estetik - Turco Inglés Diccionario

estetik

Significados de "estetik" en diccionario inglés turco : 12 resultado(s)

Turco Inglés
General
estetik aesthetics n.
Kandinsky seeks to establish pure aesthetics through abstract art.
Kandinsky soyut sanat yoluyla saf estetiği kurmaya çalışıyor.

More Sentences
estetik esthetics n.
Each person, and therefore each surgeon, has a personal sense of esthetics.
Her insanın ve dolayısıyla her cerrahın kişisel bir estetik anlayışı vardır.

More Sentences
estetik aesthetic n.
The Renaissance aesthetic is still very influential.
Rönesans estetik anlayışı hala oldukça etkili.

More Sentences
estetik esthetic adj.
As a result, the duration of the crooked nasal esthetic operation will not be the same for these two patients.
Sonuç olarak yamuk burun estetiği operasyonunun süresi bu iki hasta için aynı olmayacaktır.

More Sentences
estetik aesthetic adj.
The exhibition was missing aesthetic value.
Serginin estetik değeri yoktu.

More Sentences
estetik esthetical adj.
Flowerbox designs are ecological, ergonomic, esthetical and innovative.
Flowerbox tasarımları ekolojik, ergonomik, estetik ve yenilikçidir.

More Sentences
estetik cosmetic adj.
Your cosmetic surgeon will help you find the right implant type for you.
Estetik cerrahınız sizin için doğru implant tipini bulmanıza yardımcı olacaktır.

More Sentences
Medical
estetik esthetics n.
Each person, and therefore each surgeon, has a personal sense of esthetics.
Her insanın ve dolayısıyla her cerrahın kişisel bir estetik anlayışı vardır.

More Sentences
General
estetik plastic adj.
estetik aesthetical adj.
estetik artistic adj.
Latin
estetik aesthetica adj.

