eli olmak - Turco Inglés Diccionario

eli olmak

Significados de "eli olmak" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
eli olmak have a finger in a matter v.

Significados de "eli olmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 91 resultado(s)

Turco Inglés
General
eli darda olmak be pushed for money v.
bir eli yağda bir eli balda olmak be in clover v.
eli kulağında olmak brew v.
eli darda olmak be hard up v.
eli darda olmak embarrass v.
eli darda olmak be in financial difficulty v.
eli sıkı olmak niggardize v.
eli sıkı olmak niggardise v.
kullanmaya eli yatkın olmak jockey v.
eli kulağında olmak depend [obsolete] v.
Phrasals
eli kulağında olmak close in v.
eli kulağında olmak close in on (one) v.
eli kulağında olmak close in v.
Colloquial
eli darda olmak be up against it v.
(mecaz) eli kolu bağlı olmak hamstrung v.
Idioms
eli kolu bağlı olmak have one's hands tied v.
bir eli yağda bir eli balda olmak lead the life of riley v.
bir eli yağda bir eli balda olmak ride the gravy train v.
eli sıkı olmak be a penny pincher v.
bir eli yağda bir eli balda olmak live like fighting cocks v.
eli kulağında olmak be in the offing v.
bir eli yağda bir eli balda olmak live in the lap of luxury v.
eli kolu bağlı olmak be tied hand and foot v.
bir eli yağda bir eli balda olmak be in the lap of luxury v.
eli kolu bağlı olmak be bound hand and foot v.
bir eli yağda bir eli balda olmak live high on the hog v.
eli yatkın olmak get one's hand in v.
eli alışkın olmak get one's hand in v.
eli alışkın olmak keep one's hand in v.
eli dolu olmak have one's hands full v.
eli yatkın olmak keep one's hand in v.
eli uzun olmak have light fingers v.
eli kanlı olmak have someone's blood on one's hands v.
eli darda olmak be hard pushed (brit) v.
eli kulağında olmak be on the cards v.
eli kulağında olmak be in the cards v.
bir şeye eli çok yatkın olmak be a dab hand v.
bir eli yağda bir eli balda olmak eat high on the hog v.
bir şeyde eli olmak have a part in something v.
bir şeyde eli olmak get a hand in something v.
bir şeyde eli olmak get a part in something v.
eli darda olmak hard put v.
bir eli yağda bir eli balda olmak live off the fat of the land v.
eli kulağında olmak be only a matter of time v.
eli darda olmak be hard-pressed v.
eli kulağında olmak be in the wind v.
bir eli yağda bir eli balda olmak be living the life of riley v.
eli uzun olmak have sticky fingers v.
eli tetikte olmak have an itchy trigger finger v.
iki tane eli olmak (one's) only got one pair of hands v.
eli sıcak olmak have a hot hand v.
eli kulağında olmak be in the wind v.
eli bir şeye yatkın olmak have a knack for something v.
bir şeye eli yatkın olmak have a knack for something v.
bir eli yağda bir eli balda olmak have your bread buttered on both sides v.
bir eli yağda bir eli balda olmak have a charmed existence v.
bir eli yağda bir eli balda olmak live a charmed existence v.
bir eli yağda bir eli balda olmak lead a charmed existence v.
eli açık olmak dig down v.
eli açık olmak dig deep v.
eli (bir şeyin) üstünde olmak get a hand on (something) v.
iki tane eli olmak (one) only has one pair of hands v.
eli (bir şeyin) üzerinde olmak have (one's) hands on (something) v.
eli maharetli olmak be good with (one's) hands v.
eli işe yatkın olmak be good with (one's) hands v.
eli hünerli olmak be good with (one's) hands v.
eli işe yatkın olmak be good with your hands v.
eli hünerli olmak be good with your hands v.
eli maharetli olmak be good with your hands v.
(birinin) eli ayağı olmak be hand and foot to (one) v.
(biri için) eli kulağında olmak be in store (for somebody) v.
(biri için) eli kulağında olmak be in store (for one) v.
eli kulağında olmak be within sight v.
eli kulağında olmak be just a matter of time v.
eli kulağında olmak be just a question of time v.
eli kulağında olmak be in sight v.
bir eli yağda bir eli balda olmak be living high on the hog v.
eli kulağında olmak be only a question of time v.
bir şeyde eli olmak get (one's) hand in (something) v.
eli yatkın olmak get your hand in v.
eli yatkın olmak keep your hand in v.
(bir şeye) eli yatkın olmak have (got) a knack for (something) v.
eli kolu bağlı olmak have hands tied v.
eli dolu olmak have your hands full v.
eli alışkın olmak keep hand in v.
eli yatkın olmak keep hand in v.
bir eli yağda bir eli balda olmak lead the life of reilly v.
eli sıkı olmak stretch money v.
eli ayağı dolaşmış olmak at your wits' end expr.
Trade/Economic
eli sıkı olmak pinch v.
Archaic
eli belinde olmak kimbo [rare] v.