diligence - Turco Inglés Diccionario

diligence

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

diligence — Definition

Significado:
özen, çalışkanlık, titizlik
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈdɪlɪdʒəns/ – BrE /ˈdɪlɪdʒəns/)
Categoría gramatical:
İsim: diligence (uncountable)
Antónimos:
negligence, carelessness

Significados de "diligence" en diccionario turco inglés : 18 resultado(s)

Inglés Turco
General
diligence n. çalışkanlık
Genius comes from talent and diligence.
Deha, yetenek ve çalışkanlıktan gelir.

More Sentences
diligence n. gayret
Needless to say, diligence is a key to happiness.
Söylemeye gerek yok, gayret mutluluğa götüren bir anahtardır.

More Sentences
Insurance
diligence n. özen
According to the Concept of Due Diligence in the Maritime Law, the ship owner's duty to furnish a seaworthy vessel is of long standing.
Deniz Hukukunda Özen Yükümlülüğü İlkesine göre, gemi sahibinin denize elverişli bir gemi sağlama yükümlülüğü uzun süredir devam etmektedir.

More Sentences
Religious
diligence n. çalışkanlık
Genius comes from talent and diligence.
Deha, yetenek ve çalışkanlıktan gelir.

More Sentences
General
diligence n. çaba
diligence n. ihtimam
diligence n. özenle ve sebat ederek çalışma
diligence n. önlem
diligence n. dikkat
diligence n. hamaratlık
diligence n. tedbir
diligence n. dikkat ve tedbir
diligence n. atlı posta arabası
diligence N. titizlik
Trade/Economic
diligence n. dilijans
diligence n. kurumsal işlemlere ilişkin bilgilerin kapsamlı değerlendirilmesi
History
diligence n. taşıma aracı olarak kullanılan atlı arabayı ifade eden tarihi terim
Religious
diligence n. (hristiyanlıkta) tembelliğin karşıtı olan yedi kutsal erdem'den biri

Significados de "diligence" con otros términos en diccionario inglés turco: 32 resultado(s)

Inglés Turco
General
common diligence n. normal dikkat
ordinary diligence n. normal dikkat
due diligence n. gerekli özen
extraordinary diligence n. olağanüstü ihtimam
extraordinary diligence n. olağanüstü dikkat
ordinary diligence n. normal ilgi ve dikkat
due diligence n. gereken titizlik
diligence [obsolete] n. ivedilik
diligence [obsolete] n. acele
diligence [obsolete] n. hız
diligence [obsolete] n. sürat
do one's diligence v. var gücüyle çabalamak
do one's diligence v. ciddi çaba sarf etmek
Phrases
diligence is the mother of good luck expr. kader gayrete aşıktır
Proverb
diligence is the mother of good luck sen gayret et şans yüzüne gülecektir
Trade/Economic
due diligence n. gerekli özen
due diligence n. durum tespiti
due diligence n. gereken özen
due diligence n. ayrıntılı inceleme aşaması
Law
technical due diligence n. itinalı teknik değerlendirme
due diligence n. gerekli özen
due diligence provision n. gereken özeni gösterme hükmü
diligence [scotland] n. davalıya veya mülküne ilişkin kararın verilen mahkeme işlemi
diligence [scotland] n. taraf veya tanığın duruşmaya çıkmasını zorunlu kılan adli durum
diligence [scotland] n. halihazırda verilmiş kararı uygulama süreci
diligence [scotland] n. adli süreçte gereken dikkat ve özen
diligence [scotland] n. belgenin mahkemeye ibrazını zorunlu kılan durum
diligence of a good family father n. (bir babanın ailesine gösterdiği) azami özen
exercise due diligence v. gereken özeni göstermek
exercise due diligence v. gerekli özeni göstermek
Politics
due diligence n. gerekli özen
Social Sciences
due diligence n. özen yükümlülüğü