flick - Turco Inglés Diccionario

flick

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

flick — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /flɪk/ – BrE /flɪk/)
Categoría gramatical:
İsim: flick (flicks); Fiil: flick (flicks – flicked – flicking)

Significados de "flick" en diccionario turco inglés : 26 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
flick v. fiske vurmak
General
flick n. film
What's your favorite chick flick?
En sevdiğin aşk filmi hangisidir?

More Sentences
flick n. ani hareket
With her latest flick, the team won the match.
Son yaptığı ani hareketle takım maçı kazandı.

More Sentences
flick n. sinema filmi
Vera cried while watching the romance flick.
Vera romantik sinema filmini izlerken ağladı.

More Sentences
flick v. hafifçe vurmak
Mr. Sanchez flicked the rope at his dog's leg.
Bay Sanchez köpeğinin bacağındaki ipe hafifçe vurdu.

More Sentences
flick v. göz atmak
I flicked through the site and couldn't find any information.
Siteye göz attım ama hiçbir bilgi bulamadım.

More Sentences
flick v. (cihazı mandalından) açmak/kapamak
Don't forget to flick the side lamp off.
Yan taraftaki lambayı kapatmayı unutma.

More Sentences
flick n. şaklama sesi
flick n. çizgi
flick n. fiske
flick n. çabuk bir sallama hareketi
flick n. hafif vuruş
flick n. leke
flick n. pek hafif vuruş
flick v. kamçı ve benzerini şaklatmak
flick v. fiske atmak
flick v. parmak şıklatmak
flick v. fiske vurmak
flick v. vurmak
flick N. hafif dokunuş
flick N. hızlı hareket
Sport
flick n. bilek hareketi ile yapılan vuruş
flick n. flik
Painting
flick v. fiskelemek
Slang
flick v. birinden kurtulmaya çalışmak
flick v. birinden kurtulmak

Significados de "flick" con otros términos en diccionario inglés turco: 118 resultado(s)

