foreign - Turco Inglés Diccionario

foreign

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

foreign — Definition

Significado:
yabancı
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈfɔːrɪn/ – BrE /ˈfɒrɪn/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
alien
Antónimos:
native

Significados de "foreign" en diccionario turco inglés : 49 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
foreign adj. yabancı
She speaks several foreign languages.
Birkaç yabancı dil konuşabiliyor.

More Sentences
General
foreign adj. yurt dışı
The number of Turkish banks' foreign branches has doubled over the past 12 years, rising to 81.
Türk bankalarının yurt dışı şube sayısı son 12 yılda iki kat artarak 81'e yükseldi.

More Sentences
foreign adj. dış
The government's plan is to attract substantial foreign investment.
Hükümetin planı kayda değer miktarda dış yatırım çekmektir.

More Sentences
foreign adj. yabancı
She speaks several foreign languages.
Birkaç yabancı dil konuşabiliyor.

More Sentences
foreign n. yabancılık
foreign adj. ülke dışı
foreign adj. ecnebi
foreign adj. yadırgı
foreign adj. harici
foreign adj. yurtdışı
foreign adj. dıştan gelme
foreign adj. yabancı ülkelere ait
foreign adj. yabancı topraklara özgü
foreign adj. diğer ulus veya devletlerle yürütülen
foreign adj. yabancı ulusları içeren
foreign adj. yerli olmayan
foreign adj. doğal olmayan
foreign adj. farklı
foreign adj. egzotik
foreign adj. alakasız
foreign adj. konu dışı
foreign adj. yabancı bir halkı içeren
foreign adj. başka bir ülkede bulunan
foreign adj. söz konusu şey ile bağlantısı bulunmayan
foreign adj. bölge dışında yer alan (özel mülk, nahiye)
foreign adj. başkalarına ait
foreign adj. yabancı (madde)
foreign adj. dış kaynaklı gelişen
foreign adj. yabancı maddeden kaynaklanan
foreign adj. uyumsuz
foreign adj. uygunsuz
foreign adj. başka uluslar ile ilişkili
foreign adj. başka ulusları ele alan
foreign adj. bölgenin harekat alanı dışında kalan
Trade/Economic
foreign adj. dıştaki
foreign adj. yurtdışı kaynaklı
foreign adj. ülke dışındaki
Law
foreign n. yabancı bir idari organın yetki alanında olup genellikle bu organ tarafından çıkarılan menkul kıymet
foreign adj. yerel yargının dışındaki kanuna ait veya ilişkin
foreign adj. başka bir devletin veya ulusun yargısına ait veya ilişkin
foreign adj. farklı kuruluşa ait
foreign adj. başka şirkete ait
Politics
foreign n. (ingiltere) dışişleri bakanlığı
foreign adj. başka bir siyasi birimin yetki alanında olan
Technical
foreign n. motor yağındaki yabancı maddeler
Marine
foreign adj. yabancı bir ülkeye ait (gemi)
foreign adj. sahibinin uyruğundan başka bir uyruğa bağlı (gemi sicili)
Biology
foreign adj. canlı vücudunda anormal ve dış kaynaklı olan
foreign adj. bağışıklık sistemi tarafından tanınmayan

