discretionary - Turco Inglés Diccionario

discretionary

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

discretionary — Definition

Significado:
takdire bağlı
Pronunciación (IPA):
(AmE /dɪˈskrɛʃəˌnɛri/ – BrE /dɪˈskrɛʃənəri/)
Categoría gramatical:
Sıfat: discretionary
Sinónimo:
optional
Antónimos:
mandatory

Significados de "discretionary" en diccionario turco inglés : 13 resultado(s)

Inglés Turco
General
discretionary adj. ihtiyari
These exceptions are discretionary, not as others would have you believe, mandatory.
Bu istisnalar, başkalarının inandırmak istediği gibi zorunlu değil, ihtiyaridir.

More Sentences
discretionary adj. takdire bağlı
It would be unacceptable if certain tasks were to be delegated to another executive agency on a discretionary basis.
Belirli görevlerin takdire bağlı olarak başka bir yürütme kurumuna devredilmesi kabul edilemez.

More Sentences
discretionary adj. örtülü (ödenek)
We don't have to depend on discretionary funds.
Örtülü ödeneklere bağlı olmak zorunda değiliz.

More Sentences
discretionary adj. keyfi
discretionary adj. isteğe bağlı
discretionary adj. isteğe kalmış
Informatics
discretionary adj. isteğe bağlı
Archaic
discretionary adj. sağduyulu
discretionary adj. ketum
discretionary adj. ağzı sıkı
discretionary adj. sır saklayan
discretionary adj. tedbirli
discretionary adj. ihtiyatlı

Significados de "discretionary" con otros términos en diccionario inglés turco: 40 resultado(s)

Inglés Turco
General
discretionary power n. takdir yetkisi
discretionary power n. takdir hakkı
discretionary spending n. zorunlu olmayan harcamalar
Trade/Economic
discretionary fund n. örtülü ödenek
discretionary fiscal policy n. önleyici maliye politikası
discretionary participation feature n. isteğe bağlı katılım şekli
discretionary account n. banka ya da komisyoncunun tam yetki ile kullanabileceği ihtiyat hesabı
discretionary income n. keyfi kullanılabilecek gelir
discretionary income n. ihtiyari harcamalar fonu
discretionary spending n. ihtiyari harcamalar
discretionary clause n. isteğe bağlı koşul
discretionary power n. takdir yetkisi
non-discretionary employee profit-sharing plan n. personel zorunlu kar paylaşım planı
non-discretionary payments n. zorunlu ödemeler
discretionary spending power n. isteğe bağlı harcama gücü
discretionary trust n. gelir veya sermaye dağıtımı takdiri yetkisinin bazı durumlarda kurum yöneticilerinin elinde olduğu vakıf
discretionary spending power n. isteğe bağlı satın alma gücü
discretionary costs n. yönetimce belirlenen maliyetler
discretionary costs n. takdire bağlı maliyetler
non-discretionary employee profit- sharing plan n. zorunlu personel kar paylaşım planı
discretionary leave n. takdire bağlı izin
discretionary portfolio management n. özel portföy yönetimi
discretionary capital n. örtülü sermaye
discretionary income n. ihtiyari harcanabilir gelir
discretionary fiscal policy n. ihtiyari maliye politikası
consumer discretionary adj. tüketimi keyfi
consumer discretionary adj. ihtiyari tüketim kategorisi
Law
discretionary and expediency n. yerindelik ve takdir yetkisi
discretionary and expediency in turkish administrative jurisdiction n. türk idari yargısında yerindelik ve takdir yetkisi
discretionary matter of extenuation n. takdiri tahfif sebebi
discretionary act n. takdir yetkisi
discretionary proofs n. takdiri deliller
discretionary mitigation n. takdiri indirim
discretionary crime n. sınırlanmamış suç
Politics
discretionary housing benefit n. ihtiyari kira yardımı
discretionary authority n. takdir otoritesi
misuse of discretionary fund n. örtülü ödenek yolsuzluğu
Transportation
discretionary travel n. keyfekeder yolculuk
non-discretionary travel n. zorunlu yolculuk
Military
discretionary protection n. isteğe bağlı koruma