doors - Turco Inglés Diccionario

doors

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "doors" en diccionario turco inglés : 3 resultado(s)

Inglés Turco
General
doors n. kapılar
We must not close doors; we must provide the possibility of review.
Kapıları kapatmamalıyız; gözden geçirme imkânını sağlamalıyız.

More Sentences
Computer
doors n. kapaklar (dolap vb)
Music
doors n. abd'li bir müzik grubu

Significados de "doors" con otros términos en diccionario inglés turco: 134 resultado(s)

Inglés Turco
General
watertight doors n. su geçirmez kapılar
wooden doors n. ahşap kapılar
french doors n. camlı ve çift kanatlı kapının kanatları
bidirectional doors n. iki tarafa açılır kapı
steel doors n. çelik kapılar
automatic doors n. otomatik kapılar
beat jack out of doors n. bir kağıt oyunu
beat your neighbour out of doors n. bir kağıt oyunu
out-of-doors n. açık hava
open one's doors v. kapılarını açmak
close one's doors v. kapılarını kapatmak
out-of-doors adj. açık hava
out of doors adv. açık havada
out of doors adv. dışarıya
within doors adv. içerde
within doors adv. içeride
in doors adv. içerde
out of doors adv. dışarıda
within doors adv. evde
three doors off adv. üç ev ötede
in doors adv. evde
behind closed doors adv. kapalı kapılar ardında
out-of-doors adv. dışarıda
out-of-doors adv. açık havada
Phrases
out of doors n. açık hava
out of doors adv. açık havada
kindness opens all the doors expr. tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır
Colloquial
nicky nicky nine doors n. zile basıp kaçma oyunu
house of many doors n. hapis
house of many doors n. cezaevi
house of many doors n. hapishane
behind closed doors expr. kapalı kapılar ardında
behind closed doors expr. gizli
Idioms
close the doors v. umut olmadığını açıklamak
close the doors v. kapıyı yüzüne kapatmak
open doors for somebody v. fırsatlar sunmak
open new doors v. fırsat kapıları açmak
open doors for somebody v. kapılarını açmak
open doors for somebody v. fırsat kapıları açmak
open doors to somebody v. kapılarını açmak
open doors to somebody v. fırsat kapıları açmak
open doors to somebody v. fırsatlar sunmak
open new doors v. yeni kapılar açmak
open new doors v. yeni fırsatlar sunmak
open some doors for someone v. (birinin) işini kolaylaştırmak
open a few doors for someone v. (birinin) işini kolaylaştırmak
open a few doors for someone v. (birisi için) bazı kapıları açmak
open some doors for someone v. (birisi için) bazı kapıları açmak
open some doors for someone v. birisi için/birine birkaç kapı açmak
doors open up v. (fırsat anlamında) kapılar açılmak
blow the doors off (something) v. solda sıfır bırakmak
blow the doors off (something) v. geride bırakmak
blow the doors off v. geride bırakmak
blow the doors off v. (bir şeyi) sollamak
blow the doors off (something) v. (bir şeyi) sollamak
blow the doors off v. solda sıfır bırakmak
close its doors v. kapısına kilit vurmak
close its doors v. kapılarını kapamak
close its doors v. kepenklerini indirmek
open a few doors for (one) v. (birinin) işini kolaylaştırmak
open a few doors v. iş/kariyer fırsatı yaratmak
open some doors v. işini kolaylaştırmak
open a few doors for (one) v. (biri) için bazı kapıları açmak
open a few doors for (one) v. (birine) fırsat kapıları açmak
open a few doors for (one) v. (birine) fırsatlar sunmak
open doors v. kapıları açmak
open a few doors for (one) v. (birine) iş/kariyer fırsatı yaratmak
open some doors v. fırsat kapıları açmak
open some doors v. bazı kapıları açmak
open a few doors v. işini kolaylaştırmak
open doors v. fırsatlar sunmak
open doors v. iş/kariyer fırsatları yaratmak
open doors v. fırsat kapıları açmak
open a few doors v. (birine) fırsat kapıları açmak
