ense - Turco Inglés Diccionario

ense

Significados de "ense" en diccionario inglés turco : 18 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ense nape n.
She kissed his nape.
Onu ensesinden öptü.

More Sentences
ense back of the neck n.
Anatomy
ense nape n.
She kissed his nape.
Onu ensesinden öptü.

More Sentences
Sport
ense nape n.
She kissed his nape.
Onu ensesinden öptü.

More Sentences
General
ense nape of the neck n.
ense the nape of the neck n.
ense back of the head n.
ense nucha n.
ense nap [dialect] n.
ense niddick [dialect] n.
ense cuff [scotland] n.
Medical
ense nucha n.
Anatomy
ense noll [dialect] n.
ense nowl [dialect] n.
ense nowl n.
ense scruff n.
ense poll n.
ense scuft [dialect] n.

Significados de "ense" con otros términos en diccionario inglés turco: 56 resultado(s)

Turco Inglés
General
ense kökü base of the neck n.
ense kökü the scruff of the neck n.
ense sertliği neck rigidity n.
ense sertliği neck stiffness n.
başın ense kısmı noddle [dialect] n.
boynun ense kısmı nod [dialect] n.
ense topuzu chignon n.
ense kökü scuff n.
ense yapma shirk n.
ense yapmak shirk v.
ense kulak yerinde olmak be amply dimensioned v.
Phrasals
ense yapmak faff about [uk] v.
ense yapmak doss about v.
ense yapmak faff around [uk] v.
ense yapmak lie down on v.
Colloquial
ense yapma maxin n.
ense yapmak dog it v.
ense yapmak good off v.
Idioms
ense yapmak lie down on the job v.
ense yapmak cop some z's v.
ense yapmak mess about with v.
ense yapmak monkey about with (someone or something) v.
Medical
ense sertliği neck stiffness n.
ense kirişi paxwax n.
ense bağı ligamentum nuchae n.
fetal ense kalınlığı fetal nuchal translucency n.
ense kalınlığı ölçümü nuchal translucency scan n.
ense kalınlığı ölçümü nuchal translucency measurement n.
ense kemiğine ilişkin sphenoidal adj.
Anatomy
boyun ense bağı cervical posterior ligament n.
ense kökü nape of the neck n.
ense kirişi packwax n.
(dört ayaklı hayvanda) ense bağı paxywaxy [dialect] n.
Veterinary
dört ayaklı hayvanlarda ense bağı white leather n.
Marine Biology
ense dikeni nuchal thorn n.
Zoology
ense halkası metamere n.
ense halkası somite n.
ense halkası body-ring n.
ense halkası mere n.
ense halkası somatome n.
segmentasyona uğramış hayvanların ense halkalarından oluşan segmental adj.
Sport
ense kipesi neck spring n.
Slang
sürekli ense yapma peşinde olan kimse serial chiller n.
önler sivri boynun bittiği ense bölgesinin ise kıvır kıvır yapıldığı 50'lerde moda olmuş ördek götünü andıran bir saç kesimi ducktail n.
önler sivri boynun bittiği ense bölgesinin ise kıvır kıvır yapıldığı 50'lerde moda olmuş ördek götünü andıran bir saç kesimi duck's arse (uk) n.
önler sivri boynun bittiği ense bölgesinin ise kıvır kıvır yapıldığı 50'lerde moda olmuş ördek götünü andıran bir saç kesimi duck's tail n.
önler sivri boynun bittiği ense bölgesinin ise kıvır kıvır yapıldığı 50'lerde moda olmuş ördek götünü andıran bir saç kesimi duck's ass (us) n.
ense yapmak indulge oneself doing no work v.
ense yapmak blow z's v.
ense yapmak blow zs v.
ense yapmak fiddle-fart v.
ense yapmak monkey-fart v.
ense yapmak fiddle-fart v.
ense yapmak maxin' v.
yürü de ense traşını görelim get knotted expr.
Star Wars
gümüş ense böceği silver-nape beetle n.