Significados de "foreign" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
foreign language n. yabancı dil
foreign currency n. döviz
foreign debt n. dış borç
General
occidental foreign public opinion n. batıya ait dış kamuoyu
foreign place n. gurbet eli
foreign affairs minister n. dışişleri bakanı
foreign relations n. dış ilişkiler
foreign exchange holdings n. döviz stoku
easing up on foreign investment n. yabancı ülkelerdeki yatırımlarda kolaylık
foreign currency unit n. döviz
foreign public opinion n. dış kamu oyu
foreign domination n. yaderklik
foreign trade and employment n. dış ticaret ve istihdam
foreign student's spouses n. yabancı öğrencilerin eşleri
dependency on foreign countries n. dış ülkelere bağımlılık
foreign exchange market n. döviz piyasası
foreign trade n. dış ticaret
foreign aid n. dış yardım
smuggling of foreign exchange n. döviz kaçakçılığı
foreign trade regulation n. dış ticaret mevzuatı
foreign minister n. dışişleri bakanı
foreign place n. hariç
foreign languages n. yabancı diller
foreign ministry n. dışişleri bakanlığı
foreign exchange reserve n. döviz rezervi
foreign partner n. yabancı ortak
foreign country n. hariç
foreign exchange transactions n. kambiyo işlemleri
foreign indebtment n. dış borçlanma
foreign market n. dış pazar
foreign payments n. dış ödemeler
foreign relations administration n. dış ilişkiler yönetimi
foreign exchange market n. kambiyo piyasası
foreign trade promotion n. dış ticaret promosyonu
test of english as a foreign language n. yabancı dil olarak ingilizce testi
cross foreign exchange rate n. çapraz döviz kuru
textbooks for foreign spakers n. yabancılar için ders kitapları
foreign policy n. dış politika
foreign investments n. dış yatırımlar
foreign trade regulation n. dış ticaret yönetmeliği
the ministry of foreign affairs n. dışişleri bakanlığı
foreign business enterprises n. yabancı ticari teşebbüsler
foreign emergency response team n. dışarıdan gelmiş acil durum müdahale ekibi
foreign economic relations n. dış ekonomik ilişkiler
foreign exchange futures n. ileri dönem kambiyo
foreign loans n. yabancı krediler
foreign affairs n. hariciye
minister of foreign affairs n. dışişleri bakanı
foreign words and phrases n. yabancı kelimeler ve deyimler
foreign judgments n. yabancı hükümler
the foreign secretary n. dışişleri bakanı
foreign agents in the united states n. birleşik devletlerde dış temsilcilikler
foreign office n. dışişleri bakanlığı
foreign exchange n. kambiyo
foreign word n. yabancı sözcük
foreign study n. dışarıda öğrenim
foreign secretary n. dışişleri bakanı
foreign land n. gurbet
foreign exchange rates n. döviz kurları
foreign country n. yabancı ülke
foreign land n. yad eller
the foreign office n. dışişleri bakanlığı
foreign news n. dış haberler
foreign national n. ecnebi kimse
foreign loans n. dış borç
foreign affairs n. dışişleri
foreign publications n. yabancı yayınlar
foreign banks and banking n. dış bankalar ve bankacılık
foreign exchange administration n. kambiyo yönetimi
foreign licensing agreements n. dış lisans sözleşmeleri
foreign exchange n. döviz arbitrajı
foreign students n. yabancı öğrenciler
rationing of foreign exchange n. döviz tahsisi
foreign exchange n. döviz
foreign voyage n. yurtdışına yolculuk
foreign national n. yabancı uyruklu
foreign market n. dış piyasa
foreign news n. dış haber
foreign insurance companies n. yabancı sigorta şirketleri
test of english as a foreign language n. toefl
taxes paid in foreign countries n. yabancı ülkelerde ödenen vergiler
foreign press n. yabancı basın
department of foreign languages n. yabancı diller bölümü
foreign flight n. yurt dışı uçuş
foreign project n. yurtdışı proje
domestic and foreign n. yurtiçi ve yurtdışı
foreign bank n. yabancı banka
second foreign language n. ikinci yabancı dil
domestic and foreign n. yerli ve yabancı
foreign tourist n. yabancı turist
joint foreign policy n. ortak dış politika
common foreign policy n. ortak dış politika
foreign customer n. dış müşteri
foreign language department n. yabancı dil bölümü
secretary of foreign affairs n. dışişleri bakanı
foreign dependency n. dış bağımlılık
foreign movie n. yabancı film
foreign film n. yabancı film
foreign government n. yabancı hükümet
foreign brand n. yabancı marka
foreign national n. yabancı ülke vatandaşı
foreign citizen n. yabancı ülke vatandaşı
foreign sale n. dış satış
foreign languages education n. yabancı diller eğitimi
foreign matter n. yabancı madde
foreign exchange outflow n. dövizin dışa akışı
foreign countries n. dış ülkeler
foreign visitor n. yabancı misafir
foreign music n. yabancı müzik
foreign music n. dış kaynaklı müzik
foreign domination n. yabancı hakimiyeti
foreign trip n. yurtdışı seyahat
foreign citizen n. yabancı vatandaş
modern foreign language n. modern yabancı dil
foreign manager n. yabancı müdür/direktör/yönetici
living in a foreign country n. yabancı bir ülkede yaşama
foreign tourists n. yabancı turistler
number of foreign tourists n. yabancı turist sayısı
a vehicle with foreign license plates n. yabancı plakalı araç
foreign prostitute n. yabancı uyruklu hayat kadını
foreign prostitutes n. yabancı uyruklu hayat kadınları
importance of foreign language n. yabancı dilin önemi
foreign body n. yabancı madde
foreign prisoners n. yabancı tutuklular
foreign prisoners n. yabancı mahkumlar
foreign matter (mixed to a product) n. çepel
foreign mission n. yurtdışı görevi
foreign tv series n. yabancı dizi
foreign tv series n. yabancı televizyon dizisi
foreign tv series n. yabancı tv dizisi
foreign trip n. dış gezi
foreign tongue n. yabancı dil
knowledge of foreign language n. yabancı dil bilgisi
vocational foreign language n. mesleki yabancı dil
professional foreign language n. mesleki yabancı dil
foreign civilization n. yabancı uygarlık
foreign civilisation n. yabancı uygarlık
foreign civilisation n. yabancı medeniyet
foreign civilization n. yabancı medeniyet
foreign cultures n. yabancı kültürler
foreign language teacher n. yabancı uyruklu dil öğretmeni
turkish as a foreign language n. yabancı dil olarak türkçe
foreign humanitarian assistance n. abd'nin sınırları dışındaki bölgelerde gerçekleşen doğal ve beşeri afetlerin yarattığı hasarı azaltmak için yürüttüğü programlar
foreign [obsolete] n. (kent, manastır) merkeze uzak bölüm
foreign [obsolete] n. gavur
unknown people from foreign lands n. yad eller
enter the foreign markets v. yurtdışı pazarlara açılmak
be in a foreign land v. gurbete düşmek
open to foreign countries v. dışa açılmak
exchange foreign currency v. döviz bozmak