elbows - Turco Inglés Diccionario

elbows

Significados de "elbows" con otros términos en diccionario inglés turco: 51 resultado(s)

Inglés Turco
General
rub elbows with v. ile karşılaşmak
rub elbows with v. ile bir araya gelmek
rub elbows with v. ile bir arada olmak
out at (the) elbows adj. yırtık pırtık
out at elbows adj. perişan
Idioms
rub elbows with v. dirsek temasında bulunmak
be out at elbows v. üstü başı dökülmek
be up to the elbows v. işi başından aşkın olmak
be up to the elbows v. gırtlağına kadar işe gömülmüş olmak
out at elbows v. eski-püskü giysilerle dolaşmak
touch elbows v. yakın çalışmak
touch elbows v. yakın iletişimde olmak
rub elbows v. ilişki kurmak
rub elbows v. yakın ilişki kurmak
rub elbows v. karşılaşmak
rub elbows with (someone) v. (biriyle/birileriyle) bir arada olmak
rub elbows with (someone) v. (biriyle/birileriyle) dirsek temasında bulunmak
rub elbows with (someone) v. (biriyle/birileriyle) bir araya gelmek
rub elbows with (someone) v. (biriyle/birileriyle) karşılaşmak
out at the elbows adj. hırpani
out at elbows adj. pejmürde
(in) up to (one's) elbows adj. (işlerden) başını kaşıyacak durumda değil
(in) up to (one's) elbows adj. çok yoğun
(in) up to (one's) elbows adj. (bir şeye, işe) gömülmüş durumda
(in) up to (one's) elbows adj. çok meşgul
up to the elbows expr. işi başından aşkın
out at the elbows expr. kılıksız
up to the elbows expr. çok meşgul
out at the elbows expr. eskimiş (giysi)
out at the elbows expr. üstü başı dökülen
up to the elbows expr. işi başından aşmış
up to your elbows in expr. -in boğazına/gırtlağına kadar içinde
up to (one's) elbows (in something) expr. (bir şeyden) başını kaşıyacak vakti yok
up to (one's) elbows (in something) expr. boğazına kadar (işlere) gömülü
up to (one's) elbows (in something) expr. (bir şeyle) çok meşgul
up to (one's) elbows (in something) expr. gırtlağına kadar (bir şeye) batmış/(bir şeyin) içinde
up to (one's) elbows (in something) expr. (bir şeylerin) içine gömülmüş
up to (one's) elbows (in something) expr. (bir şeylerin) içinde/arasında kaybolmuş
up to (one's) elbows (in something) expr. bir şeyler) boyunu/başını aşmış
up to your elbows in expr. '- e boğazına/gırtlağına kadar batmış
up to (one's) elbows (in something) expr. (bir şeyden) başını kaldıramayan
up to (one's) elbows (in something) expr. (bir şeylerin) içinde boğulmuş
Technical
steel elbows n. çelik dirsekler
steel elbows n. çelik dirsek
Basketball
russel elbows n. ribaundu alan oyuncunun dirseklerini çıkarıp rakibin yaklaşmasını önlemesi
Slang
have sharp elbows v. agresif, hırslı olmak
assholes and elbows expr. hızlı hareket eden
assholes and elbows expr. elini çabuk tutan
assholes and elbows expr. eller kuş götler taş
assholes and elbows expr. elin kuş götün taş olsun
assholes and elbows expr. eli çabuk