eşek - Turco Inglés Diccionario

eşek

Significados de "eşek" en diccionario inglés turco : 18 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
eşek donkey n.
The donkey is eating grass on the field.
Eşek tarlada ot yiyor.

More Sentences
General
eşek dickey n.
eşek burro n.
eşek bour n.
eşek nag n.
eşek ass n.
eşek lout n.
eşek brayer n.
eşek fuss [obsolete] n.
eşek fussock n.
eşek asinine adj.
eşek jackass N.
Zoology
eşek cardophagus [obsolete] n.
eşek domestic ass n.
Slang
eşek asinine n.
eşek moke [uk] n.
eşek cuddy [dialect] [uk] n.
eşek cuddie [dialect] [uk] n.

Significados de "eşek" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
eşek arısı wasp n.
General
eşek şakası egg n.
erkek eşek jackass n.
eşek şakası practical joke n.
eşek herif jackass n.
eşek anırması heehaw n.
dişi eşek jenny n.
eşek arısı iğnesi speach n.
eşek şakası horseplay n.
eşek şakası prank n.
eşek dikeni globe thistle n.
eşek şakası yapma ballyragging n.
erkek eşek jack n.
eşek otu esparsette n.
eşek şansı dog's chance n.
çocuk dilinde eşek neddy n.
eşek şansı beginner's luck n.
eşek şakası rag n.
şeddeli eşek dumbass n.
atyarışında eşek diye tabir edilen ve kazanma olasılığı olmayan at outsider n.
anıran eşek braying donkey n.
eşek arısı yuvası vespiary n.
iyi niyetli eşek şakası good-natured horseplay n.
eşek arısı sürüsü swarm of wasps n.
eşek şakası trick n.
dişi eşek jennet n.
inat eden at, eşek jib n.
eşek şakası joke n.
eşek şakası yapma leg-pulling n.
eşek şakası windup [uk] n.
eşek şakası wind up [uk] n.
eşek şakası high jinx n.
eşek şakası high jinks n.
eşek şakası hijinks n.
eşek şakası hijinks n.
eşek şakası rig [uk] n.
eşek anırması hee-haw n.
eşek kafalı oxhead n.
at, eşek gibi hayvanların arka bacağının diz ile kalça eklemi arasındaki kısmı instep n.
eşek gibi olma donkeyism n.
eşek sürüsü pace n.
eşek şakası pliskie n.
eşek şakası plisky n.
eşek şakası prat [scotland] n.
eşek şakası shavie [scotland] n.
eşek şakası shine n.
(kötü at anlamında) eşek stiff n.
uzun eşek buck buck n.
uzun eşek (oyunu) buck buck n.
uzun eşek (oyunu) johnny-on-the-pony n.
uzun eşek (oyunu) johnny-on-a-pony n.
uzun eşek johnny-on-a-pony n.
uzun eşek johnny-on-the-pony n.
uzun eşek oynama playing buck buck n.
eşek sudan gelinceye kadar dövmek beat somebody to a pulp v.
eşek şakası yapmak bullyrag v.
eşek gibi çalışmak slave v.
eşek şakası yapmak ballyrag v.
eşek sudan gelinceye kadar dövmek clobber v.
eşek şansı olmak have a dog's chance v.
eşek sudan gelinceye kadar dövmek beat the hell out of somebody v.
eşek sudan gelinceye kadar dövmek tan somebody's hide v.
eşek sudan gelinceye kadar dövmek give somebody a good thrashing v.
eşek şakası yapmak rag v.
eşek sudan gelinceye kadar dövmek whale the tar out of v.
eşek gibi çalışmak work like a horse v.
eşek gibi çalışmak work one's fingers to the bone v.
eşek şakası yapmak tousel v.
eşek şakası yapmak towzle v.
eşek şakası yapmak towsle v.
eşek şakası yapmak trick v.
eşek şakası yapmak horse v.
eşek şakasına maruz kalmak horse v.
eşek şakası yapmak horseplay v.
eşek anırmak bray v.
eşek şakası yapılmış bullyragged adj.
eşek kadar mature adj.
eşek kadar grown up adj.
eşek gibi coarse adj.
eşek gibi asinine adj.
eşek kadar big adj.
eşek kafalı oxlike adj.
eşek gözlü ox-eyed adj.
eşek gözlü oxeyed adj.
eşek gözlü saucer-eyed adj.
eşek anırması taklidi heehaw expr.
eşek arısı hornet N.
Phrasals
