em- - Turco Inglés Diccionario

em-

Significados de "em-" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
Linguistics
em- pref. sağlamak, temin etmek anlamındaki ön ek

Significados de "em-" con otros términos en diccionario inglés turco: 110 resultado(s)

Inglés Turco
General
hook 'em horns n. metalci selamı
em pron. (kısaca) onlar
em pref. (gerileyici ses benzeşmesine uğramış) en-
Phrases
hang'em high expr. onları yükseğe as
Proverb
If you can't beat 'em, join 'em! eğer onları yenemiyorsan o zaman onlara katıl!
If you can't lick 'em, join 'em eğer onları yenemiyorsan o zaman onlara katıl
if you can't lick 'em, join 'em bükemediğin bileği öpeceksin
Colloquial
shoot ’em up n. vahşi batı'nın aksiyon filmleri
shoot ’em up n. vahşi batı macera filmi
em n. boş içki şişesi
em n. m harfi
nail-em-and-jail-em n. polis memuru
nail-em-and-jail-em n. polis
shoot-em-up n. vurdulu kırdılı aksiyon filmi
shoot-'em-up n. vurdulu kırdılı aksiyon filmi
knock 'em dead v. (performansıyla/başarısıyla) birilerini soluksuz bırakmak
shoot ’em up adj. vahşi batı macera filmleriyle bir ilgisi/ilişkisi olan
shoot ’em up adj. vahşi batı'nın aksiyon filmleriyle bir ilişkisi olan
em pron. onları
em pron. onlara
sic'em! interj. köpeklere verilen saldırma emri
stick 'em up! expr. kaldır ellerini!
put 'em up! expr. eller yukarı!
stick 'em up! expr. eller yukarı!
put 'em up! expr. kaldır ellerini!
up an at 'em expr. hareketlen
up an at 'em expr. canlan
sic'em! expr. saldır!
keep'em coming expr. gönder gelsin
keep'em coming expr. yolla gelsin
don't know sic 'em (from come here) expr. bir şey bildiği yok
don't know sic 'em (from come here) expr. bir bok bilmez
don't know sic 'em (from come here) expr. bir boktan anlamaz
read 'em and weep expr. otur şimdi kendine ağla
read 'em and weep expr. kendi haline yan
shoot 'em up expr. düşmanları öldürmek üzerine kurulu oyun
read 'em and weep expr. ben kazandım
shoot 'em up expr. adam öldürme oyunu
shoot 'em up expr. savaş oyunu
read 'em and weep expr. ben yendim
up and at 'em expr. işe giriş
up and at 'em expr. çalışmaya koyul
up and at 'em expr. zamanında uyanmış ve güne başlamaya hazır
up and at 'em expr. zamanında uyanmış ve iş başı yapmış
up and at 'em expr. uyanmış ve işe başlamaya hazır
up and at 'em expr. uyan, kalk ve güne başla
up and at 'em expr. çalışmaya başla
up and at 'em expr. işe koyul
tail 'em, nail 'em, and jail 'em expr. takip et, yakala ve hapse at
tail 'em, nail 'em, and jail 'em expr. takip et suçüstü yap ve hapse at
love 'em and leave 'em expr. bir kadını baştan çıkar ve terk et
tail 'em, nail 'em, and jail 'em expr. sıkı takibe al, suçüstü yap, hapse at
tail 'em, nail 'em, and jail 'em expr. hata yapmasını bekle ve içeri tık
can't win em all expr. her defasında kazanmak mümkün olmamak
can't win em all expr. her zaman başarılı olamamak
can't win 'em all expr. her defasında kazanmak mümkün olmaz
can't win 'em all expr. her zaman başarılı olunmaz
if you can't beat 'em expr. eğer onları yenemiyorsan o zaman onlara katıl
if you can't beat 'em expr. düşmanı yenemiyorsan yanında saf tutacaksın
if you can't beat 'em expr. bükemediğin eli öp başına koy
if you can't beat 'em expr. bükemediğin bileği öpeceksin
if you can't beat 'em expr. eğer onları yenemiyorsan, onlara katıl
ride 'em cowboy expr. sür bakalım kovboy
ride 'em cowboy expr. göster kendini kovboy
ride 'em cowboy expr. haydi sür kovboy
sic'em! exclam. atıl!
Idioms
up and at 'em adv. uyanmış ve harekete hazır
up and at 'em adv. vaktinde kalkmış/uyanmış
some mothers do 'ave 'em expr. analar neler doğuruyor
you can't win 'em all expr. her zaman başarılı olamazsın
Speaking
go get 'em tiger n. göreyim seni
you can't win 'em all expr. her zaman başarılı olamazsın
If you can't beat 'em, join 'em! expr. eğer onları yenemiyorsan, onlara katıl!
go get 'em expr. göreyim seni
gotta catch 'em all expr. hepsini yakalamalıyım
Computer
em space n. uzun boşluk
em dash n. uzun tire
em space n. kısa boşluk
em dash n. tire
em-dash n. uzun tire
em-dash n. uzun çizgi
em-space n. m-boşluk
em-dash n. tire
shoot-'em-up n. vurdulu kırdılı bilgisayar oyunu
shoot-em-up n. vurdulu kırdılı bilgisayar oyunu
Medical
em n. em
Statistics
em algorithm n. em algoritması
Card
texas hold 'em n. yaygın bir poker türü
texas hold'em n. yaygın bir poker türü
Printery
em n. matbaacılıkta bir font ölçü birimi
three-em space n. matbaacılıkta em biriminin üçte birine denk gelen ölçü
two-em dash n. iki em genişliğinde uzun tire
em quad n. matbaacılıkta her kenarı yaklaşık bir em (4 mm) ölçüsündeki kareye verilen ad
em n. em boşluğu
em n. em katrat
em quad n. em katrat
em n. uzun boşluk
em rule n. uzun tire
pica em n. baskıda kullanılan bir lineer birim
Slang
fuck 'em n. canları cehenneme
kill'em all expr. hepsini öldür
knock 'em dead expr. iyi/bol şanslar
let's get 'em! expr. haklayalım şunları!
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir bok bildiği yok
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir boktan anlamaz
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir boku beceremez
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir şey beceremez
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir şeyden anlamaz
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir bok bilmez
doesn't know sic 'em (from come here) expr. bir şey bildiği yok