eriyik - Turco Inglés Diccionario

eriyik

Significados de "eriyik" en diccionario inglés turco : 10 resultado(s)

Turco Inglés
General
eriyik melt n.
eriyik dilution n.
eriyik solution n.
eriyik molten adj.
eriyik run adj.
Technical
eriyik dilution n.
eriyik melt n.
eriyik solution n.
eriyik smelt n.
Automotive
eriyik solution n.

Significados de "eriyik" con otros términos en diccionario inglés turco: 83 resultado(s)

Turco Inglés
General
eriyik demir molten iron n.
(akü, eriyik metal) dışarı gaz vermek gas v.
(eriyik metali) şekillendirmek puddle v.
eriyik olmayan unmolten adj.
eriyik bir şekilde moltenly adv.
Industry
eriyik magma sızıntısı injection n.
eriyik magmanın kayaçlar arasına girmesi injection n.
bakır arıtma işlemi sırasında eriyik metalin yüzeyine çubukla vuran işçi flapper n.
döküm deliğinden eriyik metal akıtılabilen fırın flowing furnace n.
eriyik magnezyuma flux maddesi uygulayan işçi skimmer n.
Technical
kolloidal eriyik colloidal solution n.
tuzlu eriyik suit solution n.
tuzlu eriyik salt solution n.
zehirli eriyik toxic solution n.
doymamış eriyik unsaturated solution n.
ikili eriyik binary melt n.
tepkimesiz eriyik sızması nonreactive melt infiltration n.
sıcak eriyik hot melt n.
sıcak eriyik süreci hot-melt process n.
tam eriyik süreci dead-melt process n.
karıştırmalı eriyik stirred melt n.
eriyik dayancı melt strength n.
eriyik savurma melt spinning n.
eriyik akıtma tapping n.
eriyik havuzu molten pool n.
eriyik basıncı ferrostatic pressure n.
eriyik cam melt glass n.
eriyik imleci melt index n.
eriyik çekme melt extrusion n.
aşırı soğumuş eriyik metal supercooled molten metal n.
aşırı soğutulmuş eriyik overcooled melt n.
aşırı soğutulmuş eriyik metal supercooled molten metal n.
aşırı soğumuş eriyik metal overcooled molten metal n.
döner eriyik karıştırıcı rotary smelter n.
aşırı soğutuk eriyik supercooled melt n.
aşırı soğutulmuş eriyik supercooled melt n.
aşırı soğumuş eriyik supercooled melt n.
aşırı soğumuş eriyik overcooled melt n.
aşırı soğutulmuş eriyik metal overcooled molten metal n.
plastik işleme hattının eriyik ile temas halindeki sıcak ve soğuk metal yüzeylerinde zamanla oluşan birikme plate-out n.
sıcak eriyik kaplama makinesi hot-melt coating machine n.
eriyik biriktirmeli modelleme fused deposition modelling n.
eriyik üfleme melt blowing n.
(metalürji) bol miktarda karbon içeren eriyik demir yüzeyinde oluşan grafit kish n.
eriyik haldeki pik demirini demir oksitle yıkama bell process n.
eriyik malzemenin bir kısmında oluşan bükülme sonucu çelik veya cam yüzeyde oluşan bozukluk lap n.
eriyik cam pot metal n.
eriyik metalin konduğu uzun saplı pota shank n.
eriyik metalin taşındığı potanın sapı shank n.
eriyik metalden test amaçlı alınmış örnekler shot samples n.
eriyik metali kum kalıba aktaran bir kanal türü sow n.
(matris açıklığından akıtılan) eriyik metal dökme işlemi squirt n.
(matris açıklığından akıtılan) eriyik metal squirt n.
(eriyik metalin kalıba aktığı) giriş oluğu funnel n.
(eriyik metal) malzeme veya sertlik derecesinde katman veya heterojen alanlar oluşturmak bridge v.
(demir veya çeliğe) eriyik siyanite daldırarak işlem uygulamak cyanide v.
(eriyik metale) kimyasal işlem uygulamak inoculate v.
(cüruf yüzeyine) bakırın ateşte arıtma işlemi sırasında çubukla vurup eriyik metalin havayla temasını sağlayarak oksidasyonu hızlandırmak flap v.
(eriyik metalden) gereksiz elementleri ayıklamak scavenge v.
(eriyik maddeyi kalıba dökerek) nesne oluşturmak found v.
(eriyik maddeyi kalıba dökerek) nesne şekillendirmek found v.
(eriyik antimonu) yıldız şeklinde katılaştırmak star v.
(eriyik antimonu) yıldız haline getirmek star v.
(boru bağlantısını) eriyik lehimle kaplamak splash v.
eriyik maddeden yapılmış molten adj.
eriyik maddeden üretilen run adj.
(kalıp) bir kısmı eriyik metal ile dolan short-run adj.
eriyik halde kalıba dökülen fusile adj.
Textile
eriyik polimerden yapılan spunbonded adj.
Aeronautic
sıcak eriyik hot melts n.
Medical
eşbasınçlı eriyik isotonic solution n.
Chemistry
seyrelti eriyik dilute solutions n.
çoğuz eriyik polymer melt n.
Biochemistry
kimyasal eriyik besleyicisi chemical solution feeder n.
Geography
eriyik haldeki maddenin oluşturduğu akıntı flow n.
Geology
kuru eriyik dry melt n.
eriyik haldeki lav molten lava n.
yanardağ bacasından eriyik haldeki lavın püskürmesi extravasation n.
(bazı volkanik kayaçlarda) küçük kristallerin eriyik malzemenin katılaşma öncesindeki akış şekillerini çizgiler halinde sergilediği yapı fluidal structure n.
tüm kayaçların eriyik bir kitlenin katılaşması ile oluştuğu teorisini benimseyen kimse plutonist n.
tüm kayaçların eriyik bir kitlenin katılaşması ile oluştuğunu öne süren çürütülmüş bir teori plutonism n.
eriyik haldeyken tortul kayaçların, volkanik yatakların veya başkalaşım kayaçlarının foliasyonlarının arasına dolan yassı volkanik kayaç kitlesi sill n.
yanardağ bacasından (eriyik haldeki lavın) fışkırmasına sebep olmak extravasate v.