faced - Turco Inglés Diccionario

faced

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "faced" en diccionario turco inglés : 8 resultado(s)

Inglés Turco
General
faced adj. yüzlü
faced adj. yüzü olan
Slang
faced adj. sarhoş
faced adj. zil zurna sarhoş
faced adj. ayakta duramayacak kadar sarhoş
faced adj. kör kütük sarhoş
faced adj. karşı cins tarafından reddedilmiş
faced adj. karşı cins tarafından geri çevrilmiş

Significados de "faced" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
two-faced adj. iki yüzlü
General
bald-faced n. yüzünde beyaz leke olan kimse
pitch-faced stone n. kaba yonu taş
two-faced person n. iki yüzlü kimse
ugly faced n. çirkin surat
ogre-faced spider n. canavar yüzlü örümcek
open faced sandwich n. tek dilim/açık sandviç
po-faced [uk] n. (yüz) donuk
po-faced [uk] n. (yüz) ifadesiz
be faced with v. karşı çıkmak
be faced with v. yüz yüze gelmek
be sullen faced v. asık yüzlü olmak
be faced with a problem v. bir problemle karşılaşmak
be faced with a problem v. bir sorunla karşılaşmak
be faced with a problem v. problemle karşılaşmak
be faced with a problem v. sorunla karşılaşmak
be faced with a problem v. problem yaşamak
be faced with dilemma v. çelişki yaşamak
be faced with a crisis v. kriz yaşamak
be faced with problems v. problemlerle karşılaşmak
be faced with problems v. sorunlarla karşılaşmak
colour someone (red-faced) v. yüzünü kızartmak
color someone (red-faced) v. yüzünü kızartmak
be faced with v. karşı karşıya kalmak
be faced with the risk of being shot v. vurulma riskiyle karşı karşıya olmak
be faced with the risk of being shot v. vurulma tehlikesiyle karşı karşıya olmak
be brazen-faced v. yüzsüz olmak
be bold-faced v. yüzsüz olmak
two faced adj. iki yüzlü
sour faced adj. suratsız
poker faced adj. ifadesiz yüz
double faced adj. yüze gülücü
bold faced adj. küstah
two faced adj. yüze gülücü
bare faced adj. arsız
bare faced adj. yüzsüz
bold-faced adj. küstah
bold-faced adj. yüzsüz
brazen-faced adj. yırtık
bold-faced adj. arsız
bald-faced adj. beyaz suratlı
brazen-faced adj. pişkin
bold-faced adj. koyu renk yazılmış
brazen-faced adj. (surat) mahkeme duvarı
double-faced adj. acem kılıcı gibi
double-faced adj. çift taraflı
double-faced adj. çift yüzlü
double-faced adj. iki yüzlü
grim-faced adj. nemrut suratlı
double-faced adj. iki taraflı (kumaş)
double-faced adj. ikiyüzlü
chubby-faced adj. ablak yüzlü
janus-faced adj. ikiyüzlü
red-faced adj. yüzü kızarmış
straight-faced adj. asık suratlı
two-faced adj. ikiyüzlü
smooth-faced adj. mürai
po-faced adj. suratsız
straight-faced adj. ifadesiz
two-faced adj. riyakar
two-faced adj. yüzlü
smooth-faced adj. iki yüzlü
open-faced adj. açık yürekli
smooth-faced adj. sakalsız
smooth-faced adj. ikiyüzlü
round-faced adj. ablak yüzlü
red-faced adj. kıpkırmızı kesilmiş
pitch-faced adj. kaba yonu taş
sour-faced adj. ekşi suratlı
horse-faced adj. at suratlı
baby-faced adj. bebek yüzlü
ugly faced adj. çirkin suratlı
po-faced adj. sert bakışlı
po-faced adj. çatık kaşlı
the difficulty faced adj. karşılaşılan zorluk
stone-faced adj. duygusuz/soğuk
stone-faced adj. duygularını belli etmeyecek şekilde ifadesiz bir yüzle/suratla
stony-faced adj. duygusuz/soğuk
stony-faced adj. duygularını belli etmeyecek şekilde ifadesiz bir yüzle/suratla
grim-faced adj. asık suratlı
apple-faced adj. tabak gibi/yusyuvarlak yüzlü
pimply-faced adj. sivilce suratlı
fresh-faced adj. genç
fresh-faced adj. zinde ve genç görünen
tallow-faced adj. beti benzi atmış
tallow-faced adj. soluk benizli
red-faced adj. sinirden kıpkırmızı kesilmiş
red-faced adj. utanmış
two-faced adj. belirsiz
two-faced adj. bulanık
two-faced adj. kafa karıştıran
bald-faced adj. yüzsüz
bald-faced adj. utanmaz
bald-faced adj. arsız
bald-faced adj. ahlaksız
bald-faced adj. bariz
bald-faced adj. utanmaz
bald-faced adj. apaçık ortada
bald-faced adj. aşikar
bald-faced adj. yüzsüz
bald-faced adj. utanmaz
janus-faced adj. polarite içeren
janus-faced adj. riyakar
janus-faced adj. hilekar
janus-faced adj. dediğiyle yaptığı bir olmayan
janus-faced adj. zıtlıklara sahip
janus-faced adj. birbirine zıt iki özelliği olan
whey-faced adj. uçuk benizli
bell-faced adj. belirgin bir yüzey konveksine sahip (çekiç)
-faced adj. … yüzü olan
-faced adj. … yüzlü
sad-faced adj. sürekli üzgün görünen
sad-faced adj. yüzünde hep üzgün bir ifade taşıyan
long-faced adj. suratı asık
long-faced adj. asık suratlı
long-faced adj. üzgün
black-faced adj. karanlık yüzlü
black-faced adj. karanlık bir yönü olan
lean-faced adj. ince yüzlü
white-faced adj. beti benzi atmış
white-faced adj. soluk yüzlü (kimse)
half-faced adj. yarım yüz
half-faced adj. profil gösteren
whey-faced adj. soluk
whey-faced adj. solgun
whey-faced adj. benzi atmış
whey-faced adj. uçuk benizli olan
wizen-faced adj. suratı kaşık kadar olan
wizen-faced adj. buruşuk, zayıf ve solgun suratlı
bold-faced adj. küstah
hard-faced [dialect] [uk] adj. yüzsüz
hard-faced [dialect] [uk] adj. arsız
melamine-faced adj. bir veya daha fazla yüzünde ince melamin tabakası bulunan
fair-faced adj. açık tenli
fair-faced adj. güzel yüzlü
hatchet-faced adj. ince ve sivri suratlı
mulberry-faced adj. mor yüzlü
mulberry-faced adj. mor lekeli (yüz)
mulberry-faced adj. yüzü morarmış
glass-faced adj. başkasının duygularını yansıtan
long-faced adj. mutsuz
long-faced adj. uzun yüzlü
long-faced adj. uzun suratlı
long-faced adj. sıkıntılı
open-faced adj. (kol saati) camı dışında kapağı olmayan
open-faced adj. samimi bir yüzü olan
open-faced adj. açık
open-faced adj. gizlenmeyen
open-faced adj. maskesiz
open-faced adj. dürüst ifadeli