eşek cennetini boylamak pop off to v.
eşek sudan gelinceye kadar dövmek beat someone into something v.
birini eşek sudan gelinceye kadar dövmek lash at someone v.
eşek sudan gelinceye kadar dövmek/pataklamak beat into v.
eşek sudan gelinceye kadar dövmek/pataklamak beat (someone or something) into (something) v.
eşek sudan gelinceye kadar dövmek/pataklamak beat someone into something v.
(bir şeyi yapmak) için eşek gibi çalışmak break (one's) back to (do something) v.
Phrases
eşek cennetini boylama adios muchachos expr.
Proverb
ölmüş eşek kurttan korkmaz dead mice feel no cold
(eşek ölür kalır semeri) insan ölür kalır eseri art is long and life is short
eşeğe altın semer de vursan eşek yine eşektir a fool with a tool is still a fool
eşeğe altın semer taksan eşek yine eşektir a fool with a tool is still a fool
eşeğe altın semer vursan da eşek yine eşektir a fool with a tool is still a fool
eşeğe altın semer de vursan eşek yine eşektir you can put lipstick on a pig, but it's still a pig
eşeğe altın semer vursan eşek yine eşektir clothes do not make the man
alçak eşek binmeye kolay, öksüz çocuk dövmeye kolay it is easy to find a stick to beat a dog
yük altında (yüklü) eşek anırmaz be just before you're generous
eşeğe altın semer de vursan eşek yine eşektir you can't polish a turd
Colloquial
eşek şakası practical joke n.
eşek sudan gelinceye kadar the hell out of n.
ölü eşek fiyatına satılan şey a steal n.
eşek kadar olma big boy n.
eşek osuruğu bull-pucky n.
eşek osuruğu bull pucky n.
eşek yüküyle (bir şey) load of (something) n.
eşek cennetini boylamak kick the bucket v.
eşek gibi çalışmak bust one's ass v.
eşek sudan gelinceye kadar dövmek beat up v.
eşek gibi çalıştırmak slave-drive v.
eşek gibi çalışmak slog your guts out v.
eşek gibi çalışmak work your guts out v.
eşek gibi çalışmak flog your guts out v.
(birini) eşek sudan gelinceye kadar dövmek knock the starch out of (one) v.
(birini) eşek sudan gelinceye kadar dövmek knock the stuffing out of (one) v.
eşek gibi çalışmak break your neck v.
eşek şakası gibi for a giggle adv.
dilimi eşek arısı soksaydı da demez olaydım I could have bitten my tongue off expr.
seni eşek sıpası seni you little pumpkin exclam.
Idioms
eşek şakası horse play n.
eşek işi the donkey work n.
eşek/çocuk şakası schoolboy humour n.
eşek/çocuk şakası schoolboy humor n.
eşek sudan gelinceye kadar dövme a pasting n.
aslan kılığına/postuna girmiş/bürünmüş eşek ass in a lion's skin n.
kurbanın uydurma bir hayvanı avlamaya gönderildiği bir eşek şakası snipe hunt n.
eşek yüküyle para a king's ransom [uk] n.
eşek sudan gelinceye kadar dayak a nasty wallop n.
eşek şakası a practical joke n.
eşek ölüsü gibi ağırlık dead weight n.
eşek şansı luck of the devil n.
eşek şansı the devil's own (something) n.
eşek sudan gelinceye kadar dövmek beat someone a frazzle v.
eşek gibi çalışmak break one's back v.
eşek gibi çalışmak work one's guts out v.
eşek gibi çalışmak sweat one's guts out v.
eşek sudan gelinceye kadar dövmek beat the (living) daylights out of v.
eşek sudan gelinceye kadar dövmek knock the (living) daylights out of v.
eşek gibi çalışmak work one's fingers to the bone v.
eşek sudan gelinceye kadar dövmek knock someone's block off v.
eşek gibi çalışmak keep one's nose to the grindstone v.
eşek gibi çalıştırmak work someone to death v.
eşek şansı olmak have the luck of the devil v.
eşek şansı olmak have the devil’s own luck v.