erosion - Turco Inglés Diccionario

erosion

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

erosion — Definition

Significado:
erozyon, aşınma, yıpranma
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɪˈroʊʒən/ – BrE /ɪˈrəʊʒən/)
Categoría gramatical:
İsim: erosion (uncountable)
Sinónimo:
wearing away, attrition
Antónimos:
accretion, buildup

Significados de "erosion" en diccionario turco inglés : 19 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
erosion n. aşınma
Such freedom, however, must not lead to the erosion of ethical boundaries.
Ancak böyle bir özgürlük, etik sınırların aşınmasına yol açmamalıdır.

More Sentences
erosion n. erozyon
The heavy rain has caused severe erosion on the hillside.
Şiddetli yağmur yamaçta ağır bir erozyona sebep oldu.

More Sentences
erosion n. aşındırma
General
erosion n. erozyon
The heavy rain has caused severe erosion on the hillside.
Şiddetli yağmur yamaçta ağır bir erozyona sebep oldu.

More Sentences
Technical
erosion n. aşınma
Such freedom, however, must not lead to the erosion of ethical boundaries.
Ancak böyle bir özgürlük, etik sınırların aşınmasına yol açmamalıdır.

More Sentences
Construction
erosion n. erozyon
The heavy rain has caused severe erosion on the hillside.
Şiddetli yağmur yamaçta ağır bir erozyona sebep oldu.

More Sentences
Automotive
erosion n. aşınma
Such freedom, however, must not lead to the erosion of ethical boundaries.
Ancak böyle bir özgürlük, etik sınırların aşınmasına yol açmamalıdır.

More Sentences
Chemistry
erosion n. aşınma
Such freedom, however, must not lead to the erosion of ethical boundaries.
Ancak böyle bir özgürlük, etik sınırların aşınmasına yol açmamalıdır.

More Sentences
Agriculture
erosion n. erozyon
The heavy rain has caused severe erosion on the hillside.
Şiddetli yağmur yamaçta ağır bir erozyona sebep oldu.

More Sentences
Environment
erosion n. erozyon
The heavy rain has caused severe erosion on the hillside.
Şiddetli yağmur yamaçta ağır bir erozyona sebep oldu.

More Sentences
Meteorology
erosion n. erozyon
The heavy rain has caused severe erosion on the hillside.
Şiddetli yağmur yamaçta ağır bir erozyona sebep oldu.

More Sentences
General
erosion n. yalama
erosion n. aşınım
erosion n. sarsma
erosion n. kemirme
erosion N. yıpranma
Technical
erosion n. toprak aşınımı
Dentistry
erosion n. diş minesinin incelmesi
Engineering
erosion n. görüntü işlemede ele alınan bölgenin sınırlarının aşındırılması

