doğu - Turco Inglés Diccionario

doğu

Significados de "doğu" en diccionario inglés turco : 12 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
doğu east n.
In the East, people love different herbs.
Doğuda insanlar farklı bitkileri severler.

More Sentences
General
doğu the east n.
At the same time this is the point where the east and west of the country are separated.
Burası aynı zamanda ülkenin doğusu ile batısının ayrıldığı noktadır.

More Sentences
doğu the orient n.
Life is plentiful, life is cheap in the Orient.
Doğu'da hayat boldur, hayat ucuzdur.

More Sentences
doğu oriental adj.
The 4th Oriental Economic Forum was held today in Vladivostok, Russia.
4. Doğu Ekonomik Forumu bugün Rusya'nın Vladivostok kentinde düzenlendi.

More Sentences
doğu orient adj.
The people in the Orient have a completely different culture from us.
Doğu'daki insanların bizden tamamen farklı bir kültürleri var.

More Sentences
doğu eastward adj.
The Eastward turn is beginning to confront ideological and psychological constraints.
Doğuya dönüş, ideolojik ve psikolojik kısıtlamalarla yüzleşmeye başlıyor.

More Sentences
doğu eastern adj.
There are still some traces of communism in Eastern Europe.
Doğu Avrupa'da hala komünizmin bazı izleri mevcut.

More Sentences
doğu east adj.
She rented an apartment on the east side of the town.
Kasabanın doğu tarafında bir daire kiraladı.

More Sentences
Archaic
doğu orient n.
The people in the Orient have a completely different culture from us.
Doğu'daki insanların bizden tamamen farklı bir kültürleri var.

More Sentences
General
doğu morn n.
doğu easterly adj.
doğu ortive adj.

