluklar
free from difficulties adj. sıkıntılardan kurtulmuş
Politics
balance of payments difficulties n. ödemeler dengesi zorlukları
current account difficulties n. cari hesap zorlukları
economic difficulties n. ekonomik zorluklar
Medical
swallowing difficulties n. yutma güçlüğü
motor difficulties n. motor zorlukları
motor difficulties n. motor zorluklar
Pathology
feeding difficulties and mismanagement n. beslenme güçlükleri ve yanlış uygulamaları
Education
learning difficulties n. öğrenme güçlükleri
Environment
difficulties in water intake n. su girişi güçlüğü
Latin
per aspera ad astra (to the stars through difficulties) expr. zorluklarla yıldızlara kadar
ad astra per aspera (to the stars through difficulties) expr. zorluklarla yıldızlara kadar