Inglés Turco
General
a flick of the fingers n. bir fiske
a flick of the wrist n. çabuk ve kesik bir el sallama
flick knife n. sustalı bıçak
flick knife n. sustalı çakı
flick-knife n. sustalı bıçak
flick knife n. çakı bıçak
flick-knife n. çakı bıçak
flick-knife n. düğmeye basılınca açılan cep çakısı
flick knife n. düğmeye basılınca açılan cep çakısı
flick-pass [australia] n. işi başkasına kitleme
flick-pass [australia] n. istenmeyen sorumluluğu başkasına yıkma
flick one's wrist v. çabuk ve kesik bir şekilde elini sallamak
flick through v. göz atmak
flick through v. gözden geçirmek
flick one's fingers v. fiske atmak
flick lighter v. çakmak çakmak
flick lighter v. çakmak yakmak
flick through v. bir dergiye vb gözatmak
flick something out v. (bir sürüngen) dilini çıkarmak
flick on the light v. ışığı açmak
flick one's tail v. kuyruk sallamak
flick one's tail v. kuyruğunu sallamak
flick off v. (birini) orta parmak göstererek aşağılamak
flick [obsolete] v. kırpmak
flick [obsolete] v. kesmek
flick pass [australia] v. (işi) başkasına kitlemek
flick pass [australia] v. (sorumluluk) başkasına yıkmak
Phrasals
flick on v. düğmesine basıp açmak
flick off v. üstünden hafifçe vurarak gidermek/temizlemek
flick something on v. bir şeyi açmak/yakmak (ışık)
flick over v. kanalı çevirmek
flick over v. sayfaları hızlıca çevirip bir sayfayı açmak
flick something off v. bir şeyi birinin/bir şeyin üstünden silkmek/çırpmak
flick over v. sayfaları hızlı hızlı geçmek
flick something off v. bir şeyi birinin/bir şeyin üstünden hafifçe vurarak gidermek/temizlemek
flick through (something) v. (bir şeye) şöyle bir göz atmak
flick over v. üstünden aşırtmak
flick out v. dilini dışarı çıkarmak
flick over v. (gözlerini, bakışlarını) aniden üstüne çevirmek
flick over v. (farklı bir kanalı) açmak
flick something on v. bir şeyi düğmesine basıp açmak
flick on v. açmak/yakmak (ışık)
flick out v. ateş/alev dışarı yayılmak
flick off v. söndürmek
flick over v. (gözlerini, bakışlarını) aniden üstüne dikmek
flick something off someone or something v. bir şeyi birinin/bir şeyin üstünden hafifçe vurarak gidermek/temizlemek
flick over v. hızlıca bir sayfayı açmak
flick out v. ateş/alev dışarı sıçramak
flick through (something) v. (bir şeye) hızlıca/hızlı hızlı göz atmak
flick over v. zaplamak
flick off v. düğmesinden kapatmak
flick over v. vurup üstünden göndermek
flick over v. (bir ölçüm aracı) farklı bir ölçüm göstermek
flick something off someone or something v. bir şeyi birinin/bir şeyin üstünden silkmek/çırpmak
flick with v. ile sıyırıp geçmek
flick with v. ile hafifçe vurmak/çarpmak
flick over v. hızlıca bir sayfaya gelmek
flick out v. dili dışarı çıkmak
flick off v. üstünden silkmek/çırpmak
flick over v. zap yapmak
flick over v. ibre yer değiştirmek
flick over v. (bir ölçüm aracı) bir durumdan başka bir duruma dönmek
flick over v. (farklı bir kanala) geçmek
flick (something) with (something) v. (bir şeyi bir şeyle) sıyırıp geçmek
flick (something) with (something) v. (bir şeyi bir şeyle) hafifçe vurmak/çarpmak
flick over v. sayfaları hızlı hızlı çevirmek
Idioms
popcorn flick n. eğlencelik film
popcorn flick n. çerez film
popcorn flick n. konusu hafif film
popcorn flick n. yüzeysel konuları işleyen çok kaliteli olmayan film
popcorn flick n. kolay izlenir film
flick through something v. (bir derginin/kitabın) hızla sayfalarını çevirmek
give (one) the flick (pass) v. (birine) tekmeyi vurmak
give (one) the flick (pass) v. (birini) kovmak
give (one) the flick (pass) v. (birini) kapı dışarı etmek
give (one) the flick (pass) v. (birini) reddetmek
give someone the flick [australia] v. birine tekmeyi vurmak
give someone the flick [australia] v. birini kapı dışarı etmek
give someone the flick pass [australia] v. birine tekmeyi vurmak
get the flick [australia] v. kapı dışarı edilmek
give someone the flick pass [australia] v. birinden kurtulmak
give someone the flick [australia] v. birini kovmak
give someone the flick pass [australia] v. birini kovmak
give someone the flick pass [australia] v. birini kapı dışarı etmek
give someone the flick v. birini kapı dışarı etmek
get the flick [australia] v. reddedilmek
get the flick [australia] v. kıçına tekmeyi yemek
give someone the flick v. birinden kurtulmak
give someone the flick v. birine tekmeyi vurmak
give someone the flick v. birini kovmak
give someone the flick [australia] v. birini reddetmek
get the flick [australia] v. kovulmak
Technical
flick's etchant n. flick dağlayıcısı
flick's etch n. flick dağlaması
Automotive
scandinavian flick n. iskandinav fiskesi
Aeronautic
flick roll n. seri tono
Gastronomy
flick [dialect] [uk] n. domuz yağı
Zoology
flick [dialect] [uk] n. tavşan kürkü
flick [dialect] [uk] n. kürk
Sport
flick kick n. topa ayağın dışıyla vurma
flick-pass n. ragbide tek elle verilen bir pas çeşidi
flick-pass n. (hokey) topun ters yönlü el hareketi ile ilerletildiği bir hamle
flick pass v. (topu) tek elle göndermek
flick pass v. (ragbi) tek elle pas atmak
flick pass v. (hokey topunu) ters el hareketiyle ilerletmek
Football
flick-on n. oyuncunun gelen pası takım arkadaşına gönderdiği bir manevra
Slang
skin flick n. porno film
chick flick n. hedef kitlesi kadınlar olan filmler
chick flick n. kadınlara yönelik filmler
chick flick n. kadınları hedef alan filmler
chick flick n. hedef kitlesi kadın olan filmler
flick it on v. bir şeyler satmak
flick up v. fotoğraf çekmek
flick your bic v. çakmağı çakmak
flick off v. (bir kadına) partnerbasyon uygulamak
flick off v. (bir kadını) el ile tatmin etmek
British Slang
chick flick n. genelde sonu iyi biten aşk filmi
flick the bean v. (kadın) mastürbasyon yapmak