Significados de "doğu" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
edebiyatta doğu ve batı east and west in literature n.
doğu mazısı chinese arborvitae n.
doğu almanya east germany n.
doğu karadeniz eastern black sea n.
ortodoks doğu kilisesi ortodox eastern church n.
doğu dilleri oriental languages n.
doğu akdeniz bölgesi the levant n.
doğu asur kilisesi assyrian church of the east n.
orta ve doğu avrupa ülkeleri central and eastern european countries n.
yakın doğu the near east n.
doğu kamışçını paddyfield warbler n.
doğu edebiyatı oriental literature n.
doğu akdeniz east mediterranean sea n.
doğu tarafı east side n.
doğu rüzgarı levanter n.
doğu halıları oriental rugs n.
azizler gününü gösteren doğu ortadoks kilisesi takvimi menology n.
kanada'nın 1999 yılında ikiye bölünen kuzeybatı toprakları eyaletinin doğu kısmının yeni adı nunavut n.
doğu trakya eastern thrace n.
ingiliz müzesi’nin doğu afrika’ya seferi british museum expedition to east africa n.
doğu anadolu east anatolia n.
doğu tarafı eastside n.
hindistan'ın kuzey doğu sınır eyaletinin başkenti kohima n.
doğu akdeniz rüzgarı levanter n.
doğu bilimi oriental science n.
doğu akdenizli levantine n.
orta doğu'da sıcak kahve bardağının altına konulan metal altlık zarf n.
doğu mimarisi oriental architecture n.
doğu cılıbıtı caspian plover n.
doğu rusya ve sibirya bölgelerinde yaşayan koyun benzeri bir antilop türü saiga n.
doğu guyana zencileri yoruba n.
doğu avrupa şiiri east european poetry n.
doğu ve batı east and west n.
gavle'den finlandiya sınırına kadar isveç'in doğu kıyısı midnight sun coast n.
doğu despotizm oriental despotism n.
doğu afrika east africa n.
uzak doğu the far east n.
doğu yarıküre the eastern hemisphere n.
yakın doğu near east n.
doğu avrupa eastern europe n.
ortodoks doğu kilise binaları ortodox eastern church buildings n.
kuzey doğu northeast n.
doğu londralı cockney n.
doğu genellikle asya ülkeleri the orient n.
doğu sorunu eastern question n.
doğu akdeniz ülkeleri levant n.
bir ilahi (doğu katolik ve ortodox hrıstiyanlığı) trisagion n.
güney doğu southern east n.
doğu türkçesi east turkish n.
doğu timor east timor n.
doğu yaz saati eastern daylight time n.
doğu standart saati eastern standard time n.
doğu londra şivesi cockney n.
orta doğu teknik üniversitesi middle east technical university n.
doğu nükte ve mizahı oriental wit and humor n.
doğu ortodoks kiliseleri oriental orthodox churches n.
kuzey doğu yunanistan'da bir liman şehri salonika n.
kuzey doğu yunanistan'da bir liman şehri thessalonica n.
kuzey doğu yunanistan'da bir liman şehri salonica n.
kuzey doğu yunanistan'da bir liman şehri thessaloniki n.
güney doğu avustralya bölgesi new south wales n.
abd'nin doğu sahilinde bir eyalet massachusetts n.
doğu abd ve kanada standart zamanı eastern time n.
doğu ortodoks kilisesi eastern orthodox church n.
doğu ekspresi orient express n.
doğu çin eastern china n.
(doğu) londralı cockney n.
doğu yakası east coast n.
doğu noktası east point n.
doğu anadolu eastern anatolia n.
doğu cephesi eastern front n.
uzak doğu’da insan gücüyle çekilen iki tekerlekli küçük faytonun motorlu versiyonu auto-rickshaw n.
doğu-batı ticareti east-west trade n.
doğu ülkeleri orient n.
doğu felsefesi eastern philosophy n.
doğu anadolu bölgesi eastern anatolia region n.
içinden dilek çıkan uzak doğu kurabiyesi fortune-cookie n.
güney doğu anadolu bölgesi southeastern anatolia region n.
doğu kesimi eastern side n.
doğu azerbaycan east azerbaijan n.
kanarya rıhtımı (doğu londra'da) canary wharf n.
1 cent'in altında bir değere sahip olan bakırdan doğu hint adaları madeni para pice n.
doğu londra'da bir bölge dagenham n.
uzak doğu hareketi far east movement n.
doğu hindistan şahini jugger n.
manhattan'ın doğu-batı yönünde uzanan caddelerine yılda iki kez batan güneşin vurması manhattan solstice n.
manhattan'ın doğu-batı yönünde uzanan caddelerine yılda iki kez batan güneşin vurması manhattanhenge n.
hıristiyan bazilikalarında kutsal yönü belirleyen (doğu) apsisin önünde yer alan, yalnızca ruhban sınıfının kullanabildiği kutsal mekan bema n.
uzak doğu ülkeleri far east countries n.
doğu gezisi east trip n.
polonya ve doğu avrupa yahudisi ashkenazi n.
doğu kültürü eastern culture n.
uzak doğu çalışmaları far eastern studies n.
uzak doğu çalışmaları far east studies n.
doğu afrika'da taksi olarak kullanılan motosiklet veya bisiklet boda-boda n.
tropik doğu pasifik denizinde yaşayan yenilebilir bir balık türü cabrilla n.
uzak doğu'da ilaç yapımında kullanılan kuru bambu özütü tabasheer n.
doğu myanmar ve tayland'ın yakın kısımlarında yaşayan budist halk talaing n.
doğu myanmar ve tayland'ın yakın kısımlarında yaşayan budist halk mon n.
orta doğu ve güney asya'da kullanılan bir tür başlık taj n.
eski doğu hindistan'da maliye memuru tanadar n.
antik yunan, roma ve orta doğu'da kullanılan bir ağırlık ve para birimi talent n.
demirhindi bitkisinin asidiyle terbiye edilerek pişirilen bir çeşit doğu hint balığı tamarind fish n.
doğu avrupa'da küçük yahudi köyü, kasabası shtetl n.
orta doğu'ya özgü ilaç saklamaya yarayan bir tür çömlek albarello n.
bantu dili konuşan malavi, doğu zambiya ve kuzey zimbabve halklarının üyesi olan kimse cewa n.
doğu türkmenistan'da ceyhun ırmağı üzerinde yer alan şehir chardzhou n.
hindistan'ın en uç doğu kısmında, myanmar sınırında yer alan eyalet nagaland n.
eski roma ve doğu hesaplarına göre saat dokuza denk gelen kanonik zaman noon [obsolete] n.
orta doğu near east n.
(doğu kilisesinde) cennet throne [obsolete] n.
(doğu asya'da) hizmetçi amah n.
doğu pakistanlı east pakistani n.
doğu hindistan'da yaşayan kimse east indian n.
doğu bengalli east bengali n.
doğu hintli east indian n.
doğu bengal'de yaşayan kimse east bengali n.
doğu pakistan'da yaşayan kimse east pakistani n.
doğu prusya'da yaşayan east prussian n.
doğu almanya'da yaşayan kimse east german n.
doğu almanyalı east german n.
doğu berlinli east berliner n.
doğu anglia east anglia n.
doğu hindistan east indies n.
doğu timorlu east timorese n.
doğu prusyalı east prussian n.
doğu berlin'de yaşayan kimse east berliner n.
doğu bölgesinde yaşayan kimse easterling n.
doğu timor'da yaşayan kimse east timorese n.
doğu dakotaları eastern sioux n.
doğu noktası eastward n.
doğu bölgesi eastwards n.
manhattan'ın doğu yakasında yaşayan kimse east-sider n.
doğu siyuları eastern sioux n.
kardinal doğu noktası eastward n.
doğu yönü eastward n.
doğu bölgesi eastward n.
doğu şoşonileri wind river shoshone n.
doğu kerte güneydoğu east-southeast n.
doğu yönü eastwards n.
doğu-batı yönü east-west direction n.
doğu noktası eastwards n.
rusya'nın doğu-orta bölgesinde, lena nehri üzerinde kurulu şehir yakuza n.
doğu yaz saati edt (eastern daylight time) n.
doğu avrupa saati eet n.
doğu germen egmc (east germanic.) n.
doğu cermen egmc (east germanic.) n.
doğu hint adaları'nda kullanılan bir ağırlık bahar n.
(svahili dilinde) doğu afrika'da uzun kollu ve genelde beyaz renkte uzun bir erkek giysisi kanzu n.
(orta doğu'da) prense bağlılık yemini bayat n.