Significados de "erosion" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
lateral erosion n. yandan aşınma
erosion column n. peribacası
fluvial erosion n. akarsu erozyonu
erosion terrace n. erozyon sekisi
marine erosion n. deniz aşındırması
wind erosion n. rüzgar erozyonu
suffer (from) erosion v. erozyona uğramak
erosion-resistant adj. erozyona dayanıklı
Trade/Economic
monetary erosion n. enflasyon dolayısıyla paranın değer kaybetmesi
soil erosion n. toprak aşınması
monetary erosion n. para erozyonu
erosion of money n. paranın değerindeki aşınma
soil erosion n. erozyon
erosion of money n. paranın değer kaybı
profit erosion n. karda azalma
financial erosion n. finansal erozyon
price erosion n. fiyat erozyonu
base erosion and profit shifting n. matrah aşındırma ve kar aktarımı
Institutes
general directorate of erosion control and forestation n. ağaçlandırma ve erozyon kontrolü genel müdürlüğü
the turkish foundation for combating erosion reforestation and the protection of natural habitats n. türkiye erozyonla mücadele ağaçlandırma ve doğal varlıkları koruma vakfı (tema)
general directorate of combating desertification and erosion n. çölleşme ve erozyonla mücadele genel müdürlüğü
directorate general for combating desertification and erosion n. çölleşme ve erozyonla mücadele genel müdürlüğü
Technical
raindrop erosion n. yağmur damlası erozyonu
stream bank erosion n. kıyı erozyonu
subsurface erosion n. yeraltı aşınması
water erosion n. su ile erozyon
coast erosion n. sahil erozyonu
incipient erosion n. erozyon başlangıcı
pitting erosion n. oyulma erozyonu
cavitation erosion n. kavitasyon erozyonu
underground erosion n. yeraltı aşınması
regressive erosion n. geriye doğru erozyon
lateral erosion n. yanal erozyon
fluvial erosion n. akarsu aşındırması
spark erosion n. kıvılcım ile aşındırma
lateral erosion n. yanal aşınma
raindrop erosion n. damla erozyonu
wave erosion n. dalga erozyonu
protection against erosion n. erozyona karşı muhafaza
erosion coefficient n. erozyon katsayısı katsayısı
subterranean erosion n. iç erozyon
subsurface erosion n. yeraltı erozyonu
channel erosion n. kanal erozyonu
erosion control n. erozyon kontrolü
erosion surface n. erozyon sathı
erosion coefficient n. aşınma katsayısı
rate of erosion n. erozyon hızı
beach erosion n. kumsal erozyonu
erosion coefficient n. aşınım
wave erosion n. dalga aşındırması
erosion control n. aşınma denetimi
sheet erosion n. yüzeysel erozyon
slag erosion n. curuf erozyonu
fluvial erosion n. akarsu aşınması
water erosion n. su ile aşınma
subterranean erosion n. yeraltı erozyonu
shore erosion n. kıyı erozyonu
concrete erosion n. beton erozyonu
protection against erosion n. aşınmaya karşı koruma
subterranean erosion n. yeraltı aşınması
headward erosion n. gerileyici erozyon
geologic erosion n. tabii erozyon
incipient erosion n. aşınma başlangıcı
water erosion n. su aşındırması
backward erosion n. geriye doğru aşınma
sheet erosion n. yüzeysel aşınma
water erosion n. su erozyonu
accelerated erosion n. hızlandırılmış erozyon
wire erosion n. tel erozyon
geologic erosion n. normal erozyon
rate of erosion n. aşınma hızı
accelerated erosion n. hızlandırılmış aşınma
underground erosion n. yeraltı erozyonu
erosion surface n. aşınma yüzeyi
geologic erosion n. jeolojik erozyon
channel erosion n. kanal aşınımı
abnormal erosion n. hızlanmış erozyon
abnormal erosion n. olağandışı aşınma
bed erosion n. yatak aşınması
electric-erosion machine n. elektro erozyon makinesi
raindrop erosion n. yağmur damlası aşınması
raindrop erosion n. damla aşınması
spark erosion equipment n. kıvılcım ile aşındırma ekipmanı
erosion of refractories n. refrakter aşınması
erosion ofrefractories n. refrakter yıpranması
brittle erosion behaviour n. gevrek erozyon davranımı
liquid erosion n. sıvısal taşınım
erosion corrosion n. çarpmalı aşınma yenimi
cavitation erosion n. kovuklaşma yıpranması
spark erosion n. kıvılcım aşındırması
erosion corrosion n. erozyonlu yenim
erosion resistance n. aşınma direnci
erosion damage n. aşınma hasarı
erosion resistance n. aşınma dayanımı
blade erosion n. kanat aşınması
blade erosion n. kanat erozyonu
water-side erosion n. su tarafı erozyonu
sinking erosion machine n. dalma erozyon tezgahı
surface erosion n. yüzey aşınması
susceptible to erosion adj. aşınmaya karşı duyarlı
susceptible to erosion adj. erozyona karşı hassas
Mechanic
spark erosion n. elektro erozyon ile işleme
spark erosion n. elektro-erozyon
Construction
soil erosion n. toprak erozyonu
Railway
undulatory erosion n. dalgalanma aşınma
Marine
shore protection works against erosion n. erozyona karşı kıyı koruma çalışmaları
beach erosion disasters n. kıyı erozyon felaketleri
erosion resistance n. erozyona karşı direnç
beach erosion control n. kıyı erozyonu kontrolu
erosion control n. erozyon kontrolü
coastal erosion n. kıyı erozyonu
beach erosion control works n. kıyı erozyonu kontrol çalışmaları
wind erosion n. rüzgar erozyonu
channel erosion n. kanal aşınması
resistance to erosion adj. oyulmaya dirençli
Medical
cervical erosion n. servikal erozyon
Pathology
sulciform erosion n. oluksu aşınma
erosion and ectropion of cervix uteri n. serviks uterinin erozyon ve ektropiyonu
Optics
corneal erosion n. kornea erozyonu
punctate epithelial erosion n. noktalı epitel erozyonu
Physics
bulk erosion n. kütlesel aşınma
Chemistry
erosion corrosion n. erozyon korozyonu
Biology
genetic erosion n. genetik erozyon
Agriculture
channel erosion n. kanal erozyonu
backward erosion n. regresyon
erosion cycle n. erozyon devridaimi
accelerated erosion n. hızlanmış erozyon
surface erosion n. yüzey erozyonu
internal erosion n. dahili erozyon
soil erosion n. toprak erozyonu
preventing soil against erosion n. toprağı erozyona karşı koruma
soil erosion n. toprak aşınması
structural erosion control n. yapısal erozyon kontrolü
Forestry
erosion control n. erozyon kontrolü
soil erosion n. toprak aşınımı
Social Sciences
cultural erosion n. kültür erozyonu
cultural erosion n. kültürel erozyon
Environment
channel erosion n. kanal aşınması
bank erosion n. set aşınması
erosion valley n. erozyon vadisi
wind erosion n. rüzgar erozyonuı
beach erosion control n. sahil erozyon kontrolu
planning for erosion control n. erozyon kontrol planlaması
sheet erosion n. tabaka erozyonu
regulation for erosion control n. erozyon kontrol düzenlemeleri
beach erosion n. sahil erozyonu
erosion control works n. erozyon kontrol çalışması
torrent erosion n. sel erozyonu
rain splash erosion n. yağmur damlası erozyonu
erosion surface n. erozyon yüzeyi