open a few doors v. bazı kapıları açmak
open some doors v. fırsatlar sunmak
open some doors v. iş/kariyer fırsatı yaratmak
open a few doors v. (birine) fırsatlar sunmak
Speaking
money opens all doors n. altın anahtar her kapıyı açar
money opens all doors expr. para her kapıyı açar
when the doors open expr. kapılar açıldığında
Law
breaking doors n. bir eve zorla girme amacıyla evin kapısının açılması
Technical
furnace doors n. külhan kapakları
crankcase doors n. üst karter kapakları
inject doors n. takma kapıları
combination doors n. milli kapı
double-wing doors n. çift kanatlı kapı
lavatory doors n. tuvalet kapıları
tower doors n. şahta kapakları
oven doors n. fırın kapakları
thermal performance of windows and doors n. pencereler ve kapıların ısıl performansı
resistance to soft and heavy body impact of doors n. kapıların yumuşak ve ağır cisim ile çarpışma dayanımı
performance of windows, doors and shutters n. pencere, kapı ve pancurların ısıl performansı
fabrication of windows and doors n. pencere ve kapıların imalatı
fabrication of windows and doors n. pencere ve kapı imalatı
hinged and pivoted doors n. menteşeli ve döner kapılar
fire doors and shutters n. yangın kapıları ve kepenkleri
doors in a closed position n. kapalı konumdaki kapılar
Computer
back doors n. arka kapılar
number of doors n. kapı sayısı
Architecture
wooden doors n. ahşap kapılar
french doors [us] [canada] n. dış mekana açılan kapı görevi gören kanatlı pencere çifti
Construction
retaining panel placed in front of the doors n. tavana sürgülü iç kapı
french doors n. çift kanatlı camlı kapı
watertightness of windows and doors n. pencere ve kapıların su geçirimsizliği
curtain walling doors n. giydirme cepheler
doors in closed position n. kapalı durumdaki kapılar
landing doors fire resistance test n. çıkış kapılarında yangın dayanım deneyi
completely assembled windows and doors n. yerine tam olarak monte edilmiş pencereler ve kapılar
Automotive
storage access doors n. yük bölmesi erişim kapıları
rear deck lid, truck back doors, tailgate and liftgate n. arka bagaj kapağı, komyonet arka kapakları, arka kapaklar ve yukarı açılan paneller
rear side doors n. arka yan kapılar
front side doors n. ön yan kapılar
doors of motor vehicles and their trailers n. motorlu araçların ve römorklarının kapıları
applied decorative trim-side doors n. yan kapı giydirme
scissor doors n. makas kapı
soft close doors n. vakumlu kapılar/otomatik kapanan kapılar
Railway
coach with side doors n. dıştan kompartıman kapılı yolcu vagonu
Marine
hopper barge with bottom doors n. alttan kapaklı tarayıcı duba
watertight doors n. kapatıldığında gemiyi bir dizi ayrı kompartımana bölen ağır kapılar
Agriculture
operating space, access to the driving position and the doors and windows of wheeled agricultural or forestry tractors n. tekerlekli tarım veya orman traktörlerinin çalıştırma alanı, sürüş konumuna geçişi, kapıları ve pencereleri
Military
doors and hatches n. giriş yeri ve kapaklar
Football
be played behind closed doors v. seyircisiz oynanmak
Music
the doors n. efsane rock grubu (kaliforniya, 1965)
Photography
barn doors n. ışık kaynaklarının üzerinde ışık huzmesinin yönünü ve genişliğini ayarlamakta kullanılan kapakçıklar
Slang
blow someone's doors off v. (araba) çok yakından hızla geçmek
blow (one's) doors off v. tamponun tozunu almak
blow (one's) doors off v. açık ara farkla yenmek
blow (one's) doors off v. yenmek
blow someone’s doors off v. açık ara farkla yenmek
blow someone’s doors off v. yenmek
blow (one's) doors off v. bir aracı çok hızlı bir şekilde sollamak
British Slang
early doors expr. zamanından önce
early doors expr. erken