Significados de "estetik" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
ağaçları özel saksılar içinde özel tekniklerle budayarak estetik bir görüntü kazandırma sanatı bonsai n.
modern estetik modern aesthetics n.
estetik ameliyat job n.
estetik ameliyat cosmetic surgery n.
karın bölgesine uygulanan estetik operasyon tummy tuck n.
karın sıkıştırma estetik operasyonu tummy tuck n.
marksist estetik marxist aesthetics n.
komünist estetik communist aesthetics n.
estetik bölgeleme aesthetic zoning n.
bir kitabı ortadan açtığımızda birbirine bakan sayfaları biri diğerinin aynadaki yansıması olarak düşünülerek ortaya çıkarılan estetik görüntü tekniği book matching n.
estetik anlayışı sense of aesthetics n.
avangard estetik avant-garde aesthetics n.
estetik ameliyat face-lift n.
estetik ameliyat face-lifting n.
estetik kaygı aesthetic concern n.
estetik kirlilik aesthetic pollution n.
muhteşem/göz alıcı estetik spectacular aesthetic n.
estetik zevk aesthetic pleasure n.
aşkınsal estetik transcendental aesthetic n.
estetik cerrah plastic surgeon n.
estetik cerrah cosmetic surgeon n.
estetik tecrübesi olan kimse aesthetican n.
estetik ameliyat aesthetic surgery n.
estetik düşkünü kimse aestheticist n.
estetik uzmanı aesthetican n.
vücudun belli bir bölgesine yapılan estetik ameliyat job n.
erkeğin vücut kıllarını estetik amaçlı temizlemesi veya düzenlemesi manscaping n.
orta victoria döneminin estetik standartlarına sahip eser mid-victorian n.
entelektüel ve estetik eğitim sonucu aydınlanma culture n.
(özellikle estetik değerleri) hassasiyetle ayırt etme perceptiveness n.
estetik ameliyat olmak have plastic surgery v.
estetik ameliyat yaptırmak have plastic surgery v.
estetik ameliyat yaptırmak have cosmetic surgery v.
estetik ameliyat olmak have cosmetic surgery v.
estetik olmak have plastic surgery v.
estetik yaptırmak have cosmetic surgery v.
estetik yaptırmak have plastic surgery v.
estetik olmak have cosmetic surgery v.
estetik yapmak estheticize v.
estetik yapmak aestheticize v.
estetik yapmak estheticise v.
estetik yapmak aestheticise v.
estetik kaygı taşımak have aesthetic concerns v.
yanaklarına estetik yaptırmak have cheek implants v.
estetik, sanatsal veya edebi kalitesini yitirmek degenerate v.
estetik duyarlılık ve insani anlayıştan mahrum bırakıp zihinsel yavanlığa terk etmek desiccate v.
estetik kimlik kazanmak feel v.
estetik olmayan unaesthetic adj.
estetik olmayan unesthetic adj.
estetik olmayan unaesthetic adj.
estetik olmayan unesthetic [us] adj.
estetik yoksunu rough-cut adj.
genel kabul gören sosyal veya estetik standartlara uygun in good taste adj.
estetik hassasiyeti olmayan inaesthetic adj.
estetik olmayan inaesthetic adj.
estetik değeri olmayan ineffective adj.
estetik amaçlı cosmetic adj.
estetik bir şekilde aesthetically adv.
estetik bir biçimde aesthetically adv.
estetik bir şekilde esthetically adv.
estetik olarak aesthetically adv.
estetik olarak esthetically adv.
estetik bir biçimde esthetically adv.
(belirtilen kısmın) estetik operasyonunu içeren anlamındaki son ek -plastic suf.
estetik beceri artistry N.
estetik bilimi aesthetics N.
estetik anlayışı aesthetics N.
estetik alanlar arts N.
estetik üretim art N.
Colloquial
kozmetik nedenlerle yapılan estetik operasyon nip n.
karın bölgesindeki fazlalık yağ ve derinin alındığı estetik operasyon tuck n.
bazen estetik ve manevi kaygıları para kazanmak için göz ardı eden çok karlı plan veya kurum money-machine n.
estetik yaptırmak have work done v.
Trade/Economic
estetik ekonomi aesthetic economy n.
gayrimenkulün estetik değeri amenity n.
Politics
komünist estetik communist aesthetics n.
Technical
estetik ameliyat plastic surgery n.
estetik cerrahi plastic surgery n.
estetik diyagnoz esthetic diagnosis n.
Medical
göz kapakları üzerinde yapılan estetik ameliyat blepharoplasty n.
alın ve yüzdeki kırışıkları gidermek amacıyla yapılan estetik ameliyat rhytidectomy n.
penis ucuna yapılan estetik ameliyat balanoplasty n.
estetik cerrahi plastic surgery n.
kiriş üzerinde yapılan estetik ameliyat tendoplasty n.
estetik uzmanı aesthetician n.
kıkırdağa yapılan estetik ameliyat chondroplasty n.
estetik cerrahi esthetic surgery n.
estetik ameliyat reconstructive surgery n.
estetik ameliyat anaplasty n.
estetik yüz ameliyatı face-lift n.
yaşlanma izlerini kapatmak amaçlı yüze uygulanan estetik ameliyat facelift n.
estetik meme ameliyatı mamoplasty n.
estetik ağız ameliyatı stomatoplasty n.
estetik burun ameliyatı rhinoplastly n.
estetik ameliyat plastic surgery n.
dış kulak estetik ameliyatı otoplasty n.
yaşlanma izlerini kapatmak amaçlı yüze uygulanan estetik ameliyat face lift n.
yaşlanma izlerini kapatmak amaçlı yüze uygulanan estetik ameliyat face lifting n.
estetik görünüm aesthetic appearance n.
estetik burun ameliyatı rhinoplasty n.
estetik burun ameliyatı nose job n.
estetik uzmanı esthetician n.
medikal estetik medical aesthetics n.
görsel estetik ögeler visual esthetic elements n.
estetik, plastik ve rekonstrüktif cerrahi aesthetic, plastic and reconstructive surgery n.
karın bölgesinde sıkılaştırma amacıyla yapılan estetik operasyonu tuck n.
(burun estetik ameliyatlarında kullanılan) cerrahi makas grafting scissors n.
göz ve uzantılarına yapılan estetik ameliyat ophthalmoplasty n.
protezin görünümünü iyileştiren estetik uygulama cosmesis n.
protezi daha doğal göstermek için yapılan estetik uygulama cosmesis n.
estetik cerrahi plastics n.
estetik cerrahi ameliyatı plastic operation n.
estetik veya onarma amaçlı yapılan büzücü kas ameliyatı sphincteroplasty n.
estetik olmak have a plastic surgery v.
estetik yaptırmak have a plastic surgery v.
estetik cerrahi yoluyla olan plastic adj.
estetik cerrahiye ait plastic adj.
estetik cerrahiyi içeren plastic adj.
estetik cerrahiyle ilgili plastic adj.
estetik cerrahi anlamı veren son ek -plasty suf.
Dentistry
estetik diş hekimliği aesthetic dentistry n.
estetik diş hekimliği dental cosmetics n.
estetik diş hekimliği cosmetic dentistry n.
estetik diş hekimliği enamelplasty n.
Dermatology
yüze veya vücuda dövme yapılmasını içeren bir estetik ameliyat türü dermography n.
Social Sciences
avrupa ve ingiltere'de yaygın olan ve sağlıksız amerikan yiyeceklerini, amerikan dükkanlarını, klişe amerikan yaşamını romantize eden bir estetik americacore n.
Education
estetik öğrencisi aesthetician n.
Linguistics
estetik kodlar aesthetic codes n.
Art
bir algı nesnesini çevreleyen ve estetik etkisi açısından işlevsel olan boş ya da alt uzay negative space n.
estetik bilimi esthetology n.
sanat eseri olarak tasarlanmayıp estetik değeri olduğu düşünülen doğal nesne objet trouvé n.
antik yunan ve roma sanatında benimsenen estetik değerlere bağlılık classicalism n.
antik yunan ve roma sanatında benimsenen estetik değerlere bağlılık classicism n.
(antik yunan ve roma'da sanat, mimari ve edebiyat alanlarında görülen) estetik yaklaşım ve prensipler classicism n.
(antik yunan ve roma'da sanat, mimari ve edebiyat alanlarında görülen) estetik yaklaşım ve prensipler classicalism n.
estetik mesafe distance n.
estetik sınır distance n.
estetik çizgi distance n.
sanatsal kompozisyonda şekilleri estetik bir şekilde düzenlemek group v.
estetik olmayan nonaesthetic adj.
Theatre
trajik dramada üzüntü ve dehşet yaratan estetik kalite tragic n.
Photography
fotoğraflarda genellikle estetik amaçlı kullanılan bulanık ışık noktacıkları bokeh n.
Archaic
estetik olmayan inartificial adj.
Modern Slang
estetik olarak çekici bulma aesthetic attraction n.
estetik açıdan etkilenme aesthetic attraction n.
estetik müdahale olmadan hoş bir şekilde yaşlanma aging gracefully n.
rektum bölgesine yapılan estetik ameliyat analplasty n.
tiktok'ta amerikalılar'ın asya kültürünü fetişleştirerek estetik bir içerik olarak yorumlaması gibi amerikan marketlerine gidip amerikan atıştırmalıklarıyla romantik bir müzikle yapılan hicivli bir video akımı americacore n.
estetik açıdan hoş aesthetically pleasing adj.
estetik olarak hoşa giden aesthetically pleasing adj.