eaten - Turco Inglés Diccionario

eaten

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "eaten" en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
General
eaten adj. yenmiş
Nature documentaries are often full of animals getting eaten alive.
Doğa belgeselleri genellikle canlı canlı yenen hayvanlarla doludur.

More Sentences
eaten adj. yenilmiş
Three missionaries were killed and eaten by cannibals.
Üç misyoner yamyamlar tarafından öldürüldü ve yenildi.

More Sentences

Significados de "eaten" con otros términos en diccionario inglés turco: 41 resultado(s)

Inglés Turco
General
something eaten with one's bread n. katık
be eaten v. yenmek
be eaten up with pride v. kendini devaynasında görmek
be eaten v. yenilmek
eaten up with pride v. kendini devaynasında görmek
be eaten alive v. canlı canlı yenmek
eaten away adj. aşınmış
moth eaten adj. güve yemiş
moth-eaten adj. güve yemiş
worm-eaten adj. kurt yemiş
worm-eaten adj. kurtyenikli
worm-eaten adj. kurtlar tarafından yenmiş
moth-eaten adj. eski püskü
moth-eaten adj. yırtık pırtık
termite-eaten adj. termit tarafından yenmiş
half-eaten adj. kısmen tüketilmiş
half-eaten adj. yarısı yenmiş
worm-eaten adj. demode
worm-eaten adj. çürük
worm-eaten adj. eski moda
worm-eaten adj. çağdışı
worm-eaten adj. antika
worm-eaten adj. modası geçmiş
worm-eaten adj. çürümüş
moth-eaten adj. köhnemiş
moth-eaten adj. modası geçmiş
moth-eaten adj. bakımsız
moth-eaten adj. zamanı geçmiş
moth-eaten adj. harap
moth-eaten adj. demode
Phrasals
eaten up with something v. bir şeyden içi içini yemek
eaten up with something v. bir şeyle tükenmek
Proverb
revenge is a dish best eaten cold intikam soğuk yenen bir yemektir
revenge is a dish best eaten cold. intikam soğuk servis edilen bir yemektir
Colloquial
eaten up with jealousy adj. kıskançlıktan içi içini yiyen
eaten up with (something) adj. (bir şeyden) içi içini yiyen
eaten up with (something) adj. (bir şeyle) kendini yiyip bitiren
judging from the amount of food eaten expr. yenilen yemek miktarına bakarsak
judging by the amount of food eaten expr. yenilen yemek miktarına bakarsak
Technical
moth-eaten adj. güve yemiş
Gastronomy
meal eaten before starting fasting in ramadan n. sahur