dikine - Turco Inglés Diccionario

dikine

Significados de "dikine" en diccionario inglés turco : 7 resultado(s)

Turco Inglés
General
dikine upright adv.
dikine endwise adv.
dikine vertically adv.
dikine endways adv.
dikine plumb adv.
dikine erectly adv.
Phrases
dikine on end expr.

Significados de "dikine" con otros términos en diccionario inglés turco: 80 resultado(s)

Turco Inglés
General
dikine kesme escarping n.
dikine parmaklık paling n.
dikine park yeri right angle parking n.
kanal kapağının başındaki dikine duvar lift wall n.
dikine kesmek scarp v.
kafasının dikine gitmek go one's way v.
bir şeyi dikine koymak set something on end v.
dikine oturtmak upend v.
düşmek (dikine ve büyük bir hızla) plummet v.
düşmek (dikine ve büyük bir hızla) plunge down v.
dikine çevirmek upend v.
dikine büyük bir hızla düşmek plunge down v.
dikine düşmek plummet v.
(uçak) gürültü ile dikine yükselmek zoom v.
dikine koymak stand on end v.
-e dikine saplamak stick in v.
dikine oturmak upend v.
dikine koymak rouse [obsolete] v.
hep kafasının dikine giden wayward adj.
kafasının dikine giden contrary adj.
kimsenin dikine gitmeyen bland adj.
dikine kesilmiş escarped adj.
kafasının dikine giden bull adj.
kafasının dikine giden unwilling adj.
kafasının dikine giden headstrong adj.
dikine oturtulmuş upended adj.
dikine çevrilmiş upended adj.
burnunun dikine giden stouthearted adj.
burnunun dikine headlong adv.
burnunun dikine headforemost adv.
burnunun dikine headfirst adv.
dikine yönde in cross direction adv.
Phrasals
dikine gitmek run afoul v.
dikine büyük bir hızla (bir şeye) düşmek plunge to (something) v.
(bir şeyden) dikine büyük bir hızla düşmek plunge from (something) v.
(bir şeyden) dikine büyük bir hızla düşmek plunge down (something) v.
Colloquial
burnunun dikine with a high hand expr.
Idioms
kafasının dikine giden kimse a hard head n.
burnunun dikine gitmek lead with one's chin v.
burnunun dikine gitmek swim against the current v.
burnunun dikine gitmek follow one's nose v.
kafasının dikine gitmek have a hard head v.
kafasının dikine gitmek have a thick skull v.
burnunun dikine gitmek follow nose v.
burnunun dikine gitmek follow your nose v.
kafanın dikine gitmek go your own way v.
burnunun dikine gitmek lead with your chin [uk] v.
burnunun dikine against the current expr.
burnunun dikine against the current expr.
Technical
dikine tablo straight switchboard n.
dikine lama mesnet knife-edge support n.
dikine levha standing panel n.
yapım aşamasında geminin yanına dikine sabitlenmiş kısa traverslerden her biri thwart n.
Construction
dikine duvar cross wall n.
iskelede işcilerin ayaklarını platformun dışında taşıyıp boşluğa düşmesine önleyen dikine bağlanmış tahta lehva toe board n.
Aeronautic
dikine kalkış motoru direct lift engine n.
dikine yükselme zoom n.
dikine kalkabilen uçak jump-jet n.
dikine ve kısa mesafede kalkış ve iniş v/stol (vertical and short takeoff and landing.) n.
dikine veya kısa mesafede iniş veya kalkış vertical and/or short takeoff and landing n.
dikine ve kısa mesafede iniş veya kalkış yapabilen hava aracının denize indirilmesi ve/veya kurtarılması için yük ve çıkarma gemilerinin üzerindeki alanlar vertical takeoff and landing aircraft transport area n.
dikine ve kısa mesafede iniş veya kalkış yapabilen hava aracı vertical/short takeoff and landing aircraft n.
dikine yükselmek zoom v.
Physics
uzun bir çubuğun dikine kuvvet etkisi altında ortadan bükülmesi buckling n.
Botanic
beyaz çiçekli ve dikine büyüyen çok yıllık bir ot northern jacob's ladder (polemonium boreale) n.
uca doğru genişleyen parafizleri ve üst yaprak yüzeylerinde altıgen hücreleri olup dikine uzayan bir yosun familyası mniaceae n.
uca doğru genişleyen parafizleri ve üst yaprak yüzeylerinde altıgen hücreleri olup dikine uzayan bir yosun familyası family mniaceae n.
dikine uzayan erect adj.
Agriculture
dikine tarım verti̇cal farming n.
Geology
(güney afrika'da) dikine uzanan volkanik yığılma kitlesi pipe n.
Military
dikine konan (kum torbası vb) header n.
dikine fırlatma vertical launch n.
dikine sapma vertical deviation n.
dikine vuruş normal impact n.
dikine önleme vertical lead n.
dikine önleme vertical deflection n.
dikine atış vertical launch n.
kısa mesafede dikine kalkış ve iniş vertical short take-off and landing n.
Ornithology
(şahin, doğan) dikine havalanma tower n.
Modern Slang
kafasının dikine giden sonucuna katlanır a hard head makes a soft ass n.